<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>
<channel>
	<title>Deveye Diken, Ankara&#8217;ya ? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://sesliblog.com/deveye-diken-ankaraya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sesliblog.com/deveye-diken-ankaraya/</link>
	<description>Yanlış pozitif bir web günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Dec 2011 07:15:28 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Emir Alp</title>
		<link>http://sesliblog.com/deveye-diken-ankaraya/comment-page-1/#comment-5398</link>
		<dc:creator>Emir Alp</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 21:02:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sesliblog.com/?p=541#comment-5398</guid>
		<description>Yok be dostum! Tarihi eser merakı, köy hayatına özlem falan değil.
Bir zamanlar &quot;kazak erkeği&quot; tabiri vardı (o da yanlış kullanılan) ondan sonra &quot;çocuklar duymasın adlı dizi ile bu tabir yerini &quot;taş fırın erkeği&quot;ne bıraktı. Bildin mi? Hah işte o meseleden bahsediyorum.
Dediğim dedik, çaldığım düdük misali evde esip kükreyen, çoluğa, çocuğa özellikle karıya höt dedi mi evi yerinden oynatan erkekler için kullanılırdı.
Taş fırın erkeği; çorabını çıkardığı gibi duvara yapıştıran, su getir, yemeğim nerde, pijamalarım, terliğim, erkeğim ben, diye esip kükrerdi hani. Ev işi mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yok be dostum! Tarihi eser merakı, köy hayatına özlem falan değil.<br />
Bir zamanlar &#8220;kazak erkeği&#8221; tabiri vardı (o da yanlış kullanılan) ondan sonra &#8220;çocuklar duymasın adlı dizi ile bu tabir yerini &#8220;taş fırın erkeği&#8221;ne bıraktı. Bildin mi? Hah işte o meseleden bahsediyorum.<br />
Dediğim dedik, çaldığım düdük misali evde esip kükreyen, çoluğa, çocuğa özellikle karıya höt dedi mi evi yerinden oynatan erkekler için kullanılırdı.<br />
Taş fırın erkeği; çorabını çıkardığı gibi duvara yapıştıran, su getir, yemeğim nerde, pijamalarım, terliğim, erkeğim ben, diye esip kükrerdi hani. Ev işi mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Emir Alp</title>
		<link>http://sesliblog.com/deveye-diken-ankaraya/comment-page-1/#comment-5397</link>
		<dc:creator>Emir Alp</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 21:00:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sesliblog.com/?p=541#comment-5397</guid>
		<description>Hayret! Bu kadar güncel ve yaygın bir konuda yorum yazan olmamış.
Heralde, galuba, sanırsam; bu eylemin küfür olarak kullanılmasında sebep karşı tarafı alt etme hazzının kişisel bir tatmin unsuru olarak düşünülmesi.
Bence küfür kişinin acziyetin dışavurumu. Düştüğü durum karşısında çaresi olmayan kişinin yenilmiş benliği tatmini.
Bazen bir nevi terapi olduğu da düşünülebilir ama karşında muhtap olarak bir insan olmadığı zaman.
Deve, insan meselesinde de farklı bir boyutu var. Zalim, mağdur durumu. 
Her insan güzellikten, iyilikten anlamaz; kendisine yumuşak başlı, nazik davranan insanları biçare görür ve taleplerini yerine getirmez. Ama karşıdaki insan fiili veya sosyal bir güç sahibiyse o zaman o gücün kullanılmasının verdiği korkuyla nezaket beklenmez her talep şartsız şurtsuz yerine getirilir. O söz de bunun mecazi genellemesidir. Kibar  şeklini düşünürsek, merhametten maraz doğar diye kullanılabilir.
Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hayret! Bu kadar güncel ve yaygın bir konuda yorum yazan olmamış.<br />
Heralde, galuba, sanırsam; bu eylemin küfür olarak kullanılmasında sebep karşı tarafı alt etme hazzının kişisel bir tatmin unsuru olarak düşünülmesi.<br />
Bence küfür kişinin acziyetin dışavurumu. Düştüğü durum karşısında çaresi olmayan kişinin yenilmiş benliği tatmini.<br />
Bazen bir nevi terapi olduğu da düşünülebilir ama karşında muhtap olarak bir insan olmadığı zaman.<br />
Deve, insan meselesinde de farklı bir boyutu var. Zalim, mağdur durumu.<br />
Her insan güzellikten, iyilikten anlamaz; kendisine yumuşak başlı, nazik davranan insanları biçare görür ve taleplerini yerine getirmez. Ama karşıdaki insan fiili veya sosyal bir güç sahibiyse o zaman o gücün kullanılmasının verdiği korkuyla nezaket beklenmez her talep şartsız şurtsuz yerine getirilir. O söz de bunun mecazi genellemesidir. Kibar  şeklini düşünürsek, merhametten maraz doğar diye kullanılabilir.<br />
Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Emir Alp</title>
		<link>http://sesliblog.com/deveye-diken-ankaraya/comment-page-1/#comment-5396</link>
		<dc:creator>Emir Alp</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 20:52:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sesliblog.com/?p=541#comment-5396</guid>
		<description>Hayret! Yorum yazan olmamış.
Heralde, galuba, sanırsam; bu eylemin küfür olarak kullanılmasında sebep karşı tarafı alt etme hazzının kişisel bir tatmin unsuru olarak düşünülmesi.
Bence küfür kişinin acziyetin dışavurumu. Düştüğü durum karşısında çaresi olmayan kişinin yenilmiş benliği tatmini.
Bazen bir nevi terapi olduğu da düşünülebilir ama karşında muhtap olarak bir insan olmadığı zaman.
Deve, insan meselesinde de farklı bir boyutu var. Zalim, mağdur durumu. 
Her insan güzellikten, iyilikten anlamaz; kendisine yumuşak başlı, nazik davranan insanları biçare görür ve taleplerini yerine getirmez. Ama karşıdaki insan fiili veya sosyal bir güç sahibiyse o zaman o gücün kullanılmasının verdiği korkuyla nezaket beklenmez her talep şartsız şurtsuz yerine getirilir. O söz de bunun mecazi genellemesidir. Kibar  şeklini düşünürsek, merhametten maraz doğar diye kullanılabilir.
Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hayret! Yorum yazan olmamış.<br />
Heralde, galuba, sanırsam; bu eylemin küfür olarak kullanılmasında sebep karşı tarafı alt etme hazzının kişisel bir tatmin unsuru olarak düşünülmesi.<br />
Bence küfür kişinin acziyetin dışavurumu. Düştüğü durum karşısında çaresi olmayan kişinin yenilmiş benliği tatmini.<br />
Bazen bir nevi terapi olduğu da düşünülebilir ama karşında muhtap olarak bir insan olmadığı zaman.<br />
Deve, insan meselesinde de farklı bir boyutu var. Zalim, mağdur durumu.<br />
Her insan güzellikten, iyilikten anlamaz; kendisine yumuşak başlı, nazik davranan insanları biçare görür ve taleplerini yerine getirmez. Ama karşıdaki insan fiili veya sosyal bir güç sahibiyse o zaman o gücün kullanılmasının verdiği korkuyla nezaket beklenmez her talep şartsız şurtsuz yerine getirilir. O söz de bunun mecazi genellemesidir. Kibar  şeklini düşünürsek, merhametten maraz doğar diye kullanılabilir.<br />
Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

