Sonradan “olma” bir Agos gazetesi çalışanı, iş ve hayat ortağına bok atmakla suçlanıyor. Mecaz değil, sahici bir şekilde bu civanyan, yaptığı dışkıları bir kavanozda biriktirmek suretiyle çoğaltıp karısının ve birlikte kitap yazmışlığı olduğu için iş ortağının üzerine atıyor. Mevzu taamüden bok atma olarak literatüre geçebilir.

Olaylar burada bitmiyor. Bu dartanyan Agos gazetesinde çalışmaya devam ediyor. Gazetenin kadın çalışanları, hemcinslerine böyle bir harekette bulanan zat ile aynı yerde çalışmaktan rahatsızlık duyduklarından olay çıkartıyorlar. son derece tarafsız ve liberal gazetenin yönetimi, bu konu bizi bağlamaz diyor ve Hrant’ın rantı yavaştan kesilmek üzereyken böylesi bir rating unsurunu elbette gazeteden dışlamıyorlar.

Kadın kısmı işte, bırakmıyor işin peşini imza topluyor ediyor, uğraşıyor. Takmışlar adamcağıza bir kere illa attıracaklar. Velhasıl bir kampanya başlatıyorlar ancak, insanlar bu kampanyayı imzalarken ilgili metinde dingilyanın gazeteden atılması ile alakalı bir içerik bulunmuyor. Ne zaman ki yeterli imza toplanıyor, kadınlarımız metine atılma taleplerini de ekliyorlar.

İşte Ermeni soykırımı dediğimiz olay da, böylece tüm dünyada kabul gören bir gerçek haline geliyor.