Evet Paranoyağım, Ama Takip Edilmediğim Anlamına Gelmez

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Dağlıca şehitleri halkın canını fazlaca sıkınca Hükümet şehit haberlerine sansür getirmeye uğraştı. Hatta bu niyeti reddedilince peşini bırakmadı. Belki hala uğraşıyorlardır.

Sebep açık, terör tırmandıkça, ocaklar söndükçe hükümete yükleniyor halk. Çünkü biliyorlar asıl sorumluları. ama halk kim? Amerikan senatosunda, ermeni soykırım tartışmaları sırasında, “Türkiye müttefikimiz, bu karar çıkarsa iyi olmaz” diyenlere karşı şu cümle açıkça kuruldu hatırlatırım; “Türkler bir iki gün konuşup unuturlar”

Neyse efendim, fazla tepki çekmek istemiyorum ama aptal bir milletiz, dillere de destan olduk.

Son dört şehit haberini veriyorum size:

Namaz Dağı’nda kazayla patlayan el bombası ile iki şehit.

Operasyon dönüşü araç kazası sebebiyle bir şehit, 15 yaralı.

Üzerine kaya düşmesi sonucu bir şehit.

Hakkari’de elektrik çarpması sonucu nöbet tutan asker şehit.

Ve bugün, bir uçak kuleye inişe geçtiğini söylüyor, kule onaylıyor. Uçak rotasıyla alaksız bir yerde, bir tepenin ardına düşüyor. Hava temiz, uçağın bakımları tamam.

Yerseniz…

TSK Yetkilendirildi. Anlamı Nedir?

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Başbakan bizzat açıkladı: ‘TSK, 28 Şubat tarihi itibariyle yetkilendirilmiştir’

Şimdi malum yazarlar diyecekler ki, bu caydırıcılıktır. Artık Türkiye’nin caydırıcılığı vardır.

1992 yılında Şemdinli’ye saldıran teröristler İran’a kaçtılar. 19 askerimizi öldürdüler, İran’a kaçtılar, İran karakolu teröristlere destek verdi. Teröristleri kovalayan askerlerimiz, havadan vuracaklardı, ama İran’dalar diye vurmadılar. Ve dönemin Cumhurbaşkanı Özal bölgeye gitti. Şu tarihi açıklamayı yaptı; “Ben olsaydım vururdum.”

15 sene sonra, gene bir başbakan, gene şehitler, gene terör ve gene açıklamalar.

Şu saatten sonra Türkiye’nin bölgedeki caydırıcılığı ıssız dağlardaki kurda kuşadır, onlar da kaldıysa. Ama her devrin politikacısı vardır, şehitlerin kanıyla halkı kandıran. “Ben olsaydım vururdum”

Zor vururdun! Kaçan senden kaçıyordu sanki…

Büyümez Ölü Çocuklar

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Eski Ahit şöyle der; “bir hayat kurtaran, dünyayı kurtarmış demektir”.

Ben de şöyle derim; “bir bebek evinde donarak ölürse, tüm ülke ölmüş demektir”.

Dört aylık bir bebek, soba olmadığı için, yakacak bir şeyler bulunamadığı için, evinde çatısı olmadığı için, donarak öldü.

Hiç dört aylık bir bebek gördünüz mü? Parmağınızı avuçladı mı hiç dört aylık bir bebek? Bütün dört aylık bebekler yapar bunu, siz parmağınızı uzatırsınız, o sıkar. Ağlamadan bir şey anlatmaya çalıştığı tek kabiliyeti budur dört aylık bebeğin.

Dört aylık bir bebek, evinde soğuktan donarak öldü. Ölmeden bir saat önce ağlamayı bırakmıştır, belki hiç ağlamamıştır. Belki sıkacak bir parmak aramıştır o an. Soban yok, paran yok, çatın yok, dilin yok, dermanın yok, nüfüs cüzdanın yok, dört aylıksın dört… Tabutun bile yok. Sen de yoksun artık…

Neresinden girsem konuya, terbiyesizlik olacak. Kendimden miğdem bulanacak, biliyorum. Şaha bundan dört ay önce, Urfa’da doğdu. 15 yaşında imam nikahıyla evlenen kuzenlerin üçüncü çocuğu. Babası askerde, anasının artık ince suntadan bir çatısı var.

Senin şehrin, 11 kişi seçti Devlet olsunlar sana diye. 9′u iktidarda, 2’si bağımsız. Sen onlar için gerçekten hiç varolmadın ki Şaha Bebek. Anan baban hiç evlenmedi ki, sen varolasın. Sen donarak öldün diye, evinizin muşamba çatısının yerine sunta çaktılar.

Dört ay önce balkonda bir saksıya attığım tohumlar yeşerdi. Çiçekleri yok ama bildiğin akşam sefası işte.. Senin kadar büyüdüler. Temmuz’da kurulan hükümet senden biraz büyük Şaha. Sen onlar için hiç olmadın ki ölesin. Sen şimdi kardeşlerin için sunta oldun.

Telekom Grevi Bitti, Haberiniz Var Mı?

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Son bilmem kaç yılın en büyük grevini yaptı Telekom. 25 Bin kişi iş bıraktı 44 gün boyunca ve toplamda 1 Milyon 100 Bin iş günü kayboldu. Peki grevi hisseden oldu mu? Sevgili Emin Çölaşan, yoldan geçerken grev gözcülerine, “böyle grev olmaz, bir etkiniz olmuyor. O yüzden de sesiniz duyurulmuyor” demiş. Yani grev yapacaksan, o sektörde verilen hizmetin durması gerekir.  Örneğin otobüs şöförleri grevi yaparsa, halkın ulaşım problemi baş göstermelidir ki sesleri duyulsun. Doğrudur.

Ancak benim bir konuda şüphem var. Telekom çalışanları işleri aksatmaya çalıştılar. Çalıştılar ama başaramadılar. Diyorum ki, acaba Telekom’un sözleşmeli çalışanları, grev süresi boyunca hzmeti sürdürebildiler mi? hiç gerçek bir aksama ile karşılaşan oldu mu? Grevden önce defalarca verdiği hizmeti eleştirdiğimiz Telekom’da 25 bin kişi birden iş bıraktığında, işler eskisi gibi yürüyor mu yoksa?

İhaneti Gördüm, Erdal Sarızeybek

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Pozitif Yayınlarından bir araştırma. Belge yok, gerek yok. Çarpıtma yok, hepsi gözümüzün önünde olan şeyler. Hep birlikte yaşadığımız şeyler. Sadece arka arkaya sıralanınca fena çarpıyor.

Her kitapçıda bulabilirsiniz. Bir çırpıda okunan cinsten. alın, okuyun.

İhaneti Gördüm 

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in