Ayıptır söylemesi beni tanıyanlar bilir. Gerekirse adamı itin bi taraflarına sokar çıkartırım. Doctus.net üzerinde daha kimseye böyle bir şey yapmadım, o kadar diyelim.
Şimdi, Shiftdelete adında, ana sayfasında auto-refresher kullanmak vasıtası ile hitlerini arttırıp reklam verenlerini kazıklayan bir site var. Bu sitede ahlak şu seviyede. Bir haber bulunur, çevrilir veya Türkçe ise değiştirilir, yayınlanır ve altına çatır çatır, sanki o haber yapan ecnebi kardeşimiz babasının oğluymuş gibi kendi imzaları atılır. (gerçi insan babasının oğluna bile yapmaz böyle birşey)
Ben bu konuya değinmiştim, ben gerek doctus blog’da gerek forumda gerekse burada bir çok sitenin, etik olmayan, yanlış tavırlarını eleştirdim. O ana kadar içinde cehaletin yanısıra terbiyesizlik de bulunmayan kimseler, bu eleştirilerimize teşekkür etmişlerdir. Ancak biraz evvel bir blog haberine Shiftdelete’in editörü veya başka birşeyi olan bir arkadaşımızdan tehditkar bir mesaj aldım.
SDN’de bu açıkla ilgili hazırladığımız çözümü bulabilirsiniz.
****
Umarım bu yorumum editör tarafından engellenmez. Doctus’un önceliğinin güvenlik mi başka şeyler mi olduğunu öğreneceğiz bu şekilde.
Elbette bir “it operasyonu” yapmayacağım. Yalnız bundan sonra haber çalarken dikkatli olsunlar.

Temmuz 13th, 2007 at 09:43
Valla bir insan ya da kurum insan değilse, sen onun insan olmadığını söylesen de o insan değil, söylemesen de.
Temmuz 13th, 2007 at 16:29
Sormazlar mı adama hani bir kere bakıp koşup kaçmıştın Ekşi Sözlük’ten diye?
http://tansu.doctus.net/blog/2007/07/11/bilmediklerim/
Biraz tutarlılık lütfen.. İlgi çekmenin başka yolları da var.
Ben iddia ediyorum ki o cümlem olmasaydı yorumum siteden kaldırılacaktı. İşe yaradığı için cümlemin arkasındayım.
Temmuz 14th, 2007 at 00:26
Sevgili Saner,
Doctus Blog’da hiçbir yorum bugüne kadar (spam hariç) kaldırılmadı.
Ekşisözlük den bi kere bakıp kaçmış olmamı neden belirttiğini ve tuarsızlık olduğunu anlamadım
Temmuz 14th, 2007 at 06:09
Peki o zaman ben özür diliyorum Doctus hakkında yanlış bir şey düşündüğüm için.
Ekşi Sözlük’e bağlantı vermişsin de ondan dedim ama boşverelim, bir anlamı yok. Uzadıkça çirkinleşecek.
İyi günler.
Temmuz 14th, 2007 at 06:47
Eh anladığınız buysa diyecek birşey yok. Evet yalan söyledim, maalesef Ayşe Arman’dan da, Antalya’dan da diğerlerinden bir kere bakıp kaçamadım.
Ama konumuz SDN’nin etik dışı hareketleri, ve siz isteseniz de istemeseniz de siz başlattınız. İstediğiniz kadar yorumunuzun silineceğine inanın veya yukarıda yazdığım bir kaç şeyi bile yok sayın. SDN bunları yapıyor ve siz de bunun bir parçasınız. Örneğin 80 saniyede bir auto refresh koymuş. Bir kullanıcı 5 dakika kalsa, 3 kat fazla izlenme oranı göstererek 3 kat fazla haksız kazanç sağlayan, bunu para veya hit olarak çalan bir site. Buna ve gerekirse sayacağım onlarca etik dışı harekete hazır mısınız? Veya en basitinden bunu destekliyor musunuz?
Temmuz 14th, 2007 at 08:05
Evet anladığım o, daha doğrusu şu: beğenmeseniz de Ekşi’yi kullanıyorsunuz. Doğru mu?
Bahsetiğiniz oto-güncelleyici sadece anasayfada mevcut. O da gerek forumdaki son mesajlar, gerek son yorumlar, gerekse yeni girilen haberlerin en kısa zamanda okuyucuya yansıtılması için kullanılan bir yöntem. Merak etmeyin oto-güncelleyiciyle sayfa gösterimi artabilir ama tekil ziyaretçi sayısı artmaz. Reklamverenler bunu göremeyecek kadar aptal da değiller. Kaldı ki bu yöntem onlarca sitede kullanılırken (hem de sadece anasayfada değil tüm sayfalarda ve daha kısa aralıklarla) sizin hedef olarak SDN’yi seçmeniz düşündürücü. İsterseniz örnek verebilirim.
Ayrıca etikten bahsetmişsiniz ama diğer tartışmamızdaki iftiranızın yanlış çıkması nedeniyle bir özür duyamadık sizden. Onun yerine “Tamam canım…” diye geçiştirip belaltı vuruşlara geçtiniz. Bense ilk mesajımdaki iddianın yanlış olduğunu söylediğiniz için özür diledim. Kim daha etik?
Temmuz 14th, 2007 at 14:26
Hangi iftira?
Bir de kim kimi seçti iyi düşünün? Amiyane tabirle kendiniz gelip kaşındınız. burada yaması var deyip bıraksaydınız hiçbir şey bu kadara uzamayacaktı.
Doctus Güvenliğe mi yoksa başka birşeye mi önem verdiğini sorgulama SDN ye kalamdı maalesef?
Tekrar soruyorum hangi iftira.
Artı auot refresh ile alakalı konuya gelirsek, biz doctus olarak SDN ye banner vermiştik ve işlemler izlenme üzerinden yapılıyordu, tekil ziyaretçiden değil.
Temmuz 14th, 2007 at 14:28
yazım hatalarım notebook yüzünden oluyor bu arada kusura bakmayın
Temmuz 14th, 2007 at 14:55
İftira dediğim olay Firefox çözümünün bir yerlerden alıntı/çalıntı olduğu iddiası. Siz de bunu yapmasaydınız olay bu kadar uzamayacaktı. Ayrıca ben olayın başından beri bütün yazılarımı Saner Apaydın olarak yazıyorum, Doctus’u sorgulayan varsa benim, SDN değil. SDN olarak burada değilim. Ama farkına varamamışsınız ki bütün suçlamalarınız SDN’ye karşı. Benimle ilgili bir derdiniz varsa onu söyleyin, yoksa bundan sonra SDN’nin savunuculuğunu burada yapmayacağım. Bilmemkaç ay önce verdiğiniz banner yüzünden içinizde kalanlarla ilgilenmiyorum.
Temmuz 14th, 2007 at 15:05
Ben iftira atmıyorum ki. Açık bir şekilde esas kaynaktaki tarih sizinkinden önce.
Birde benim içimde kalanlar, doctus’un neye önem verdiği gibi şeyleri dile getirmeniz öyle komik ki.
Doctus’un bir popülerlik kaygısı yok.
Benim umurumda değil SDN’nin müşterilerini kandırması veya diğer eleştirdiğim sitelerden bir diğer örnek olan habertürk’ün “çakma” haber yapması.
Benim eleştirilerime bu tarzda yaklaştıkça siz(ler), beni okuyan akıllı okuyucular maalesef haklı olduğumu görüyorlar. Benim başka bir çıkarım yok zaten, bana yeten budur.
kişisel olarak kimseyle derdim yok. (markalaşmamışsa) o yüzden mesela bir hafta sonra sizinle ortak bir proje yapmaya kalkarsak asla gocunmam. Ben SDN yi eleştiriyorum. Tamamen yalan bir haber çıksa orda, beni yazarı asla ilgilendirmez. O yüzden tekrar ediyorum, kesinlikle sizinle ilgili bir derdim yok.
Temmuz 14th, 2007 at 16:53
O zaman konu kapanmıştır.