Bugün, 12 Eylül döneminin çok sert devrimcilerinden, gözaltı, işkence ve yıllarca hapis görmüş bir büyüğüme rastladım.

“Tansu” dedi. “Bunlar bu suçları gerçekten işlemiş, üzerine giderek çok iyi yapıyorlar”.

Bir anda, karşımdaki kim olursa olsun bu konuda söyleyecek binlerce şeyim olmasına rağmen, kalakaldım. Ağzımdan bilmiyorum der gibi bir bükülme çıktı sadece.

O an kaybettiğimizi anladım, davayı, vatanı veya bir ideolojiyi değil.

O an, neden bir devrim daha yapılamadı anladım.

O an yapılan devrim neden başarısız oldu anladım.

Size anlatabilir miyim, bilmiyorum.

En vahşi idareleri gören insanların, balyozun en büyüğünü tepelerine yiyenlerin bunu diyebilmesi, bu operasyonda alınanların suçlu olduklarını ve iyi yapıldığını söyleyebilmesi ne demek?

Bu insanların yaptığı, bilinen bir eylem yokken, sadece sözde eylem planları varken, ki bunlar da henüz iddia bile değilken, bütün bu nazi uygulamalarını eskinin darbe yemiş devrimcileri bugünün mecburi liberalleri hoş görebiliyorlarsa, ben neden devrim yapılamadığını anlıyorum. Çünkü gerçek devrimciler ölürken, siz kitap bu konuda ne diyor diye bakıyordunuz. Şimdi de aynı kitap size, marksizim çöktü, liberal olacaksınız diyor. Siz nazi uygulmasını hoş görebiliyorsunuz. Kime yapıldığı umurumda değil, suçlu veya suçsuz.

Çok ama çok sıkkın canım şimdi. Bunları kimden duysam koymazdı da, bana ne yapsak boş olduğunu anlatacak kişilerden duymak çok ağır oldu.

Fethullahın köpeği olarak yaşamaktansa, Ergenekoncu faşist olmayı yeğlerdim ben onların yerinde olsam.

Eşşekliğin büyüğü de, eşşeği eşşek gibi sırtında taşımakmış derler.