Ehehehhhehe…

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Türban konusuna girmeyecektim çünkü “bir şekilde” olamayacağından eminim. CHP Anayasa Mahkemesine yollayacak gibi gözüküyor. AKP’nin de zaten işine gelen, türban sorunun çözülmemesi, rant kapısı.

Ammaaa, bunu yiyen oldu mu merak içindeyim:

Sizi Şerefle Hatırlayacağız.

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Cumhurbaşkanı Necdet Sezer için bugün Çankaya’daki son gün. Buraya dikkat, kendisine verilen 1234 adet büyüklü küçüklü hediyenin tamamını bıraktı. Almadı. Örtülü ödenek, ki bunu babasının parası gibi harcasa laf eden olamaz, aynen Kemal unakıtana iade, kuruşuna dokunulmamış 46 Trilyon. Kırmızıda durdu, annesinin cenazesine sivil araçla gitti, Çankaya’da tasarruf yaptı. Siz bize bir kaç gömlek fazla geldiniz.

Şimdi, Ata’nın huzuruna son kez Cumhurbaşkanı olarak çıktığında göz yaşlarını tutamadı Sezer. Siz “Ağla Sevgili Yurdum”u bilmeyenler asla o göz yaşlarının sebebini anlayamayacaksınız. Siz yurdunuzu asla böyle sevemeyeceksiniz.

İran AKP’yi Örnek Alıyor

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Haber Vatan gazetesinden: “Eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin Reformcu Partisi, kendine AKP’yi örnek alınca muhafazakârlar ayağa kalktı”, “Parti bildirilerinde ve Moshakerat isimli gazetelerinde “AKP’nin Türkiye’deki başarısının, İslam ve laik sistemin yanyana yürüyebileceğinin bir kanıtı” olduğunu yazdılar; İran’da da bir “sivil İslam” kurulabileceğini dile getirdiler.”

Şimdi tespit yapalım. İran, şeriat kanunlarıyla yönetilen bir İslam devleti. Yani ben ve benim gibilerin korktuğu, AKP padişahlığının bizi götürmeye çalıştığı yer olarak düşündüğü devlet.

İran’ın reformist partisi, çağdaşlaşmak adına, islamı sivilleştirmek adına AKP’yi örnek alalım diyor ve muhafazakar kesim buna tepki gösteriyor.

Peki, biz AKP’yi örnek almadan önce neydik? Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti. Şimdi ise islam devleti İran’ın, sivil islam olarak çağdaşlaşma yolunda gördüğü bir basamak.

Bu, AKP’li arkadaşlar için, “bak İran bile AKP’yi çağdaşlaşmak, islamı sivilleştirmek olarak görüp istemiyor” şeklinde yorumlanabilir. Benim için ne olduğunu anlatayım.

Türkiye>>>>>AKP>>>>>İran

Türkiye<<<<<AKP<<<<<İran

Bir Başkadır Benim Memleketim

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Yazının başlığını aldığı ünlü şarkımız, Kıbrıs harekatı sırasında vatandaşımıza moral ve motivasyon sağlamasının yanı sıra, aslen bir Yahudi halk şarkısıdır. Bazı bölümlerindeki keman tınısı ecnebilerin “killer” dediği öldürücü türdendir. Dinlemenizi tavsiye ederim.

[kml_flashembed movie="http://www.goear.com/files/localplayer.swf" width="366" height="75" fvars="file=391d815" wmode="transparent" /]

Memlekete bakarsak, keşke bu şarkının popülarite konusunda zirve yaptığı yıllardan bu yana pek bir değişiklik yok diyebilsek. Memleket, memleketten başka herşeye benzer oldu son günlerde.

RTE ilk geldiğinde “değiştim” demişti. %30′umuz inanmıştı. Şimdi araya sıkıştırdığı küfür, yalan ve hakaretleri saymazsak, son bombası kendisi gibi düşünmeyen bir gazeteciyi memleketten kovmak oldu. Hem de çok değil bundan bir kaç hafta önce, özellikle kendine oy verenler olmak üzere tüm milletin gözünün içine baka baka “her görüşü kucaklayacağız” demişti. Gözünün içine baka baka yalan söyledi. Gözümüzün içine baka baka anamıza küfretti, kovdu.

Memleketimi satıyor, bölüyor, değiştiriyor. İnsanımın çoğu bunu destekliyor. RTE ve marabaları, göz göre rejimimizi değiştiriyor, arada napıyorsun diyenleri kovarak. Yarın hapse atacak, kaybedecek, öldürecek. Dinle siyaseti birbirine karıştırıp, zekası “inançla siyasetin ne gibi bir alakası olur?”u bile kaldırmayan kitleyle besleyip, hastalığı para, şantaj ve tehditle yayan zihniyet gümbür gümbür geliyor. Bir gün önce hepinizi kucaklıyacağız diyen zihniyet, ertesi gün kendi gibi düşünmeyenleri ortadan kaldırmaya kalkıyorsa, Türkiye’nin büyük bir çoğunluğu sözüne güvenilmez bir ağanın marabası olmaya gönüllü demektir. Ben AKP’ye oy veren yan komşumun, yarın “RTE çıkıp bizi beğenmeyenleri yok edin” derse, bana baltasıyla saldırmayacağından emin değilim.

Memlekette, karşıdan gelen her iki kişiden birinin yarın ne yapacağından, hangi aptallığa göz yumacağından emin değilim. Bu memleket ya yok olmaya, ya iç savaşa gidiyor. Söylemedi demeyin.

Nereye Gidelim?

Kategorilenmemiş Yorum Yap »

Daha önce AKP’li arkadaşlarımdan gelen içten e-postalardan ve mesajlardan bahsetmiştim. Beni kovuyorlardı hani. “Senin ve senin gibilerin bu ülkede işi yok” ve “Bu ülkenin imkanlarından yararlanmayın” gibi. Ben bunları, çevrede bir kaç akıllı, mantıklı, insan gibi AKP’li arkadaşım olduğu için istisna sanıyordum ve bu yüzden içimin de rahat olduğunu bir kaç yorumda dile getirmiştim.

Ama görüyoruz ki, maalesef durum aynen bizim korktuğumuz gibi. Başbakan, yani “ağa” da aynı marabaları gibi düşünüyor hala. Sıkıştığı zaman kovuyor, çiftçiyi kovduğu gibi. Çok açık söylüyorum, bana kimse demokrasiden bahsetmesin.AKP iktidarını demokrasi ile bağdaştırmak kelimenin tek anlamıyla aptallıktır. Ya da bunu savunanların aklında başka birşey olduğunu düşünürüm.

Başbakan da benim başbakanım değil, ne yapalım? Ama Cumhurbaşkanının benim olmasını bekliyor insan. Herkesin Cumhurbaşkanı olmasını bekliyor. Abdullah Gül ve yarın saçını mı açacağı, başını mı açacağı belli olmayan zevcesi benim değil. O yapıda bir insan benim Cumhurbaşkanım olamaz, bunun bir sebebi de olması gerekmiyor.

Peki nereye gidelim? Veya şimdi gitsek, gitmiş sansalar bizi, dönmeyecek miyiz sanıyorlar. Bizim damarlarımızda soysuz şeyh kanı akmadığını bilmiyorlar mı? Bu miras için, kendi kardeşimin kafasını kopartıp, arkama bile bakmadan devam edeceğimi bilmiyorlar mı?

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in