Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz
George W. Bush

Ey İman Sahipleri, Beni Aydınlatın!

Yorum Yapın

“Gerçek” inananlardan af dileyerek,

Bir üst cümleye dahil olmayan, türbanı Allah’ın emrettiğini söyleyip bu konuda özgürlük isteyenler, türbanı sadece ve sadece inançları için kamusal alana sokmaya çalıştığını söyleyenler cevaplasınlar.

Türban’ı inançlarınız gereği taktığınızı söylüyorsunuz. Benim iddiam ise, türbanın inanç ile hiçbir alakası olmadığı, Allah örtünmeyi emretmiş olsa bile, gerçekten inanan bir insanın türbanda ısrar etmeyeceği yönünde. Yani kısacası, sen gerçekten inançlıysan,türbanda ısrar etmez başını “herhangi” bir şekilde örter, istediğin yere girersin. Şimdi anlayacağız gerçeği. İnançları gereği türbanda ısrarcı olanlar cevaplasınlar:

Faiz alıyor musunuz?

faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alış veriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.Bakara Suresi (275)
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Bakara Suresi (278)

Eğer ayetlerde belirtilen şartlar oluşursa, yani hepsine eşit davranabileceğinize inanıyorsanız, dört kadın alacak mısınız veya kadınsanız üzerinize üç kadın kabul edecek misiniz? Bunu tercih etmiyorsanız dahi, Allahın emri olduğu için bu konuda özgürlük isteyecek misiniz?

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. Nisa (3)

Köle edinmeyi düşündünüz mü?

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.Nahl Suresi (75)

Başka din mensuplarıyla ilişkileriniz nasıl?

Ey inananlar! yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.Maide Suresi(51)

Siz işinize gelen ayeti mi tanıyorsunuz, yoksa size bazı kullar tarafından söylenenleri mi? Kuranın tümünü mü?

Azıcık insan ol! Yolla

42 Yanit Yapilmis “Ey İman Sahipleri, Beni Aydınlatın!”

  1. Daha önce başka arkadaşların bloglarına yaptığım yorumlarda da söyledim: “Bu konu hakkında kendi düşüncelerimi ne bloğumda ne de başka bir yerde asla yazmayacağım. Çünkü din benim dinim değil, inanç benim inancım değil.”

    Yalnız, türban için yazılmış, bugüne kadar okuduğum en muhteşem ve en çarpıcı yazıyı burada paylaşmak isterim. Gazeteport‘un yazarlarından Kıymet Nadir Bindebir [ki bu ismin "fake" olduğu çok belli, kim yazıyor acaba gerçekte?] kaleme almış:

    Penis Diktatoryası

  2. Artemis, bu yazıyı kaldırmışlar mı, ben mi beceremiyorum gazeteport kullanmayı?

  3. Abdurrahman Demis:

    Başörtüsü, dinin açık emridir
    “Tesettür, gerçi dinin esasını teşkil eden imanî meselelerden değildir; İslâm’ın beş şartı arasında da yer almaz. Fakat, Kur’an’ın açık emridir. Farziyeti, hem Kur’an’la, hem sünnet-i sahiha ile hem de 14 asırlık İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Nur Sûresi 31. âyette mü’min kadınların başlarını, boyunlarından ve göğüslerinden açık bir yer bırakmayacak şekilde örtmeleri emredilmektedir. Bununla iktifa edilmeyip, Ahzab Sûresi 59. âyette, sadece mü’min kadınlara değil, Peygamber Efendimiz’in pak zevcelerine de “Dış örtülerini, cilbablarını üzerlerine salsınlar.” şeklinde, sünnet-i sahihanın ve İslâm tarihindeki bütün uygulamaların ortaya koyduğu üzere, el, ayak ve -Hanefi mezhebinde yüz dışında- bütün vücudun bol bir elbise ile örtülmesi emredilmektedir. Düşünün ki, Peygamber Efendimiz’in pak zevceleri, hükmen mü’minlerin anneleridir. Peygamberimiz’den sonra onlarla evlenmek mü’min erkeklere haram kılınmıştır. Arz edildiği gibi, başın tamamını içine alacak şekilde tesettür emri, yalnız Kur’an-ı Kerim’le değil, -aksine hiçbir ihtimal vermeyecek şekilde- sünnet-i sahiha ve İslâm tarihindeki uygulamalarla da sabittir. Bu hususta müfessirler, muhaddisler, fakihler arasında farklı ve aykırı görüş belirten olmamıştır.”

    Ayrıca Türkiye’de bu konu hakkında hüküm verme(fetva) yetkisi olan Din İşleri Yüksek Kurulu görüşünü 15 yıl önce belirtmiştir.
    Verilen karar için lütfen bakınız: http://www.haber5.com/haber.php?haber_id=308793

  4. Sayın Abdurrahman,
    Sorumun cevabı bu değil. Ben zaten Kuranda başortüsünün emredilmiş olma ihtimalini kabul ederek sordum sorumu.

  5. Abdurrahman Demis:

    “türbanın inanç ile hiçbir alakası olmadığı, Allah örtünmeyi emretmiş olsa bile, gerçekten inanan bir insanın türbanda ısrar etmeyeceği yönünde”… bu yazına mukabil olarak yazdım.

    “İnkar edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları (başka) bir yola iletecek de değildir. Ancak orada ebedi kalmak üzere cehennem yoluna (iletecektir). Bu da Allah’a çok kolaydır.” (En Nisa, 4/168–69)
    Ayeti kerimede buyrulduğu gibi inkar edenler yani kafirler cehennemde ebedi olarak kalacaklar fakat iman edipte günah işleyenler cezalarını çektikten sonra cennete girebilecekler. Varmak istediğim nokta şu evet Kur’an-ı Kerim de pek çok emir ve yasak bulunmakta inan insanlar bunların hepsini yapmak zorunda lakin yapmaz veya yapamazsada bunun cezası Allah tarafından verilecektir. Cezasını çektikten sonra cennete gireceği buyrulmaktardır inanların(imanı bozulmamış olanların). Yani bir insana “ya hep ya hiç” mantığıyla sen Allah’ın şu şu emir(ler)ini yapıyorsun ama bunları yapmıyorsun diyerek o zaman başınıda örtme demek pek yakışı kalmıyor. Herkes yaptıklarının hesabını Allah’a verecektir. Dinde zorlama yoktur.
    Allah’ın buyurduğu emirleri inkar etmek, olmadığını varsaymak, inanmamak insanı küfüre götürür ki buda kafir yapar.

  6. Tamam ben Allahın, kuranda emrettiği herşeyi kabul ediyorum. Zorlama da olmadığına göre bu noktada sorunumuz yok.
    Peki Türban’ı veya örtünmeyi kabul eden ve bunu Allhın emri olarak uygulayanlar, diğerlerini de uyguluyorlar mı? Siz böyle bir kimseyseniz cevap verebilirsiniz.
    Şunu merak ediyorum, günlük hayatını Allahın kurandaki emirlerine göre yaşamak isteyenler, bunu bir özgürlük olarak görenler, faiz almıyorlar mı? Dört kadınla mı evliler? vs.. Ve en önemlisi, tıpkı türban gibi bu konuları da kanuna bağlamak isteyecekler mi?

  7. Tansu,

    Yazıyı kaldırmışlar. Ama ben sana maillemiştim aynı zamanda, daha önce. Maillerine bir bak istersen.

  8. Şimdi Tansu Bey, her insanın belirli zaaf noktaları vardır. Zaaf noktaları olan insanlar belirli konularda günahlar işleyebilirler. Atıyorum bir adam 5 vakit namaz kılar, düzenli Kur’an’ını okur ama kadınlara bakmaktan da kendini alamaz. Elbette bu yanlış bir şeydir ancak sen madem kadınlara bakıyorsun namaz kılma ya da Kur’an okuma diyemeyiz ona. Ona diyeceğimiz tek şey; Allah seni kadınlara bakmaktan alıkoysun demek olur. Keza aynı şekilde bir insan başını örtebilir, bu Allah’ın emridir. Ancak faiz de yiyebilir ya da içki de içebilir. Bu onun günahlarıdır. Elbette bunları yapmaması gerekir ama insanların belirli zaafları vardır. Bize düşen onların olmamasını dilemektir. Ayrıca Allah dahi bu konuda insanların işlediği günahları affederken biz nasıl böyle bir hüküm veriyoruz değil mi?

    Allah dört kadınla evlenmeyi farz kılmamıştır. Lütfen biraz daha detaylı bir şekilde bakın konuya. Verdiğiniz ayette de zaten böyle bir şey yazmıyor. Evlenebilirsiniz demiş, evlenin diye emir buyurmamış. Kur’an’ın indirildiği Cahiliyye döneminde insanlar kız çocuklarını doğar doğmaz gömüyordu. Kadınlar aşağılık bir varlık olarak görülüyordu, eziliyordu, hor görülüyordu. İşte Allah da böyle yetimleri ve kimsesizleri eş edinin kendinize, onlara bakın demiş. Ve bakın nasıl da adaletli davranmayı vurgulamış değil mi ?

    Yine kölelik de aynı şekilde. O devirde kölelik anlayışı zaten vardı. Ancak insanlar kölelerine işkence ediyordu. Allah da onları köle edinin demiş. O dönem Müslümanların kölelerine davranış şekillerine bakarsanız bunu söylemesinin ne kadar doğru olduğunu anlarsınız.

    Dediğim gibi, herkesin inancı kendisini ilgilendirir. Bırakalım insanlar inançlarını yaşasınlar. Biz rahat davranırsak her şey yoluna girecektir. Biz bazı şeyleri sorun olarak görürsek olaylar sorunlaşmaya başlayacaktır.

  9. Sayın Kaan Fakılı,
    Birinci paragrafınıza binaen:
    İşte tam da bu yüzden din ile devlet işlerinin biririnden ayrılması, devletin hiçbir materyalinde din ile alakalı bir kanun/kural olmamalıdır. Zira herkes dinini farklı yaşar ve bir inanç meselesidir.
    İkinci paragrafınıza binaen:
    Ben din bilgini veya dil uzmanı değilim. Diyanet’in Kuran mealinden alıntı yaptım. Benim gibi bu konularda cahil birine (muhtemelen benden daha cahillerdi) inen Allah’ın kitabında mevzubahis cümle şöyle bitiyor “olmak üzere nikahlayın.” Yani cümlenin başındaki koşullar geçerli olduğu takdirde, bu ir emirdir. Hadi onu geçelim, Allah böyle söylemiş, bunun isteğe bağlı veya başka türlüsü olur mu? Ben eğer iyi bir müslümansam, Allah’ın ve peygamberin izinden gidiyorsam, etrafımda muhtaç kadınlar varsa onları nikahıma almalıyım gibi anlıyorum. Velhasıl birinci paragrafla aynı sonuca geliyoruz değil mi?
    Üçüncü paragrafınıza binaen:
    Elinize sağlık, yani budur işte benim ve benzerlerinin anlatmak istediği. Kuran ve islamiyet, dönemin şartlarında devrim yapmıştır. Ama şimdi bu koşullar geçerli değildir, değil mi?

    Son paragrafınıza da aynen katılıyorum. Bırakalım, AKP de bıraksın. İnançlı kızım okula başı kapalı gitmek istiyorsa, AKP’nin bayrağından başka birşeyle kapayıp gitsin. Tıpkı Almanya’da nazi işaretiyle okula gidemeyen naziler gibi.

  10. Abdurrahman Demis:

    “…Size helal olan diğer kadınlardan ikişer, üçer ve dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet aralarında adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz, o zaman bir tane ile veya sahip olduğunuz (cariyelerle) yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur.”<

    “Bu ayet, Hicretin sekizinci senesinde Nebi (s.a.v.)’e nazil olmuştur. Bu ayetin nuzül sebebi evliliğin dört kadın ile sınırlandırılmasıdır. Bu ayet ininceye kadar evliliğin hiçbir sınırı yoktu. Bu ayet, okunduğu ve anlaşıldığı zaman evliliği, aynı anda dört kadın ile sınırlandırdığı görülecektir.
    Ancak ayette yer alan;

    �Eğer adalet yapamayacağınızdan korkarsanız” < ifadesinin anlamı şudur: Eğer bu sayılar arasında adalet yapamamaktan korkarsanız bir tane alınız ve birden fazla kadınla evlenmeyi hemen bırakınız. Çünkü bütün iş, “adalet” üzerinde yoğunlaşmaktadır. Adaleti nerede bulursanız hemen onu yerine getiriniz. Sizin, bir tanesini seçmeniz ise zulmün işlenmemesine daha yakındır. Ayette yer alan;

    “Bu, doğru yoldan sapmamanıza daha uygundur” < ifadesi haksızlık yapmamanız, zulmetmemeniz için daha doğru bir davranıştır demektir. Ayette yer alan kelimesi, zulüm anlamındadır. Yönetici zulmettiği zaman denir. Aişe (r.anha)’nın Peygamber (s.a.v.)�den rivayetine göre; ifadesi �zulmetmeyiniz� şeklinde tefsir edilmiştir.”

    Ayet, çok evliliği mübah kılıyor ve onu dört kadın ile sınırlandırıyor. Fakat bu ruhsatı verirken aralarında adalet yapmalarını emretmekte, adalet yapılamayaca-ğından korkulması halinde ise tek kadınla yetinmeyi teşvik etmektedir. Çünkü adaletli olmaktan korkulması halinde bir tanesi ile iktifa etmek, zulmetmemeye daha yakındır. Bu ise, Müslümanın sahip olması gereken bir sıfattır.

    Burda bir diğer ayet zannedersem konunun ne anlama geldiğini çok iyi açıklamakta;

    “İki karısı olup, birini diğerine tercih ederek, birini bırakıp diğerine büsbütün meyleden kimse kıyamet günü vücudunun düşük bir tarafını çekerek veya bir tarafı felçli olarak mahşere gelir.”

  11. E iyi de, ben dördüne de adaletli davranacağıma inanıyorsam, alabilirim demektir.
    Ki konu bu değil. Sizin dediğiniz gibi olsun. Emir olmasın. Zaten Kuran’da benim yukarda yazdığım 4 tane emir yok sadece, bir sürü var.
    Soruma dönersek, “Siz işinize gelen ayeti mi tanıyorsunuz, yoksa size bazı kullar tarafından söylenenleri mi? Kuranın tümünü mü?”
    Sorum kişisel değil. ama bir cevap alırsam çok mutlu olacağım.

  12. Şimdi Hıristiyanlık ile Müslümanlığı ve Yahudiliği birbirine karıştırmamak gerekiyor. Müslümanlıkta ve Yahudilikte din insanların 24 saatini ilgilendiriyor. Hıristiyanlıkta durum böyle değil. 6 gün birçok şey serbest, 7. gün kilise var. Ben bizim inancımızdan hareketle söyleyim, Müslümanlıkt Allah’ın emirleri her şeyden üstündür. Devletin emirlerinden de. Eğer ki başını kapat diyorsa, burası kamusal alandır deyip ya da burası okuldur deyip kişinin başını açmasını istemek yanlış olur. Çünkü Allah her yerdedir. Kamusal alan ya da öğretim alanı gibi kavramlardan münezzehtir. Sadece din bağlamında da değil, birçok bağlamda insanların inançları onlar için birçok şeyin üstündedir.

    Allah’ın dört kadınla evlenin emri farz değildir. Ben o cümlenin bitiminden bunu anlamıyorum açıkçası. Yani bilmiyorum biraz yorumlama farkımız var sanırım. Ama isterseniz Diyanet’in fetva hattını arayıp sorabilirsiniz, 4 kadınla evlenmek farz mı diye. Hatta gerekli şartların sağlandığı taktirde diye belirtin.

    Kur’an’ı anlamak için dönemlere ve şartlara göre yorumlamak gerekir. Kur’an’ı gerçekten okuyanlar ondaki zamanın mükemmelliğini kavrayabilir. Şimdi Allah’a ve onun gönderdiği kitap olan Kur’an’a tüm kalbimizle inanıyorsak ve onun “son kutsal kitap” olduğuna inanıyorsak bazı şeyleri anlamak zor olmaz. Zira Kur’an eğer geçerliliğini yitirmiş olsaydı bugün dünya diye bir şey olmazdı. Çünkü geçerliliğini yitirdiği zaman kıyamet gelecektir. Onun için Kur’an hükümleri halen geçerlidir. Kur’andaki zaman mefhumları ne geçmişte kalır ne de geleceği söyler. Tüm zamanların bulunduğu bir kitaptır. Bunları anlamak için gerçekten biraz okumak yeter.

    Ben türban taraftarıyım. Hem de sonuna kadar. Hatta biraz daha genişletelim, ben herkesin inancını yaşamasını istiyorum. AKP ya da başka herhangi bir parti beni ilgilendirmez. Ha AKP’ye türbanı serbest bıraktırırsa teşekkür ederim o ayrı mesele. Ancak bu AKP’nin yaptığı her şeyi tasvip ettiğim anlamına gelmez. Türbanı CHP ya da DSP de serbest bırakmaya çalışabilirdi. O zaman da onlara teşekkür ederdim.

    Bence siyaset yapmayı bırakıp biraz empati dersleri almamız gerekiyor. Çünkü siyaset dediğimiz şey de insanların elinde şekillenen bir hamurdur.

    En büyük çağdaşlık özgürlüktür. Devlet bizim özgür olmamızı sağlamalıdır. Hayat tarzlarını kısıtlamak yerine birbirine baskı yapan hayat tarzlarını durdurmalıdır. Yani herkesin çıkarı için çalışmalıdır. Sen içki içmekten hoşlanırsın ben oruç tutmaktan. Ben senin içkine karışmamalıyım sen de benim orucuma değil mi? O zaman bir sorun çıkar mı ?

  13. Dört kadın konusunu örnek verdikçe kendimi bel altı vuruyor gibi hissediyorum. Onu geçelim.
    Diyorsunuz ki, örtünme kuranın kesin emridir. “Özgürce örtünme” kuranın emri değildir ve hatta kuranda geçmez de böyle birşey.
    Şimdi dürüst insanları tenzih ediyorum, ancak bana türban ve kuran yanyana kullanıldığında, bir düzenbazlık varmış gibi geliyor artık.
    Olay örtünmekse, belli başlı üniformaların mecburi olduğu ortamlarda inancını örtünmekten yana kullanan biri bunu çözebilir. Yani benim niyetim örtünmekse örtünürüm bir şekilde, illa türbanla örtünücem dersem başka birşey vardır altında.
    AKP’nin de artık açıkça itiraf ettiği gibi, türban bir siyasi simgedir ve AKP’nin icraatlarına bakacak olursak (yolsuzluk, kul hakkı, faiz vs) din ile alakası olmadığını bile söyleyebilirim.
    Nasıl ki Almanya’da nazi kıyafetiyle girilemiyorsa kamusal alana, Türkiye’de de herhangi bir siyasi simge ile girilememesinin özgürlükle uzaktan yakından alakası yoktur.
    Türban iyi bir ekmek kapısıdır AKP için. Benim burada konuyu gündeme getirdiğime bakmayın, hepsi türbanın serbestleştirilmeyeceğini adı gibi bilerek girdiler bu olaya. Genelkurmay, CHP, Yargıtay ısrar etse dahi, AKP’nin türban işini çözeceğini sanmam.
    AKP ayan beyan “bal tutan parmağını yalar” siyaeti uygularken, türban gibi bir rantdan vazgeçemez.

  14. Söylediklerinizin bir kısmında haklısınız. Eğer türbanı serbest bırakırsa bir sonraki seçimlerde serbest bıraktık diye oy alacak, eğer türban yasağı devam ederse de biz yapmaya çalıştık ama yaptırmadılar diyecekler. MHP nasıl milliyetçilikten nemalanıyorsa, CHP nasıl Atatürkçülükten nemalanıyorsa AKP de dinden ve türbandan nemalanıyor. Bunu herkes biliyor zaten. Bu konuda hemfikiriz.

    Türban dediğimiz şeyi fazla abartmamak gerekir bence. İsteyen fiyonk şekilde bağlar isteyen toplu iğne ile tutturur. Pek karışılmaması gerekiyor. Takan kişilere de saçını göstermesin de nasıl takarsa taksın gibi bir şey söyleyebilirim ancak.

    Sadece türban takanlar kötü değildir bunu da unutmayalım. İnsanların büyük çoğunluğu günah içinde yüzüyor. Bu toplumumuzun bir sorunu maalesef. Buna türban takan da takmayan da bulaşıyor.

  15. Tansu,

    Link yine çalışıyor, yazı geri gelmiş üstelik :-D

  16. bel altı/bel üstü bir çok soruya cevap verilmiş iki site var:
    1- http://www.hayrettinkaraman.net/sc/index.htm
    2- http://www.sorularlaislamiyet.com

    yardımcı olur umarım.

  17. son sorunun cevabı tevafuken sitedeki bannerda gözüme çarptı: http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=9821

  18. cihanser Demis:

    yorum yapmak için yorulmaya değmez ama sinir bozucu bir yazıolduğu için sadece karalayayım dedim. yani kutsal ayetleri alıp yazınıza alet etmişsiniz. bama sizin o ayetleri anlamaya aklınız yetmez. saygılar.

  19. cihanser Demis:

    yorum yapmak için yorulmaya değmez ama sinir bozucu bir yazıolduğu için sadece karalayayım dedim. yani kutsal ayetleri alıp yazınıza alet etmişsiniz. bama sizin o ayetleri anlamak için önder sav gibi olmaısınız:) saygılar

  20. cihanser aptal aptal konuşma, sorulara verecek cevabın yoksa git namaz falan kıl.

  21. cihanser Demis:

    birden sayın başbakanımız gib bir tepki verdiniz hayırdır. klişe bir gelenek görenek “eleştiriye hiç gelmemek”

  22. ne eleştirisi?
    Ben bir soru sordum, kafan basmıyosa susar gidersin.. Ben bir eleştiri göremiyorum. Klasik kafası basmayan dindar tepkisi görüyorum sadece.Aklım yetmezmiş

  23. cihanser Demis:

    Faiz alıyor musunuz? islamcılar almaz senben alırız dostum birinci cevap.
    soru2Eğer ayetlerde belirtilen şartlar oluşursa, yani hepsine eşit davranabileceğinize inanıyorsanız, dört kadın alacak mısınız veya kadınsanız üzerinize üç kadın kabul edecek misiniz? Bunu tercih etmiyorsanız dahi, Allahın emri olduğu için bu konuda özgürlük isteyecek
    misiniz?
    Başka din mensuplarıyla ilişkileriniz nasıl?
    diğer dinliye de dinsize de saygımız sonsuz. ama tutup ta senin herşeyimi onlara anlatacak halim yok. senle şimdi msn den tanşsak sen bana her şeyini anlatırmısın dostum.
    Başka din mensuplarıyla ilişkileriniz nasıl?

    cevap2: bu bir serbestliktir ayetteki koşullar olursa herkes istediğini yapar. evet 4 hanım da alır . birileri gibi namuslu görünüp her gece bir kadınla metres hayatı yaşamaz . haftada bir kadın değiştirmez ve kadınlarına saygılı olur.
    soru3:Köle edinmeyi düşündünüz mü?
    bu ayetler köleliği kaldırmaya zemin hazırlamıştır.ve köleliği kaldırmıştır … ama siz eşitlik adelet dersiniz dünyada toprraktan ekmek yapıp yiyenleri görmezsiniz. sen ne yapıyorsun dersen ben ortadoğuda zihniyeti bozukların yetim bıraktığı onlarca kişiye bakıyorum.

    Siz işinize gelen ayeti mi tanıyorsunuz, yoksa size bazı kullar tarafından söylenenleri mi? Kuranın tümünü mü?
    her ayeti ytanırız biliriz ne anlama geldiğini araştırıız senin gibi sadece yüzüne bakıp sorular hazırlamayız. neyse ya direkt sevdim seni be abi saygılar. yani seni diğer arkadaşların yaptığı gibi islami sitelerin linklerini falan vermicem ister araştır ister araştırma yani hiçç umrumda değil. yani senin her şekline saygı duyarım . tabi sen beni hemen islamcı ettin oda ayrı bir mevzu :D

  24. E kafam niye basmıyo o zaman, genelde islamcıların bastığı konulara basmaz benim kafam da..

  25. cihanser Demis:

    bence çok iyi basar da sen kendini böyle bir şeye inandırmışın be abi:) blogunu biraz gezdim de ..orjinal yazıların var böyle kendini ben şucuyum diye sınırlandırma bence… benim gibi oldermişim sakın haaa. :D başkalarının yaptığı birdefa benim hiç umrumda değildir. özgün olmam lazım yani benim…bana liberal de derler solcu derler islamcı da derler . delerrr derlerrr. ama özgün olmak lazım bu memleket için faydalı olacak birşeyler yapabileceksek özgün olmalıız.. özgün olmalıyım ama egeist asla …

  26. bozguncu, bölücü ve kötü niyetli kara adam TANSU
    hala ortalığı karıştırma ve hizipçilik çabalarından vazgeçmedin
    siten ceza aldı erişime engellendi ama sen bundan ders almadın
    çarpık ve sapık fikirlerini yayma peşindesin
    rahat duramıyorsun hep birşeyleri karıştırma ve çarpıtma peşindesin
    ALLAH bizi senin gibilerden tez zamanda kurtarsın

  27. AnTiBiYoTiK Demis:

    TANSU SEN PİS BİR MİKROPSUN

  28. Amin amin.
    Sorulara cevap yok sanıyorum…

  29. Tansu Günay şekillere takılma İslam zorlaştırmaz kolaylaştırır. Din hakkında eksikliklerin varsa üzülme devletin Diyanet işleri Başkanlığı var.

    Neyse işin dini yanı beni ilgilendirmiyor herkesin kendi tercihi ama emin ol Tansu Günay bundan sonra kamusal alanda etekle dolaşacak diye bir kanun çıksaydı ve Tansu Günay pijamayla dolaşmak isteseydi ben Tansu Günayın pijamayla dolaşma hakkını da savunurdum ;)

  30. Sonuç olarak, Kuran’ın emrettiği zilyon şeyden, işine gelenleri uygulamayı sorunlaştıran, işine gelmeyenleri uygulamayı konu bile etmeyen bir dindar kesim görüyorum. Yanlış mıyım?

  31. Kardeşim sen o ayetide emir değil diyorsan ona ben karışmıyorum.Ama bir başka kişi bunu takma özgürlüğüne sahip olmalıdır. :S Yane ülkemizde affedersiniz metrosexsueller var ve serbest ise başörtü takanlarda serbest olmalı…
    Mustafa Kemalin Şapka kanununuda unutmayın :)
    İşinize gelen kanunları mı uyguluyorsunuz?

  32. Mustafa Kemal’in deği o kanun. Türkiye Cumhuriyeti’nin.

  33. ikutluay Demis:

    @tansu

    aytlerin indikleri ortamı bilmeden kelime anlamıyla yazıpta başımıza deniz baykal gibi fetvacı kesilme. Mekkenin fethinde birisi müşriklere olayı haber verince uyarı olarak inen ayeti alıp farklı bir yorum yapıyorsun. bilmeyende seni cidden bu konularda bilgili sanacak.

    hem ayeti yazıyorsun hemde emir diyorsun. ayeti biliyorsan emir değil ruhsat olduğunu görrürdün. tabii görmek istiyorsan

  34. ikutluay Demis:

    @tansu

    şapka kanunu kiminse kimin.. sonuçta kanun. neden senin şapkasız resimlerini görüyoruz o zaman. yoksa sen gericimisin. ? Atatürk kendisi demiş türk milletinin milli serpuşu şapkadır diye. Nerde senin Atatürkçülüğün

  35. Valla hocam çok güzel kılıfına uydurulmuş..
    Başörtüsünün de çöl fırtınası ortamı için inmediği ne malum?
    Veya o zaman, gerçekten kuranın bir bölümünden bize ne mi diyeceğiz yani..
    _Kuran’da dört kadın alabilirsiniz diyor.
    _Salla baba, o zamanın şartlarıyladı..

    Böyle mi?

  36. ikutluay Demis:

    O pilav çok su götürürde hala şapkanı göremedik ?

  37. Benim kanuna aykırı olmadığımı iddia etmedim hiç bir zaman.. Tek kanunsuzluğum da şapka değil.
    Artı kanunlarla ilgili “dünyanın tüm ülkelerinde uygulanan bazı ihlalller vardır” . Mesela Amerika’da bazı eyaletlerde idam cezası kalkmadığı halde, idam cezaları uygulanmaz. Türkiye’de de kalkana kadar bir müddet uygulanmadı kanunda olmasına rağmen.. Bir çok ülkede abuk subuk binlerce kanun duruyor fakat uygulanmıyor.
    Ben insanlar tarafından yazılmış, değiştirilmesi düşünülebilir kanunlarla Allahın kitabını karşılaştırmak istemiyorum şahsen..
    Demek benim bilgisizliğim.. Gerçi ben ruhban sınıfı da yoktur diye biliyorum ama, belli ki birileri “bab işinize gelmeyen, birilerinin kıllık çıkartabileceği ayetleri sallamayın fetvasını vermiş”
    Din, hangisi olursa olsun dürüst olmayı gerektirir. Kutsal kitap Allahın kelamıdır, “allah burada bunu demek
    istemiştir” “allah bu ayeti dönemin şartlarına göre indirmiştir ama yazmamış bunu işte sen anlayacaksın” “allah miras paylaştırımında kız çocuklara az pay verirken yüzde yüzyirmi gibi matematiksel olarak imkansız bir hata yapmıştır”
    Dürüst olun, kuran kutsal kitaplar arasında değiştirilmemiş olmasıyla önplanda ama özde değil sözde değiştirilmemiş.. nasılsa okuyan yok, salla ne tutturursan.

  38. ikutluay Demis:

    @islamda ruhban sınıfı yoktur.

    ama derdin kıyafetse bence isteyen istediğini giymeli. İstisnai tek konu olmak kaydıyla… Kimlik tespiti sıkıntısından bahsediyorum…

    Şöyle düşün kıza bir erkeğe 2 oldu. sence bu adil değilmi. kız evlendi kocasından gelenle oldu 3. erkek evlendi kızdan gelenle oldu 3…

    Şimdi sen delisin lafı normal olarak hakarettir. Ama başka bir ortamda bu lavf şaka olabilir.

    Kuran yorumu seni beni aşar. bir defa ok iyi arapça gerek. ve o devrin olaylarınıda bilmen gerek. Öyle eline sözlük alıp kuran alimi olunmuyor.

  39. Gerçekten din ve matematik bir arada olmuyor sanırım..
    Her çocuğa herkes eşit verirse, nasıl ordan gelenle üç burdan gelenle beş olur?

  40. ikutluay Demis:

    5 nerde yazıyor burada ?

  41. ŞAka yapıyorsun herhalde..

  42. Nazlı-AKPli yorumcu Demis:

    Tansu çok merak ediyorum dini görüşlere bu kadar soğuk yaklaşman neden acaba..
    Müslüman mısın değil misin sorum bu değil sadece müslümanlığa alerjin mi var ibadet edenleri ezik mi görüyosun acaba…
    Ben müslümanım ama benim gözümde müslümanda aynı hristiyanda, yahudide
    Allah[c.c] diğer dinlerden olan kullarından rıskı esirgemiş mi hayır o halde ben nasıl hak esirgerim…
    Herneyse konunun dışına çıkmadan yazıcam…
    Ben müslümanım oruç tutuyorum ama kapalı değilim..
    Yada Kuran okuyorum ama namaz kılmıyorum…
    Yani hepsini birden yapmıyorum eksiklerim var..
    Peki ben türbanlı olsaydım eğer bunların tamamını yapmak gibi bir mecburiyetim olur muydu?
    Hepsinin sevabıda günahıda ayrı birarada yapmam inancım gereği gerekli ama yapmıyor olmamada benim kapanmama engel değil ki…
    Türbanlılar bütün ibadetleri yerine getirecek dışarıda sevgilisiyle gezmeyecek vs bu ağır baskıda laikliğe dahil mi?
    3 4 eşliliğe gelince evet o eskide kaldı artık bayanlar bir başka eş kuma istemiyor..
    Kurandada böyle bir zorunluluk yok alabilirsiniz diyor
    illaki alacaksınız demiyor…
    Tekrar türbanla ilgili bi sorun geldi aklıma
    Neden türbanda farklı bir örtünme biçimi değil diye soruyordunuz..
    Evet farklı bir biçimdede örtünebilirler ama onlarda genç onlarda dışarıdan düzgün görünmek istiyolar
    Başkalarının dediği ninelerimiz başörtüsü örtüyordu muhabbeti gerçekten çok komik
    o halde hepimiz nineler gibi giyinelim
    türbanlı türbansız herkes nineler gibi giyinsin…
    Unuttuğunuz bişey var türban takan gençlerinde zaafları var onlarda güzel görünmek istiyolar…
    Bunun doğru veya yanlış olduğunu günah veya sevap olduğunu yine Allah[c.c] bilir sizler değil…

Yorum Birakin