Oynak Ama Hüzünlü Şarkılar

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Bazı şarkılar vardır, hem oynak hem de hüzünlü.

Bu şarkıları bazı toplumlar anlayamazlar, bu sebeple de yapamazlar. İngiliz kültüründe, Amerikan kültüründe böyle şarkılar yoktur. Oynarken gözünüzden yaşlar süzülür.

Bizde vardır; Bir kız seversiniz, anası vermez. Parasızlıktan, işsizlikten alamazsınız sevdiğinizi. Sonra para kazanmak için uzaklara göçersiniz, gerekli parayı kazanıp döndüğünüzde sevdiğinizi başkasına vermişlerdir. İşte o an çalmaya başlar böyle oynak ama hüzünlü şarkılar kafanızda.

Yaşadığınız toprağın çelişkileri, çatışmaları, renkliliği yansır üzüntünüze. İngiliz olsan, alırdın kimseye sormadan zaten kızı, gerek olmazdı böyle şarkılara.Yukarıdaki filmde gördüğünüz sahne bir zamanlar Yugoslavya denen topraklarda yaşanmıyor artık. Filmde gördüğünüz oğlan Bosna’da, kız Sırbistan’da yaşıyor.”Ederlezi avela”, hıdrellez geldiğinde ben evde olmayacağım.

Güncelleme:

Az önce Ertuğrul Söyler’in blogunda gördüğüm benzer bir yazıda, yukarıdaki sahnede Perhan rolünü canlandıran Davor Dujmovic’in girdiği bir bunalım sonucu 1999 yılında intihar ederek hayatını kaybettiğini öğrendim. Gerçekten “ederlezi avela”, yani hıdrellez geldiğinde evde olamamış.

Akşamcılara; Vol3

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Bir müddettir akşamcıları ihmal ettik :)
Türk musiki tarihine, tek başına konser verme geleneğini getiren Münir Nurettin Selçuk’dan “Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış’tan”

Barzani: Kürtlerin kanı bu kadar ucuz değil

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Barzani konuştu:

Kürt halkının kanı bu kadar ucuz değildir

Ağız yapma, kaça olur onu söyle?

İnternet Rahatsızlık Vermeye Başladı

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Acaba ben mi paranoyaklık yapıyorum gene?

Geçtiğimiz günlerde  iki muhteşem gazete yazarının aşağılamasıyla karşılaşmıştık. Bunun yanında çıkan “sansür” yasalarını eleştiren veya en azından yorumlayan bir köşe yazarına rastlamadım henüz. Bugün de bir diğer köşe yazarı, çok alakasız bir konuda yazarken arada internete ve internet yazarlarına giydiriveriyor. Mansur Forutan adlı “Küçük Hıncal”, Hıncal Uluç’u eleştirdiği bir yazıda, internet ile alakalı hiç bir konu geçmemesine rağmen bakın nasıl bir cümle kuruyor:

Gene aynı yıllar. Internet falan yok, simitçiler futbol yorumcusu olmamıştı daha…

Bana kalırsa, bir kısmının “soyadları aynı”, bir kısmının popstar jurisi, bir kısmının üretme özürlü olduğu köşe yazarlığı camiası, hafiften tutuşmuş durumda. Çünkü düzen bozuluyor. İnternette klavyesi olan, blog açan herkes gösteriyor ki bir çok köşe yazarının yaptığı çocuk oyuncağıymış. Kolaymış, abartılacak bir yanı yokmuş. İki yabancı dergi okuyup, dört Avrupa şehri gezip hiç olmadı en yakınındaki “diğer” popülere giydirmekleyapılabiliyormuş bu iş…

Geçmiş olsun gençler…

Türk Hackerlar İle İlgili Gerçekler 3

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Sözde Hacker, Özde çapulcu olan bu varlıklar hakkındaki gerçekleri ortaya koymaya devam ediyoruz. Daha önce bu konuda iki yazı yazmıştım. Eğer okumadıysanız önce onları okumanızı tavsiye ederim.

Türk Hackerlar İle İlgili Gerçekler

Türk Hackerlar İle İlgili Gerçekler 2

Ayrıca Doctus’ta da bu aralar bu çapulcuların, popüler antivirüs yazılımı F-secure’un destek forumlarını bozarak, gücümüzü tüm dünyaya göstermeleri ile alakalı enteresan bir sohbet sürüyor.

Konumuza dönersek, bu yazıda kendini hacker zanneden bu timlerin ne kadar bilgisiz ve cahil olduklarını anlatacağım. Hem de sosyal ve kültürel anlamdaki cahilliklerini değil, o zaten malum, teknik anlamda ne kadar cahil olduklarını göreceksiniz.

Kendimi bu konuda konuşmaya yetkin gördüğüm andan beri, bu tarz çapulcu tayfasının bırakın gerçek bir hacker olmak, orta seviye bir yazılımı düzgün kullanmaktan aciz insanlar olduklarını söylemişimdir. Bunun bir örneğini wiki düzenleyip hackledik sandıklarında görmüştük. Bir başka “hack” forumunda ise “üstadımız”Linux sistemlerin hacklenmesinin daha kolay olduğu üzerine verdiği bir derste, Linux’un dışardan girişe izin vermediği için, şişip işlemcisini yakabildiğini tecrübe etmişti.

Bunlar farazi cahillikler elbette, asıl yaptıkları işin ne olduğunu bilmeyecek ve maalesef gelecekte de hiç bir zaman bilemeyecek kadar cehalet içindeler. Sürekli bir saldırı halindeler. Örneğin ayyildiz timin sitesinden gördüğüm kadarıyla “Avusturya Saldırıları” başlamış şu sıralar Sanal savaştalar. Avusturya’daki sitelerden açık yakaladıklarının anasayfasına Atatürk’ün resmini koyacaklar.

Be dıngıllar, bu mudur sanal savaş? Rusya ve Slovakya birbirine girdi 4 ay önce sanal savaş diye, adamlar evlerinden internete bağlanamadı. İşyerleri kapandı. sistemler sizin deyminizle “şişti şişti patladı”. Siz sanal savaşı site sayfası değiştirmek sanın. MSN’den birbirinize “dınklatma” savaşı da yapıyor musunuz? Kerkük cephesi komutanı dıngılhekır bildiriyor:

Komtanım bugün 7 Avusturyalı 5 Amerikalı, 4 tane de Belçikalıyı MSN’de dınklattım, İsrailliler dınklatma özelliğin kapattıklarından 12 tanesine “nah yapan” smiley yolladım.

Aferim

Saol

Tabi burada sanal savaşın ne olduğunu anlatıp, arkadaşların kafalarını karıştıracak, kendilerini herkesin kız arkadaşıyla geldiği partide kalan tek sap olarak hissettirecek şeyler yapmayacağım. Bu da size ukte kalsın sözde hacker, özde dıngıl kardeşlerim

Kadın okurlarım gene kızacak bana ama bu vandalların yaş ve zeka itibariyle dertlerinin ne olduğunu biliyorum, kendinize kız arkadaşlar bulun.

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in