Malumunuz son günler Mustafa Kemal’e veriştirme günleri. Cumhuriyet hiç bir vakit bu kadar sahipsiz ve bu kadar aciz kalmadığı için normaldir. Özellikle zamanında insan gibi görünen bazı kimselerden, bu dönemde “çok güzel haraketler” görebilirsiniz. Bu zamanlar çok şahane dönme zamanlarıdır. Havada bir bayram havası olduğundan, kimse size napıyorsun demez.

Can Dündar denen ezikten bahsetmiyorum sadece, maaşını Fettoşdan alan her X-solcuda bu belirtileri görebilirsiniz.  Can Dündar denen çok aydın dallamanın neden Atatürk belgeseli yaparken, en önemli özelliklerini (Mesela bağımsızlık) atlayıp karıya kıza düşkünlüğüne, alkolü fazla kaçırmasına takıldığını da merak etmiyorum. Kendi bakış açısıdır, nasıl gördüğüdür.

Ancak bir nokta var ki filmde, Atatürk’ün demokrasi konusunda nasıl gerilerde olduğu, hatta demokrat olmadığı, hatta diktatör olduğu gibi ustaca yalanlarla bezeli. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” diyen birine diktatör diyebilmek herhalde zor olmalı. İnsanın bayağı bir “demokrat” olması lazım bunu diyebilmek için.  Ama salak da olması lazım. Şöyle ki, o devirde Mustafa Kemal’den nasıl bir demokrasi bekliyorlardı merak ediyorum? Lütfen 1920-1940 arasını ve Avrupalı uygar ülkelerin ne durumda olduğuna bir bakın. İnsanlara günümüz koşullarındaymış gibi bir portre çizmek ve ortaya 1920′lerde kadın haklarından bahseden bir diktatör çıkartmak. Nobellik…

Tabii müslümanlar buna çok sevindi. Atatürk’ün müslüman görünmesi ve müslüman bir devlet başkanının böyle bir devrim yapabilmiş olması onların anlayabileceği bir şey değil elbet. Hangi başka “müslüman” emperyalizme karşı böyle bir devrim becerebilmiş?

Bakın müslümanlar ne boklar yiyor 10 Kasım’a çeyrek kala:

ANKARA – İslamcı dernek ve vakıflar ortak bir açıklama yaparak, 10 Kasım’dan başlamak üzere tüm resmi bayram ve törenlerin boykot edilmesi çağrısı yaptı. Çağrıda, resmi törenler “ilkel müsamere ve ayin” olarak tanımlanarak, “Kendisine saygısı olan, çocuklarına değer veren, onların kimliksiz, kişiliksiz birer fabrikasyon ürünler halinde şekillenmelerine karşı çıkan herkesi de önümüzdeki 10 Kasım’dan başlayarak bu saçma ritüellere, anlamsız propaganda ayinlerine, İslami kimliğimizin tahkir edildiği organizasyonlara tavır almaya çağırıyoruz”

Ve içlerinden şöyle devam etmişlerdir:

Siz çocukları bizim derneklere yazdırın, biz onlara islamiyeti öğretelim koynumuzda, dimağları açılsın.