Bekir Coşkun
Bekir Çoşkun’u sevenlerdenim. Siyasi görüşleri, yaşam tarzı ve hayvanseverliği benimle oldukça örtüşür. Burada da sıkça kendisinden alıntılama yapmışlığım vardır, takip edenler hatırlar. Belki de basından asla kaçırmadan takip ettiğim tek kişidir. Dağ başına tatile çıksam 15 günlüğüne, döndüğümde hemen Hürriyet arşivlerinden kaçırdığım yazılarını okurum.
Bekir Coşkun geçtiğimiz günlerde Hürriyet Gazetesinden ayrılıp HaberTurk’e geçti. Şimdi gene başlıyor habertürk düşmanlığı demeyin. Habertürk’ün gerizekalılara yönelik yayın anlayışından bahsetmeyeceğim. Belki de değişmiştir artık, umurumda da değil. Zaten ülkemizde salaklara yayın yapan tek kuruluş da Haberturk değil. Benim Haberturk’e gıcıklığım nereden çıktı onu anlatayım.
Bu Haberturk’un kurucusu ve ilkelerini belirleyen şahıs, şu an Allahın rahmetine kavuşmuş olan, yılların gazetecisi Ufuk Güldemir’dir. Ancak Ufuk Güldemir’in bizlere bırakmış olduğu en önemli, belki de tek eser av maceralarını topladığı bir kitapdır. Bu kitapda Ufuk Güldemir’in öldürdüğü geyikler, domuzlar, ayılar ve bilimum hayvanat cesetleri üzerinde fotoğraflarını bulabilirsiniz.
Hadi herşeyi geçtim, av tamam. Bu şahsın bir milyon dolar ödeyerek Kutup ayısı avına çıkmışlığı, ve bu rezilliği utanmadan belgeselleştirmişliği de var. Zavallı kutup ayısını nasıl kovaladı, nasıl yakaldı ve nasıl öldürdüğü hakkında uzunca bir film.
Şimdi bir avuç kalan o kutup ayıları, yaşayabilmek için verdikleri o büyük mücadeleyi bir dakikalığına bıraktılar. Hepsi Kabe misali Anadolu’ya döndüler, aralarında ben de varım. Bekir Ağbilerine bakıyorlar ve soruyorlar, nasıl hazmediyorsun bunu?
Anlat Bekir Ağbi de, biz de alalım gazeteni okuyalım seni….
Aslında, Bekir Çoşkun’un bu durumu için: “Denize düşen yılana sarılır” demek istiyorum. Ancak ne kadar örtüşür bu konuyla bilemiyorum. Kendisine sunulan imkanları bilmek lazım.
Bekir Çoşkun’u pek iyi tanımam. Aslında iyi bir gazete okuyucusu da değilimdir. Buna karşın WEB üstünde Tansu gibi arkadaların yazılarına rastlar ve okurum. Belliki Tansu için bir önemi olan Bekir Çoşkun’un fazla yamuğu yok. Peki Tansu için fazlasıyla yamuk bir kuruma maaşlı gazeteci olarak giren Bekir Çoşkun’un ileride gizliden gizliye asimile edilmeyeceğinin garantisi var mı?
Bu garanti meselesinin cevabını ileri dönemlerde Bekir Çoşkun’un kaleme alacağı yazılarda bulabileceğiz sanırım.
Şimdi gerçekler var.
Bekir Coşkun en fazla okunan yazarlar arasında. Hani Vakit gazetesine gitmek istiyorum dese, alırlar neredeyse. Herhangi bir iş bulma sorunu olabileceğini sanmıyorum.
Bekir Coşkun’un transfer sırasında benim bahsettiğim durumu düşünmemiş olması da imkansız. Söz konusu hayvanlar olunca onun düşünemediği detay yoktur.
Şimdi bana desin ki mesela, “tamam Ufuk Güldemir tasvip etmediğimiz bir kardeşimizdi. Hani avcılığı bir ihtiyaç, zevk falandan öteye taşıyıp, kutup ayısı öldürecek kadar fantazi boyutuna taşımıştı. Ama öldü, yerine gelenler sadece adını tutup bambaşka bir platform yarattılar, ben de ikna oldum”. Belki ben de Bekir Abimiz doğru düşünmüştür deyip, kişisel ambargomu kaldırırım.
Ne güzel işte, adam işlediği vahşetin altına imzasını atmış o kitapla. bizde kitaptaki resimlere bakar bakar anarız kendisini. pek duyarlı hayvan sever bekir abimizi öldürmek 1 milyon dolar falan da etmez, daha cüzi bir rakama öldürmüşlerdir onu.