Ya Sev, Ya Terk Et!

Kategorilenmemiş Yorum Yapın


Aşırı milliyetçi gruplar tarafından kullanılan bir slogan. Düne kadar net bir şekilde karşısında olduğum bir emir cümlesiydi. İlk duyduğumda bana şunu çağırıştırmıştı, “Türk olmayanlar def olsun”. Artık nasıl bir savunma mekanizması oluşmuşsa, “Türk’ün Türk’den başka dostu yoktur” nasıl işlemişse içime, “ya sev ya terk et” dendiğinde aklıma hemen Türk olmayanlar geliyordu. Dün bu konuda biraz düşündüm. “Ya sev ya terk et” sloganı aslında çok da tuhaf değil. Tabi çarpıtılmaya çok fazla müsait bir yapısı var, bunu baştan söylemek gerek.  Sonra “faşist” damgası yemeyelim gene.

Biraz detaylı düşünüldüğünde, “ya sev ya terk et” cümlesi içinde farklı anlamlar yattığını görebilirsiniz.

Şimdi bu emir kipini biraz açalım. Sevilen ve sevilmediği takdirde terkedilmesi gereken şey vatan. Buna kimsenin itiraz edeceğini sanmam.

Yani eğer seviyorsak, kalabiliyoruz. Bunda da bir gariplik yok. Ama sevmiyorsak, kovuluyoruz. Burası biraz karışıkık. Baştan ele alalım. Seviyoruz ve buradayız. Örneğin ben Finlandiya’yı da seviyorum, ama sevmek yetmiyor herhalde Fin olabilmek için. Ve ya Finlandiya’yi sevmiyorum, ve Türk’üm, bunda da bir gariplik yok değil mi? Ancak bizim konumuzda, sevmiyorsan git dediklerimiz Türkler, hem de Türkiye’den git diyoruz.

Geliyoruz zurnanın zırt dediği noktaya. Şimdi çok büyük bir kesim zaten Türk olmadığını söylüyor. Yok sadece Kürtlerden bahsetmiyorum. İktidarda bulunanlar da Türk olduklarını söylemekten çekiniyorlar. Onlar Türkiye’li, e yüzde 46 gibi bir destekleri olduklarına göre de Türk olmadığını söyleyen kesim için “çok büyük” demem pek de yanlış olamaz. Hele ki meclise bakarsak bunun için, yanmışız. Sanıyorum 30-40 kişi çıkar Ben Türk’üm diyecek. Hadi 100 kişi olsun.

E bu durumda kimi nereden kovuyorsun? Hrant dink duruşmasında, arabanın önüne yazılan ve tartışmalara yol açan “ya sev ya terk et” çıkartması, Hrant Dink Türk olmadığı için miydi? Hayır, müslüman olmadığı içindi. Hrant Dink Türk müydü? Bilmiyorum, kendi bilirdi herhalde ne olduğunu. Ama vatanı terk etmiş olduğu açık. Fazıl Say ise ben sevmiyorum, siz zahmet etmeyin ben kendim giderim diyor. Orhan Pamuk bir milyon doları bir arada gördüğü an topukladı.

Karıştırmayalım, velhasıl herkes işine gelmediğinde birbirine ya sev ya terk et diyor bu memlekette. Şimdi benim işime kim gelmiyor ki, ben ona “ya sev ya terk et” diyeyim. Türkiye Cumhuriyetini islama dayalı bir yönetime götürenlere diyebilirim. Çünkü ben sanıyorum ki, burası Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti. Tövbe, sokağa çıkamam herhalde. PKK yanlısı Kürtlere diyebilirim, madem Türk değil Kürt’sün, beni niye geriyorsun? Git, kuruldu Kürdistan, yaşa kendi cinsinle bir arada. Yok, aman diyim. Faşist oluruz o zaman da. Ama İslami düzeni getirmeye çalışanlar bana diyebilirler, ve ya çıksam Erbil’e Türk Bayrağı diksem, bana derler orada. Ama aslında çok açık değil mi? Ben gitsem Rusya’ya, ne biçim memleketr burası, demokrasi yok, şu yok bu yok haykırsam demezler mi bana “git lan manyak” diye.

Biz Türkler, Türklüğe hakaret edenlere, namusumuz bildiğimiz Cumhuriyet’in düşmanlarına, bölünmez vatan bütünlüğünün düşmanlarına, “kardeşim sevmiyorsan gidersin” diyemeyiz.  Dersek vatansever oluruz, dersek atalarımızın mirasını korumuş oluruz. Faşist işte.

Bunu benim amacım ve ya düşüncem sanmayın. Bu ülke çok değil 3 jenerasyon sonra bölünecektir. Nerede yanlış yapıldı bilemiyorum. Ama bu ülkenin çocukları gün gelecek bölünmeyi mantıklı bulacaklar. Ne var bunda yahu diyecekler. Tıpkı ne var türbanın Çankaya’ya girmesinde  dedikleri gibi. Tıpkı Yugoslavya gibi. Bakın Yugoslavya size birşey ifade etmiyor değil mi? Ne var ki, bölünür normaldir. Sırbistan olur, Bosna olur. Tekrar ediyorum, çok değil üç jenerasyon sonra gereken demokratikleşme ve liberalleşme sağlandığında, ülkenin bölünmesi gayet olağan bir hal alacaktır. Bunu referandumla bile yaptırabilirler.

4 Yanıt Yapılmış “Ya Sev, Ya Terk Et!”

  1. Erdal Demiş:

    Yazınızı okurken takıldığım bir nokta oldu. Bu nokta dışında aynen katılıyorum özellikle son cümlelerinize. Ama dediğiniz “Orhan Pamuk bir milyon doları bir arada gördüğü an topukladı” cümlesine takıldım. Bu vatanda kalsaydı da öldürülsemiydi. Adamın aldığı tehtitler ortada. Topukladı kelimesi bence olmamış.

  2. uğur Demiş:

    Zayıf olan yıkılmaya mahkumdur… ( Sanırım bir ayetti bu galiba ama doğal seçilimin bel kemiği olduğu kesin… )

    E zayıf yönlerimizi bilelim üstüne gidelim deyincede karşımıza tokat gibi çarpılıyor: “ya sev ya terket”

    Peki. Herkese geçmiş olsun…

  3. tansu Demiş:

    Sevgili Erdal,
    Orhan Pamuk akılsız bir adam değildir. Söylediği şeylerin sonuçlarını ve bu sonuçların söylediklerine zamanlamasını kolayca hesaplayacak bir kapasiteye sahiptir.
    Ermeni meselesini kullanıp Nobel’i kapmayı planlarken, Türkiye.2den ayrılacağını çoktan hesapladığından eminim.
    Ben sembolik olarak bir milyon dedim çünkü Nobel ödülünden aldığı ücret budur. Tüm parasını çekip ülkeyi terketti.
    Bu ülkenin hikayelerinden para ve ödül kazanan
    itibar kazanan bir adamın biraz “duruşlu” olmasını beklerdim. Tehdit altında yaşayan bir çok kişi var Türkiye’de.

  4. CanpoLat_19 Demiş:

    SöyLedikLerinin Hepsi Gerçek. HeLe Ki ”Bunu benim amacım ve ya düşüncem sanmayın. Bu ülke çok değil 3 jenerasyon sonra bölünecektir” sözü . Türkiyenin Yapmış OLduğu PoLitika BöLmeye ve BöLünmeye İşarettir .

Yorum Bırakın

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in