Bütün Şarkılar Aynı Kadına
Dün gece Muammer Ketencoğlu‘nu seyretmeye gittik. Değil Muammer Aşık Veysel olsa, konserin arasında “ain’t no sunshine” çalabilecek meşrebe sahip bir mekanda çıkmak zorunda kaldığından, yerin adını zikretmek istemiyorum. Muammer Ketencoğlu’nun “Balkan Yolculuğu” adlı projesinin bir konseriydi bu, Balkan şarkıları dinledik. Hatta daha önce hiç duyulmamış bir Balkan Türküsü bile dinledik. Bu devirde duyulmamış türkü olur mu demeyin, türkünün kaynağı müzisyenlerden birinin anneannesi.
Zaman zaman alkışla ıslıkla eşlik ettik, ama an geldi ki sadece dinlemek zorunda kaldık. Bu balkan müziğinde, kulağı en azından 3 yaşındaki Mozart seviyesinde olmayanlar için, eşlik etmeye çalışması durumunda sadece komik duruma düşeceği ritimler var. Hani hepimiz biliriz, 9 8′lik şarkılar vardır, hani “mastika mastika”. 9 4′lük olanlar falan da vardır. Bunlar karekök 11, o kadar diyeyim.
Sonra bir İstanbul şarkısı çaldı “Beyoğlu’nda dostum var” ve arkasından bir de Belgrad türküsü. Yanımdaki güzel kadın “Eski Belgrad’ı bilir misin” dedi, “Ne güzel şehirdi”. Aklıma eski bir Yugoslav’ın, (şimdilerde Sırp mı deniyor?) “Bir Zamanlar Bir Ülke Vardı” adlı filmi geldi. “Underground olarak bilinir, hani “kalaşnikof kalaşnikof”.
“Bilmem” dedim, yenisini de bilmem. Bir önceki şarkıdaki Beyoğlu’nu bilirim, Balkan yolcuğuna çıkaran Muammer’in Orta Anadolu’dan Beyoğlu’ndan türkülerini bilirim. Muammer’den öğrendiğim bir Çeşme türküsü olan “Yalo Yalo” ile, Nikos Mihalidis’den bildiğim “Yali Yali”nin (Çayeli’nden öteye) aynı şeyi anlattığını bilirim, kıyı kıyı gezen sarhoş bi aşıktır her ikisi de. Kuvvetle muhtemel aynı aşıktır aslında, Çeşme’den başlayıp, Trabzon’da bitirmiştir belki.
Bilmem anlatabiliyor muyum? Muammer çalarken, Anadolu’dan kaçamıyorsun. Bulgar türküsü de, Orta Anadolu da aynı yere çıkıyor.
Tam o sırada barda Can Dündar’ı gördüm. Önünde uzun bardakta votkası ve para üstü. Bir sarışına meyletmişti, Muammer’e arkası dönüktü.
Bilmem analatabiliyor muyum?
ahaha,
can dündar mı? ah ben olacaktım orda… ah ulan ah:))
dün gece mülkiyeliler’de demlendiğimizi düşünürsek, bi şarkı da biz dinleseydik fena olmazdı, diyorum…