Yayına ilk çıktığı gün olan, 10 Kasım’dan beri konuşuluyor. Nihayet birileri akıl edip reklamcılara sordu da, bize de tüm bilgiler ışığında, sanki üstüme vazifeymiş gibi yorum yapma sırası geldi.
Tartışılan ilk konu, reklamda bahsi geçen güllerin Abdullah Gül’e yöneltilmiş bir metafor olup olmadığıydı. Mekan Çankaya Köşkü ve gündem malumken, tersini düşünmek saflık olur. Belki gerçekten filmi yapanlar bunu düşünmemişti ama bunun bir metafor olduğunu düşünmememiz imkansız. Kusura bakmasınlar yani.
Peki reklam gerçekten, reklam üstadlarının söylediği gibi on üzerinden on alacak kadar iyi mi? Bence, evet iyi bir reklam. Gündem, tarih, vizyon, teknik herşey yerli yerinde. Ancak, reklam profesyonellerinin, bu reklama övgüler dizmesini, yere göğe sığdıramamasını fazla kaale almayın derim. Çünkü bu reklam eleştirilirse, adama “çık da daha iyisini yap, görelim” derler. Hiç kimse de yapamaz.
Peki, Atatürk’ün reklamda kullanılaması doğru mu? Bu reklamda evet. Çünkü anlatılmak istenen, İş Bankasını Atatürk’ün kurmuş olması gibi sebepler bu hakkı veriyor. Ama ben reklamcı olsam, hem de iyi reklamcı olarak dolanan biri olsam, yaptığım reklamda Atatürk’ü oynatmayı yakıştırmazdım kendime. Yani bunun hit olacağı belli. Kötü olsa bile. Neyse ki güzel olmuş. Ama maharet kendi başına iyi reklam yapabilmekse, olmamış…
Şimdi Asya Bank da çıkıp, Hz Muhammet’i oynatsa reklamında. Malum ticaret yaparmış, parasını yatırsa Asya Bank’a, iyi olur mu? Hangi reklam daha fazla ses getirir?