Acaba ben mi paranoyaklık yapıyorum gene?

Geçtiğimiz günlerde  iki muhteşem gazete yazarının aşağılamasıyla karşılaşmıştık. Bunun yanında çıkan “sansür” yasalarını eleştiren veya en azından yorumlayan bir köşe yazarına rastlamadım henüz. Bugün de bir diğer köşe yazarı, çok alakasız bir konuda yazarken arada internete ve internet yazarlarına giydiriveriyor. Mansur Forutan adlı “Küçük Hıncal”, Hıncal Uluç’u eleştirdiği bir yazıda, internet ile alakalı hiç bir konu geçmemesine rağmen bakın nasıl bir cümle kuruyor:

Gene aynı yıllar. Internet falan yok, simitçiler futbol yorumcusu olmamıştı daha…

Bana kalırsa, bir kısmının “soyadları aynı”, bir kısmının popstar jurisi, bir kısmının üretme özürlü olduğu köşe yazarlığı camiası, hafiften tutuşmuş durumda. Çünkü düzen bozuluyor. İnternette klavyesi olan, blog açan herkes gösteriyor ki bir çok köşe yazarının yaptığı çocuk oyuncağıymış. Kolaymış, abartılacak bir yanı yokmuş. İki yabancı dergi okuyup, dört Avrupa şehri gezip hiç olmadı en yakınındaki “diğer” popülere giydirmekleyapılabiliyormuş bu iş…

Geçmiş olsun gençler…