Hani şark kurnazından tatlı tatlı dost kazığı yerken, “gel bi öp beni” deyip duran bir adam vardır. Arkadaşı dayanamaz sorar, ne diye öptürüyorsun? Cevap basittir, “becerilirken öpülmeyi severim” der.

Nedense bana, Amerika ile biz gelişmekte olan ülkelerin ilişkisini anımsatır bu fıkra.

Çuval mı geçirmiş bizim çocuklar? Ver bi öpücük!

Geminizi mi batırmışlar? Ver bi alt dudak!

Dolayısıyla alıştık, hatta mahçup olur duruma düştük. Zira bizler çağ atladıkça, sadece becerenin değil becerilenin de öpebildiği bir dünya oluştu (bkz türban özgürlüğü). Halbuki alışmıştık, ne zaman Amerika uçkurunu çözmeye kalksa, biz yanağımızı uzatıyorduk. Şimdi başımıza bir de dudak uzatma çıktı. Biz de öpeceğiz.

Bakın Obama seçildi, bizimkiler kurban kesmişler. Bunlar “Alem Tayyib gibi başbakan mı gördü?” ekolünden gelirler.

Hırsızlık yaparlar, çocuk becerirler, hak yerler, müslümanın en önde gideni bunlardır. Ruhban sınıfına bir tepki, bir cevap olmasına rağmen islamiyet, bayılırlar ağalara domalmaya. “İt ite, it kuyruğuna” dır. Daha argosu kim kimi becerirsedir.

İster uyanın ister uyanmayın, AKP ve hizmet ettiği amaç, İslamiyet’i yok etme projesidir.

Ver bi yanak!