Liberal görünen faşist ve zindan kafa modelinin en güzel örneği olan, yazar veya beyin ishaline girenlere dendiği gibi “yalama” şahıs, bugün her zaman kendinden beklendiği gibi, kafasından hacet görmeyi becermiş.
Bu ve benzerleri, kendilerini çok özgürlükçü çok liberal gibi göstermeye bayılırken, içlerinde bir ya da birkaç “boş zindan” barındırırlar. İki teori vardır bunlarla ilgili. Ya birilerinin köpeğidirler, emir ne şekilde gelirse öyle yazarlar (akıllı versyon), ya da silme salaktırlar. Bir cümle kurarken, ben bu cümleyi neden kuruyorum, daha önce kurmuş muydum, ne diyorum gibi şeyler akıllarına gelmez. Anlaşılmaz bir şekilde kalem yetenekleri vardır, gerisi boştur, kendilerinden daha salaklar için anlam ihtiva ederler (anlamsız versiyon).
İkinci versiyon biraz mistik öğeler barındırdığı için bana pek mantıklı gelmez. Engin Ardıç’ın ne tür bir kazma olduğunu bilmiyorum, sapı var mı, kendi kendini idare edebilen bir kazma mı emin değilim.
Kendisi bugün itibariyle, nasıl bir beyin ve eğer yazarken bir yandan da kısık sesle okuma alışkanlığı varsa nasıl bir ağız ishaline kapıldıysa, Türkiye Cumhuriyetini kuran ikinci adam İsmet İnönü’yü ergenekoncu olmakla suçluyor.
Şimdi diyecem ki, ya bu angut hiç dayak yememiş, ki ilk paragraftaki yazısından ötürü yedi, ya da dayak arsızı olmuş. Şimdi bu ergenekon, TC laik düzeni tasviye mi, ve sen de bu ideolojinin köpeği misin onu bir söyle bakalım. Yoksa bu ergenekon senden daha az kazma liberallerin dediği gibi, derin devlet mi?
Derin devletse, İsmet Paşa’nın işi ne burada?
Türkiye Cumhuriyetini ve Atatürkçü düşünceyi tasviyeyse, adamın anasını “bellerler”, hiç kafanızı yormayın… Rahat olun….
Recent Comments