Hemen korkmayın, kızıllar gelmiyor. Ama düzeni hepimiz görüyoruz. Başka başka inançlar yüzünden dünyanın nasıl acılarla boğuştuğuna bakın. Kapitalizm’in insanlığı getirdiği yere bakın, burnumuzun dibinde milyonlarca insan öldü, bir o kadarı evsiz, bir o kadar çocuk her gün su diye çamurlu yağmur sularını içiyor. Afrika neredeyse bu dünyadan değil.
İçinde herhangi bir dine dair ufacık bir kırıntı olan insan, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor olmalı. Bütün dinler özünde birer devrim değil mi? Bu dünyanın, bu düzenin yanlış olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yok. Bütün evren insanlığı bir tümör gibi atmak için fırsat bekliyor.
Çok garip birşey söylemiyorum, insanın bir an, belki bir saniye “ben” dememesi yeter devrimi anlaması için. Bizim için çok kolay üstelik. Sahip çıkamadığımız, dünyanın en haklı, kanlı kapitalizme ve emperyalizme karşı kazanılmış tek devrimine sahibiz. Bu devrimin mimarı der ki “Büyük devrimlere ihtiyacın kalmayacak kadar devrimci kal, yeter”. İşte bir anlığına ben dememek bu.
Ben devrime inanıyorum, bu dünya ile ilgili en şanlı inanç olduğunu biliyorum. Yeni bir dünyanın mümkün olduğuna inanan gençler, babaları, dedeleri yaşında adamlar tarafından katledildi. Aynı adamlar kendi hastalıklı inançları için kimseye acımıyorlar. Bu düzenin değişmesi gerektiğini dile getiren kimseye acımıyorlar, çok korkuyorlar.
Düşünün ki, Anadolusunuz. Kucağınızda yaşayan insanlar, köylüler, balıkçılar, işçiler, çocuklar var. Büyük insanlar geliyor, toplu tüfekli gemileriyle, kuşatıyor, dağlarını dövüyor, nehirlerini kana buluyor. Ve senin insancıkların bir gün kalkıyor, uyanıyor ve kalan herşeyiyle seni savunuyor. Bu savaşta kim tanrının, kim şeytanın yanında? O koca koca adamlar bir tek bu topraklarda kaybetti, heryerde kazandılar.
Bizim bitmemiş devrimimiz var, herkesden daha yakınız bu dünyayı değiştirmeye. Biz yapmazsak, günün birinde evren yapacak. Ben devrime inanıyorum, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyorum.



Recent Comments