Nereye Bakıyoruz?
Dün gece “Nat Geo Wild” adlı kanalı izliyordum. Aslında, hayvanları insanlardan daha çok seven ve onlara daha fazla değer veren biri olarak, bu ve benzeri kanalları sıklıkla “ana haber” niyetine izliyorum. Dün gece annesiz kalmış iki adet “siyah ayı”nın maceralarını izledim.
Barınakta doğmuşlar, ama aklınıza bizim belediye barınakları gelmesin. Neredeyse doğal ortamlarına yakın bir barınak. Anneleri ölmüş ve bu yavru ayılara ne yapacağız diye düşünen bir grup bilm adamı. Bilim adamlarının başında ise, bu yavruların elinde doğduğu bir bilim kadını var. Saatlerce izledim. Doğal hayatın, her türlüsünden gerçekliğini öğrettiler yavrulara. Bir yaşına geldiklerinde her iki yavru da avlanabiliyor, hakkını koruyabiliyor ve doğal ortam ayıları gibi kendi kendini ikame edebiliyorlardı.
Geceli gündüzlü bir yılını bu ayılarla geçiren, doğdukları günden beri onlara annelik yapan, eğitim veren bilim kadını, bu ayıların artık doğal ortamlarına bırakılmaları gerektiğini düşünmeye başladı. Ve bunu görebilmek için, barınağın dışında tam anlamıyla bir doğal ortam yarattılar. İçinde domuzlar, tavuklar ve çeşitli av hayvanları, ağaçlar bulunan büyükçe bir alan. Ve ayıları buraya bıraktılar.
İncelemeler olumluydu, bu barınak ayıları tıpkı doğal ortamında yaşayan hemcinsleri gibi kendi kendilerini yaşatabiliyorlardı. Ve kesin karar verildi, ayılar doğal ortamlarına salınacak. Ancak karar vermek yetmiyor, bir komisyon toplandı, günlerce tartıştılar. Ayılara annelik yapan bilim kadını, onları çok sevmesine rağmen bırakılmalarını istiyordu. Çünkü bunu haketmişlerdi. Ancak uzun tartışmalar sonucunda komisyon, doğal ortamdaki ayıların, saflığını bozabilir endişesiyle ayıların barınakta kalmasına karar verdi. Evet bu iki yavru ayı, barınakta doğmalarına rağmen çok büyük bir gelişme göstermişlerdi. Bunun için inanılmaz harcamalar yapıldı, bir sürü bilim adamı çalıştı. Ama komisyon, doğal ortamdaki ayıların, belki de binde birlik bozulma ihtimalini göze alamadı ve ayılar barınakta kaldı.
Bir iki hafta sonra ayılardan biri, sebebi bilinmeyen bir beyin kanaması sebebiyle öldü. Bilim kadını çok üzüldü.
Aynı esnada olmasa da, TV’de izlememle aynı anlarda, bizim ülkemizde de bir komisyon toplandı. Adalet Bakanlığına verdikleri öneride, kızların evlenme yaşının 14′e düşürülmesi ve tecavüzde “evlenirim” denildiğinde suç oluşmaması gibi saçma bir kanunun da 14 yaşa indirilmesini istedi. Yani eğer 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz ederseniz, evlenirim diyerek yırtabilirsiniz. Atatürkçü düşünceyi faşist kabul eden bu islami düşünce ishali elbette kabul edilmeyecektir, ama nerede olduğumuzu görmemiz açısından manidardır. Hüseyin Üzmez adlı pisliğin de 14 yaşında bir kızla ilişkiye girmesi ardından, aynı ishale kapılan bazı dinci yazarların desteklediğini hatırlatıyorum.
Ha unutmadan, üstteki ayılar ve bilim adamları Tayland’dan. Hani adı çocuk seksi sektöründe anılan Tayland.
Anlattığın belgeseli ben de izledim. Tabii hayvanlarla ilgilenen bilim insanlarının Tayland’lı oluşu, orada günlük hayatın bir parçası ve bir sektör haline gelen [kısa zaman önce orada olan bir dostum, gündüz gözü bizdeki çay bahçeleri emsali bir mekanda otururken, karşı masasına gelip oturan bir annenin 11-14 yaşlarındaki oğlunu ve kızını nasıl pazarladığını görerek dehşete düşmüş] çocuk istismarını affettirmiyor, unutturmuyor.
Bizdeki bence Tayland’dakinden daha korkunç. Çünkü kanuna, nîzama, kılıfına uydurulmaya çalışılıyor. Eh tabii balık baştan kokuyor. Peygamberlerine bak hizaya gel! Nîsa Sûresi‘ne bak hizaya gel!
Tam da ona dikkat çekmek istiyorum. Kanun ve kanunsuzluk farkı.
Tayland’da kanunlar bir ayı için ne kadar detaylı ve ne kadar doğru işliyor, ama insan denen virüsün kanunsuzluğu adını nereye taşıyor..
Bizde ise, duyrum malum. Adamlar çocuklarla seks yapabilmek için kanun istiyor.
Düşünceleri böylesine iğrenç kişilere insan diyemiyorum.Araştırsınlar,ciddi psikolojik rahatsızlıkları vardır.
tecavüz gibi insanlık onuruna aykırı bi eylemde bulunanlara verilen ödüle mi, yoksa mağdurların bu tip sapıklarla evlenmek zorunda bırakılmalarına mı küfredeyim, bilemedeyim.
dilerim Allah tecavüz travmasının ne demek olduğunu kıyısından köşesinden de olsa bu kıt beyinlilere yaşatır da, insanlar üzerinde hüküm verebilme cürretinden vazgeçerler…!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Ek$i Sözlük‘te süper bir başlıkta incelenmiş bu konu: Evlilik Yaşı 14′e Çekilsin
Hüseyin Üzmez nihayetinde tahliye oldu.Gerekçe 14 yaşındaki çocuğun bu olaydan ruh ve beden sağlığı etkilenmediği içinmiş.14 yaşında bir çocuk bu olaydan ömür boyu etkilenir,nasıl etkilenmezmiş.