Amaç Bağcıyı Dövmekse…
İnsanın amacı üzüm yemek değil de bağcı dövmekse, dövecek kişi de kendini yargılayacakları artık iyice tanımışsa eğer, vay haline bağcının. Adam bağcıyı durup duruken döver, siz de hak etti şerefsiz dersiniz.
Perihan Ablam bugünkü Güven Kazası adlı yazısında, geçtiğimiz günlerde Isparta’da düşen uçaktan ve orada kaybettiğimiz değerli insanlardan bahsediyor. Kaza hakkında yorumlarda bulunuyor, şu sebeple düşmüş bu sebeple düşmüş. Hatta ölenlerden birisini tanıyormuş, başı sağolsun. Pilotların aldığı eğitimden bahsediyor, yeterli bir eğitim midir, değil midir? Bilmiyorum.
Kararını veriyor, pilot hatası. Tamam. Sonra da çeşitli komplo teorileriyle ortaya çıkan diğer medya mensuplarına yükleniyor. Yok Dan Brown yazmış, yok uzaktan kumandayla düşürülmüş diyenlere veriyor, veriştiriyor. Bu da tamam.
Sonra, aslında bu komplo teorilileri ile uğraşacağımıza şu iki soruyu sorsaymışız kendimize, olayın gerçek yüzünü görebilir mişiz diyor. Birinci soru, Eğer Demirel’in memleketi olmasa, sırf yalakalık uğruna o “çakma” havaalanı Isparta’ya yapılır mıydı? Cevap veriyorum: Yapılmazdı.
İkinci soru, Türk Silahlı Kuvvetleri o kadar beceriksiz ki… Cevap veriyoru.. Ne?
Evet, ikinci soru Dünyanın en iyi pilotlarını Türkler sanmamızdan ötürü mesnetsiz inancımız.
Şimdi Tansu, hangisi kardeşim? Cevap veriyorum, üst paragraftaki.
Peki güzel kardeşim neden Türk Silahlı Kuvvetleri beceriksiz falan diyorsun? Ben demiyorum Perihan Abla diyor. Tüm bu konuları, yazının sonunda anlamsız bir biçimde TSK’nın becereksiz bir kurum olduğunda bağlıyor. Buyrunuz aynen:
Ben mesela bizim askerlerimizin (pilotuyla, piyadesiyle, denizcisiyle) kazaya uğrama oranlarının, bir Yunanistan, İspanya, İngiltere ya da Cezayir ile karşılaştırılmış tablosunu görmek isterdim. İsterim.
Aynen Askeriyemiz’e özellikle son 30 yılda bütçemizden ayrılan hatırı sayılır miktarların, dökümünü görmek istediğim gibi.
Ama buna HESAP VEREBİLİRLİK, DENETLENEBİLİRLİK deniliyor ve Askeriyemiz’in hiçbir makama hesap vermeye niyeti yok.
Ayrıca: Meclis’e mi? Güldürmeyin beni!
Büyükanıt daha taze taze, Meclisimizde terörizmin nasıl da legalleştiğini ilan etti!
Şimdi, insan TSK’yı sevmez anlarım. Her gün bu konuda yazar, onu da anlarım. Ama başka bir konudan yazarmış gibi başlayıp anlamsızca TSK’ya giydirmeye başladın mı orda art niyet ararım. Pilot asker de değil. Bu kadar demokrasi, cildi bozar benden söylemesi.
yazıyı bende okudum, perihan hanım biraz fazla uzatmış, ısparta değil de konya olsaydı kazanın yeri, mantıklı bir açıklama olarak ne yapacaktı? o zaman her kazada, “kardeşim biz buraya niye iniyoruz? başka meydan mı kalmadı” dememiz lazım. pilotlara gelince, askeri pilotların eğitim tatbikat, vb. yerlerde yaptıkları kazaların, sivil havacılıkla hiç alakası olmadğını anlatması lazım birisinin perihan hanıma. o eğitimlerde çok zor hareketler, manevralar yapılır ve bunlarda kaza yapma şansı yüksektir. türk sivil havacılığında meydana gelen kaza sayısı, uçuş saati ile kıyaslandığında uluslararası ortalamalardadır, esas kriterde budur.