Bekir Coşkun’un 2002 seçimlerinden sonraki ilk yazısı ve beklediğimiz 2007 seçimlerinden önceki son seçimle alakalı yazıya bakalım.
Müstahak…
SİZLERİ kutlarım.
Sizleri birçok şey için kutlarım.
AKP’yi tek başına iktidar yaparak, Türkiye’nin çağdaş dünyada gerçek yerini almasında, bu inanılmaz tercihi yaptığınız için…
İki gündür Batı medyası, ‘‘Türkiye’de siyasi İslam iktidar oldu” haberleri veriyor.
Haberin fotoğrafında; Tayyip Erdoğan ve türbanlı muhterem eşi.
Yoksa Batı medyası uyduruyor mu?..
Eğer siz seçtiğiniz şeyin ne olduğunu bilmiyorsanız, tümü Selamet-Refah-Fazilet-Saadet ekolünden gelen, Merve Kavakçı’nın Meclis’teki eylemini ayakta alkışlayan kadronun Türkiye’yi Batı uygarlığı ile bütünleştireceğine inanıyorsanız…
Kutlarım.
*
Kim ne derse desin…
Kim daha seçim sabahından başlayarak yalakalık yapmaya, yeni iktidara hoş görünmek için bahaneler-teoriler uydurmaya başlarsa başlasın…
Bu; dinci siyasetin iktidarıdır.
Ve onu tek başlarına iktidar yaptınız.
Bu iktidarı vermenin en haklı gerekçesi olan, hırsız-soyguncu-yalancı partileri geçmişte nasıl yine siz iktidar yaptıysanız.
Bizler burada yırtındık.
Kaç yıl öbürlerini orada tuttunuz, şimdi de onlara kızıp bu sefer siyasi İslam’ı tek başına Türkiye’nin başına getirdiniz.
Kutlarım.
Herhalde AB’ye girmeyi de bekliyorsunuzdur.
AB’nin; diplomatik açıklamaları bir yana, artık Batı daha temkinli. Nitekim AKP’nin ilk iş AB ülkelerine koşması bundan…
AB yolu daha zor.
Niçin?..
Çünkü tam Türkiye ile ilgili kararlar verilecek bir sırada…
Oylarınızla AB’yi reddettiniz.
Sizi kutlarım.
*
Yanılıp, bu yazı için sizden özür dilemeyi çok isterim.
Sizler ise bundan böyle politikacılardan yakınmaktan, onları şikáyet etmekten vazgeçmelisiniz.
Siz seçtiniz.
Elbette Mustafa Kemal’in aydınlık çocukları ayrı.
Onlar gözyaşlarını silsinler.
Hayırlı olsun size AKP.
Kutlarım…
Kutlarım…
Karar vermeye on gün kaldı…
TÜRKİYE ‘nin son on günü var.
Bu ülke bir yol çatındadır, ne yana gidecek?
Bir koca ulus, bundan böyle hangi yolu seçecek, hangi güzergáhı tercih edecek?..
Yön ne yan?..
Yol hangi yol?..
*
Bu seçimler hiçbir seçime benzemiyor.
Sandıklardan çıkacak milletvekilleri belki de en az öneme sahip. Asıl seçim, pusulalarda yazılı olmayan bir büyük tercih:
- Çağdaşlık mı?..
- Ortaçağ mı?..
Hangisi?..
(………)
Diyelim ki kadınlar…
Dili olan, tartışan, konuşan, erkekle eşit, özgür, evlere ve haremlere hapsedilmemiş, yürekli kadınların ülkesi mi olacak Türkiye?.. Yoksa sofralara oturma hakkı bile olmayan, ezik, sessiz, bu yaz günü dahi pardösü ile dolaşan, mahkûm, esir, yasaklı, sanki yok gibi kadınların ülkesi mi?..
Kentlerimizin sokakları nereye benzeyecek?..
İran’a mı, Arabistan’a mı?..
Yoksa o ülkelerden TIR kasalarında, gemi ambarlarında kaçan yoksulların ulaşmak istedikleri Batı kentlerine mi?..
Din gibi yüce değerlerimiz ne olacak?..
Siyaset ve ticaret cambazlarının elinde kimi zaman rant kapısı, kimi zaman toplumu hizaya getirmek için birer kara kırbaç mı?.. Yoksa; inançlı insanların başka bir insana hesap vermeden, güven içinde ibadetlerini yaptıkları bir huzur ortamı mı?..
Pekiiiii…
Çocuklarımız nasıl büyüyecekler?..
Dillerinde genç cumhuriyetin marşları, başlarında çağdaş öğretmenleri, yüreklerinde umutla, aydınlığa doğru koşarak mı?..
Yoksa tarikatların, hoca efendilerin okullarında, beyinleri yıkanmış birer softa olarak mı?..
*
Bu seçimlerde Türkiye daha birçok şeye karar verecek.
Ama en çok karar vereceği şey; hangi kimliği, hangi yasamı seçeceği…
Bir yol çatıdır bu.
Çağdaşlık mı, karanlık mı?..


Temmuz 16th, 2007 at 04:46
Her fırsatta Atatürk’e ve cumhuriyet değerlerine karşı görüşlerini belirtmekten çekinmeyen zihniyete bunca insan nasıl olurda oy veriyor?
Temmuz 17th, 2007 at 03:04
Sevgili Mesut,
Yersen
Demokrasi diyoruz buna
Temmuz 17th, 2007 at 09:13
Değişen hiçbirşey olmayacak. Sokakta yürürken insanların davranışlarına, anlayışsızlıklarına, cahilliklerine, konuşma bozukluklarına ve kullanmayı hiç sevmediğim bir kelime olsa da kroluklarına artık alıştım. Bu insanlar çevrelerini de kendi anlayışlarına benzettiler ve maalesef sayıları da az değil. Bu açıdan bakınca seçim sonuçları beni hiç şaşırtmaz artık.
Atatürk’ü, Cumhuriyet’i savunmayı bile kendilerince aşağılayan, insanları dindar olan ve olmayan diye ikiye ayırmaya kalkışan bu zihniyete söylenebilecek hiçbirşey yok. Şu sıralar çok kullandığım bir cümle var: “İnsanlar hakedildikleri gibi yönetilirler”. Bir de şimdi uydurdum: “Devlet malı deniz, Sergen’i transfer etmeyen keriz!”
Ağustos 18th, 2007 at 09:43
@hepinize
Arkadaşlar birden CHP yöneticileri gibi konuştunuz. Nerdeyse Sezer herşeyi veto etti diye halkıda veto istiyorsunuz ama yemiyor. bu halk artık mızrağı çuvaldada görüyor.
siz istediğiniz kadar iddia edin ama gerçek değişmez. 16 milyon kişiyi altınla kömürle satın alamazsınız.
olaya neden ters bakıyorsunuzki.
ben mesela Başında baykal zihniyetinin olduğu hiç bir partiye oy vermem. Ama sizin yaptığınız şey aklı olan AKP ye oy vermez gibi bir şey. insanlarda bunun tersini söylüyor.
Atatürk ün ilkesi değilmi halkçılık. peki nasıl oluyorda bu ülkede ilk defa halka bedava kitap sağcı hasan celal güzel döneminde dağıtılıyor (1 yıllığına yapıldı 1990 gibi)
CHP hangi gün gerçekten halkçı olur haklısınız derim . Ama CHP ye göre halk, elit, köylüye tepeden bakan, dinle diyanetle alakası olmayan, laikliği savunan ama laikliğin ne olduğunu bilmeyen, Atatürkçüyüm diyen ama bunu sadece anıtkabire giderek gösteren halk.
@tansu
CHP nin onca mitinginde laiklik tehlikede rejim tehlikede lafı hariç aklında ne kaldı. bir mitingde eli cebinde konuşan başka kaç lider gördün söyelsene
Ağustos 18th, 2007 at 14:25
Yahu ben valla CHP li değilim. Hayatımda üç oy verdim, üçünü de başka partiye verdim.
Ahanda budur dediğim bir parti olmadı hiç hayatımda.
CHP mitinglerinide izlemedim maalesef, AKP’ninkiler daha heyecanlı geçiyordu:)
Bu seçimde verdiğim oy, tamamen duygusal sebeplerdendi.