Geçtiğimiz haftalarda güzelce bir kızımız “benim oyumla dağdaki çobanın oyu..” dedi ve gündemi çalkaladı. Bu konuda aslında söylenmesi gereken çok şey var. Birincisi NTV televizyonuna; ağzından çıkanı kulağı duymayan, entellektüel kapasitesi yetersiz kişilere (sanırım) canlı yayın programı yaptırırsanız olacak budur.
İkincisi bu görüşe, yani değişik kesimlerin oyunun değişik değerler ihtiva etmesi görüşüne şiddetle karşı çıkıp ortalığı fikir çamuruna boğan “libo-demokratlarımız” ın demokrasi anlayışı ile gerçekten adını hatırlamadığım güzel kızımızın canlı yayın anlayışı arasında bir fark olmaması. Binlerce yıldır tartışılan bir konuyu gündeme taşımış birisi, en demokratiklerden biri de “o tartışma 60 sene önce kapandı” deme dingilliğini bile gösteriyor. Hadi yahu, hangi demokrasidensiniz siz acaba?
Üçüncüsü ve en acı olanı, binlerce yıldır tartışılıp, sanıyorum ki hiçbir devletin uygulamaya cüret edemediği bu oy sisteminin ülkemizde şahane bir şekilde yıllardır uygulanmakta olduğu gerçeği. Evet barajdan söz ediyorum. Son seçime bakarsak zaten seçmenlerin yüzde yirmisinin oyu “sıfır” değer taşıyor. Bir diğer yüzde otuzunun oyu ancak ve sadece Cumhurbaşkanını ikinci yada üçüncü seferde seçtirebilecek etkiye sahip bir değer taşıyor. E kalan yüzde elli de geliyor uçkur çözerek.
Velhasıl bir deli kuyuya bir taş atmış, taş sekmiş yüzde yirmi artı yüzde otuzun …
Recent Comments