PKK’ya neden kızıyorsunuz? Silahlı oldukları için mi?

PKK ne istiyor farkında mısınız? Kürt hakları istiyor diyelim, “Büyük Kürdistan” için toprak istiyor diyelim. Ne derseniz onu diyelim. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü bozmak istiyor eninde sonunda, değil mi? Toprak istiyorsa da böyle, “hayır kardeşim ben Türk değil Kürdüm” diyorsa da böyle. Hele hele silahı eline alıp, dağlarda TSK mensuplarına saldırıyorsa, bu konuda şüphemiz yoktur diyebiliriz.  Bir takım “liberaller”in şüpheleri olabilir, siktirsinler.

Peki neden kızıyorsunuz? Neden kızıyoruz?

Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü bozmak ile, Laik düzeni değiştirmek arasında ne fark var?

Laik düzen değişmedi mi oy birliği ile? Bunun için zamanında kan dökülmedi mi, terör örgütleri yok muydu? Yarın PKK silah bırakıp, kapına bulgurla, kömürle geldiğinde oy vermeyecek misin? Şimdi “hödö hödö” ölmez bölünmez diye haykırdığın şehitlerin kanına tükürmeyecek misin?

Sen marabasın, ağan ne derse o oluyor farkında değil misin?

Değilsin tabi. Sen marabasın. Senin oy verdiğin AKP’li cumhurbaşkanı da, başbakan da, bakanlar da PKK’nın beslendiği tüm kişi ve kurumlarla dost ve müttefik, salak mısın?

Yarın, bugünkü terörist kapına bulgurla geldiğinde vermeyecek misin kanını? Vermedin mi ey yavşak?

Ey Şehit anaları, bacıları, kardeşleri, karıları, evlatları! Bugün de sözün bittiği yer diyorlar, dün de öyle dediler. Söz sizler için zaten hiç olmadı. Ne şeref ne onur, elinizde hiçbirşey kalmayacak. Yaktığın ağıt sen düşünüp de kafayı yeme diye sadece. “şehitler ölmez” yalnızca bir inanç, bir temenni. Ölüyorlar, hem de senin bildiğin gibi değil, sana öğretilen gibi değil.

Karanlığın içinden bir ateş düşüyor vücütlarına. Ne dua edebiliyorlar ne bir şehadet. Son anıları ne bir sevgili ne ana kucağı. Gözleri kapanıyor, bir hayat bitiyor. Senin içinde bir umut var sadece, cennet diyorsun. O gözler kararınca, doğmadan önce neredeyse, oraya gidiyor.