Çanakkale 1915

Günün anlam ve önemi hakkında yazı yazmayı sevmiyorum. Ancak şu sıralar meşguliyetlerimden ötürü fazlaca yazamadığımdan bu fırsatı kaçırmiyim dedim ve yaklaşık bir haftadır okudğum muhteşem bir kitabı anlatmaya karar verdim.
Diriliş, Turgut Özakman. Yani “Şu Çılgın Türkler” adlı şahaserin yazarından. Planladığı üçlemenin, ikinci kitabı. Ben henüz ortalarındayım. Tıpkı kurtuluş savaşını anlattığı diğer kitabında olduğu gibi ağzım açık okuyorum. Alın ve okuyun, başka bir şey söylemeye gerek yok.
Ancak şunu iliklerimize kadar hissetmeliyiz. Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşımız, Türk insanının, doğa üstü bir gayret gösterdiği, ne zaman tebamıza bir tehdit olsa gururla hatırlayabileceğimiz olaylardır. Özakman’ın da kitabın başında değindiği gibi, bu savaşlar ve Türklerin gösterdiği insan üstü gayret son zamanlarda bazı çevrelerce küçümsenmekte, bü büyük zafer evliyalara, şeyhlere ve dualara mal edilmektedir. Kitabın başında, bir çok bu tarz yanıltıcı ve hurafe içerikli kitaplardan alıntılar var. Hiçbiri Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu savaşta bugün bile askeri okullarda ders olarak okutulan üstün zeka ve kabiliyetinden bahsetmezken, peygamberin geldiği ve orduları yok ettiği, evliyaların savaştığı gibi komik hikayeler anlatıyor.
Bu tarz hikayeler, komik olması bir yana, yüceltildiği sanılan İslamiyet’i de küçük düşürmektedir. Örneğin, Hz. Muhammed’in bir komutanın rüyasına girdiği ve ona taktik verdiği, ertesi günde savaş alanında yardım ettiğini anlatan bir kitap var. İnanabilir misiniz buna bilemiyorum, ancak inandığınızı düşünün. Bu savaşlar bizim yenilgimizle sonuçlandı. Yani son peygamber, Allahın sevgilisi, tüm alemlere gönderilen Hz. Muhammet diğer alemlerden gelip savaşa müdahil oluyor ancak bu savaşlar yenilgiyle sonuçlanıyor.
Tüm aklı selim insanlara tavsiyem, bu tarz hurafelerle beyninizi köreltmeyin. Bu zaferler gayretler, trajediler ve acılar bizim insanımızın eseridir. Turgut Özakman’ın giriş yazısından bir bölümle bitirmek istiyorum:
Birçok sayfayı, o kan deryası içinde, yarı aç, yarı tok, yurtlarını ve insanlıklarını koruyan kahramanlara duyduğum saygı ve minnet nedeniyle gözlerim yaşara yaşara yazdığımı söylemeliyim.
Yahu Tansu dediğin doğru konun yanlış gene ya. sen şunuda dersin o zaman Allah Kuranda islamın zaferinden bahsediyor ama bizler şu anda al topluyoruz demekki KURAN yalan yazıyor hatta ve haşa Allah dediğinde ciddi değil galibada demek üzeresin.
Şimdi Allah sana bana akıl vermiş. ama sen bu aklı işine vereceğin yerde rejim kurtarmaya hakla hakaret etmeye harcıyorsan, suçlu kim şimdi. Allah ona güvenmeyi emreder ama çalışmayı daha çok sever. sen yan gel yat elin oğlu çalışsın. Eee ne olur. İşte o zaman bugün olduğu gibi doğru yolu bulana kadar Allah burnunu sürter adamın. doğru yol nedir. Çalışmak, çaba göstermek, dürüst olmak, ahlaklı olmak.
bununla beraber hurafelerde haklı olduğun noktalar ama bunlar nedir ağaçlara çaput bağlamak, fal, büyüden medet ummak (yoktur demiyorum buna başvurmayı eleştiriyorum), tahtaya tıklamak, kulağını çekmek, makası elden almamak vs.
Canakkalleyi yazarken bile islama peygambere laf ediyorsun ya helal olsun sana.
Çanakkalede yenilmedik yendik. Savaşın genelindede biz yenilmedik aslında ekonomimiz sıfırdı silahımız yoktu. teknoloji sıfırdı . kısaca hak etmiştik.