Hizmetlerinden dolayı sevgim var
Deniz Feneri Hakkında, Bülent Arınç

Sigaranın En Büyük Faydası

9 Yorum »

Sigaranın zararlarını sayacak değilim ya! Bilmeyen kalmamıştır herhalde, yeni kanunla birlikte sigara paketlerini üzerine koskocaman yazıyorlar; “Sigara öldürür”, “Sigara spermlere zarar verir” “Sigara içenin bir tarafı düşer” vb…

Ben sigaranın çok ama çok kayda değer bir faydasından bahsetmek istiyorum.

Bir tiryaki günde ortalama iki paket içer diyelim. Çünkü ben tiryakiyim ve üç paket içiyorum.

365×2= 730 paket sigara eder yılda. Bunu aklınızda tutun.

İnsan ömrü ortalama 70 yıldır, sigara tiryakisi için bu 50 olsun. Sigara tiryakisi de, 20 yaşında başlamış olsun sigaraya. Gerçi genelde 13-14 ama neyse. Yani 30 yıl sigara içiyor değil mi?

730×30= 21 900 Paket sigara bu tiryaki sayesinde imha edildi.

21 900×3 (YTL olarak orta seviye sigara fiyatı) = 65 700 YTL

21 900×5 (En çok içilen sigaraların fiyatı) = 109 500 YTL

Gördüğünüz gibi bir Zalboro marka sigara tiryakisinin, Sigara firmasına ne kadar faydası var. Bir paket sigaranın maliyetinin de 4-5 kuruş olduğunu düşünürseniz.

Şimdi buradan ilginç bir mimleme yapıyorum ve Barış‘a soruyorum; 109 500 Lira ile ne yapardın?

Atatürk Ve Youtube

6 Yorum »

Malumunuz, Atatürk’e hakaret içeren videolar sebebiyle popüler video paylaşım sitesi Youtube’un erişimi Türkiye için engellendi. ŞAhsi kanaatim eşşek gibi geri açılacağından bu konuya fazla girmek istemiyorum, sadece artık Atatürk’e ve Türke hakaret içeren videolar daha özgür kılınmış oldu.

Beril Özcan, web günlüğünde bir anket oluşturmuş. “Atatürk yaşasaydı birkaç kendini bilmez yüzünden bütün gelişmiş ülkelerde kullanılan dünyanın en zengin bilgi kaynaklarından biri olan youtube’a Türkiye’nin erişimini yasaklatmazdı.” Cevaplar, “evet yasaklatmazdı, hayır yasaklatırdı, fikrim yok” şeklinde seçilmiş. sonucu elbette belli ama yasaklatırdı diyen birileri çıkarsa diye bir olayı anlatmak istiyorum.

Atatürk hakkında ilk okuduğum kitap, Türk Düşmanlığı ayyuka çıkmış yazar H. C. Armstrong tarafından kaleme alınan, Bozkurt (Grey Wolf) adlı Atatürk ve Türk Milletine karşı düşmanca tavrı açık olan bir kitapdır. Kitapta Atatürk’e karşı kesinlikle aklınıza gelmeyecek bazı ithamlarda bile bulunulmuş. Artık anlayanlar anlamayanlara anlatsın. Elbette kitap dönemin hükümeti tarafından yasaklanmıştır. Ancak Mustafa Kemal kitabı merak eder ve getirttirir. Yaveri Kılıç Ali’nin de anlatımına göre, kitabı dinledikten sonra şöyle der: “Bunun ithalini menetmekle hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız sefahati eksik yazmış, bu eksiklerini ben ikmal edeyim de kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun!”

Yani Atatürk elbette Youtube’u engelletmezdi. Tahminim altına yorum bile yapardı. Kitap şu anda sansürlü bir şekilde Türkiye’de bulunabilir, hatta Wikipedi araması da yapabilirsiniz ama neme lazım onu da yasaklarlar falan, dikkatli olmak lazım.

Hrant Konusunda Rahatsızlıklarım

35 Yorum »

“Faşo” bellendik bari elalemin bloglarını da “faşo düşüncelerle” bozmayalım. Hrant konusunda yazmayacaktım ama başka bloglarda yazınca, Sesli’nin nesi eksik dedim.

Olası bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına baştan belirteyim, Hrant’ın ve diğer tüm düşünürlerin öldürülmesi beni ziyadesiyle rahatsız eder. Öldürülmesine destek vereceğim kişi ise yoktur. Apo dahil. Ayrıca Hrant Dink ölümünden önce takip ettiğim biri değildi. Ölümünden sonra öğrendim hakkında açılan davaları ve fikirlerini.

Şimdi bakalım Hrant Dink konusuna. Birincisi, Hrant Dink faşisttir. Tıpkı diğer bazı azınlıkların fikir liderleri gibi, özgürlük demokrasi liberalizm ve benzeri fraksiyonlar ışığında düpedüz faşist söylemleri vardır. Örneğin: “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur”, Bir diğer söyleminde, Ermeni ve Yahudi toplumunundan birlikte bahsederken, “Her ikisinin de özel nedeni aynıdır… Soykırıma uğramış olmak.” demiştir. Yahudilerin bugün İsrail ve diasporada açık bir faşizm yürüttüğü saklanamaz bir gerçektir. “Ben Türk değil Türkiyeliyim ve Ermeniyim”. Ayrıca bir takım yasadışı işlerinde “Fırat” adını, yakalandığı takdirde Ermeni Cemaat’e bir zeval gelmemesi için kullanmıştır. Bu örnekler çok.

Yani, kim (kendisi dahil) ne dersen desin, bunların aksi davranışlar yapmış olması, Ermeni Cemaati de eleştirmiş olması, onu faşistlikten kurtaramaz. Bizim özgürlükçü ve çok liberal aydınlarımıza ve halkımıza bu akımlar, “nerede Türkiye’nin aleyhine çalışan bir mekanizma varsa, özgürlükçü ve daha liberal olmak için bunları desteklemelisin” şeklinde öğretildiği için, Hrant gibi Türkiye ve Türklüğü aşağılamak onlar için bulunmaz nimet, özgürlüklerin en büyüğüdür. (Aynı kesim için PKK bünyesindekiler direnişçidir ama, o “direnişçiler” yüzünden 24 saat eksi 30 derecede, çadırda nöbet tutan subayın izin gününde düğüne gitmesi faşistlik sayılır, işini yapmamak sayılır.)

Türkiye’nin sorunlarını, Türk gibi düşünmeden, Türk gibi hissetmeden, Türk olmanın bir defosuymuş gibi yansıtmanın, Nazi Almanyası’nda SS Subaylarının Yahudileri çene yapısından ayırt etmelerinden bir farkı yoktur. Bu şekilde davranan biri, kendini Türk hissetmiyor demektir ki bu zaten bunlar için ayrı bir özgürlükçü olma göstergesidir ve saklamazlar. Bu durumda, kişisel olarak yaygın kullanım biçimini tasvip etmesem de, “Ya sev ya terk et” cümlesi bu insanları neden rahatsız eder. Nedenini hemen söyleyeyim, çünkü Türkiye toprakları aslında bazıları için Kürdistan’dır, Ermenistan’dır. ÖZgürlükçü arkadaşlarım şöyle düşünsün, bir şirketiniz var ve telefon üretiyorsunuz. Ancak çalışanlarınızdan biri, rakibiniz olan başka bir telefon firmasının çalışanı olarak hissediyor kendini ve bu şekilde davranıyor. Ne yaparsınız?

“Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz”, bu cümleyi her duyduğumda, Amerika Irak’a girdiğinde, o ana kadar “yaşasın Saddam” nidaları atan halkın Amerikan ordusunu büyük bir yavşaklıkla karşıladığı sahneler gözümün önüne geliyor. “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz”, yok canım. bence hepiniz katil, hepiniz Samast olsanız, yani aslında Samast’a sahip çıksanız daha iyi olurdu. Samast ve benzerleri başka gezegenden çünkü, onları Endonezya yetiştirdi de Hrant bizim mahallenin çocuğu. Geçiniz, yemezler. Yiyenlere ve Halaskargazi’yi inletenlere afiyet olsun.

Hrant Dink Öldürülmemeliydi, kimse öldürülmemelidir.

Vurun Antepliler, Namus Günüdür

4 Yorum »

Dün gece Karayılan adlı dizinin, eski bölümlerin özetlerinden oluşan özel bölümünü izledim. Aslında oyunculara baktığımda pek haz etmemiştim ama bir yakınım da bu dizide oynamaya başlayınca bakmak gerek dedim.

Karayılan, yani Molla Mehmet harpten çıkmış yorgun ve bitkin bir şekilde memleketine döner. Görür ki Fransızlar Güneydoğu Anadolu’yu işgal etmişler. Önceleri mırın kırın etse de; babasının, şehir meydanında Türk Bayrağını indirmeye kalkan Fransız askerini vurması sonucu çıkan olaylarda ölmesiyle kendisini direnişin ortasında bulur.

Bir sahnede, Fransız karargahında öldürülen bir direniçinin ardından diğer direnişçilerden bazıları şöyle der. “Fransızlar işi kılıfına uydurmuşlar ve öldürülen direnişçiyi intihar etmiş gibi göstermişler. Bu sebeple bir şey yapamayız. Hesap soramayız.” Karayılan’ın olaya bakış açısı ise şu şekildedir: “Ben hesap sormaya değil, canıma can almaya gidiyorum.” Karayılan’ın kafası ve yetişme şekli başka bir milletin kendi şehrinde karagah kurmasını bile anlayamamışken, orada öldürülen bir direnişçinin “kılıfına uydurularak” intihar etmiş gibi gösterilip hesap sorulamayacığını hiç anlamaz.

Ayrıca dizi, resmi ve gayri resmi tüm işgal öğelerine sürekli atıflarda bulunuyor. Ve bugüne kadar pek haz etmediğim oyuncular gözüme iyi görünmeye başladı bu dizi sayesinde. Velhasıl güzel dizi, seyredin.

Ama bir dakika, bu dizi damadın kanalı ATV’de oynuyor. bu hafta da yeni bölüm yerine eski bölümlerin özetini gösterdiklerine göre tahminimce kaldırılma aşamasında. Faşistçe mi geldi dersiniz vatanını savunanların düşünmek yerine kelle istemeleri?

Karayılan’ı anlatan türkü, Ruhi Su söylüyor, “Vurun Antepliler Vurun, Namus Günüdür.” Tüm işgallere karşı savaşırken düşen direnişçiler için.

HaberTürk Mü Bıkacak, Ben Mi?

4 Yorum »

Haber:

Asıl Haber:

Beşiktaş takımının da içinde bulunduğu uçağa yanlışlıkla İzmir’e giden bir yolcu alınmış, sonra indirilmiş.

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in