(Kocası Kemal Unakıtan\'ın nerede ameliyat olması gerektiği)
İncelediğiniz Etiket: ahlak
Seçimlerden sonra bir daha siyasi yazı yazmayacağımı belirtmiştim. Ancak AKP’li arkadaşlardan öyle “övgü” dolu, öyle cesaretlendirici özel mesajlar geliyor ki, bunu görmezden gelemem. AKP’li arkadaşları, BarışAkarsuseverlerden ayıran çok belirgin bir özellikleri var. Akıllılar… Forumdan özel mesaj vasıtası ile “iyi dileklerini” gönderiyorlar. Seviyelerinin farkındalar, herkese açık yorum atıp savundukları şeyin de seviyesizleşmesini istemiyorlar.
En belirgin istekler, “artık devlet kaynaklarını kullanmayacak mışım” (Vrak!!!), “bu ülkeden gidecekmişim, bana ve benim gibilere yer yokmuş artık” ve “noooolmuş, neden yayınlamıyo muşum Bekir Coşkun yazılarını artık” (bir kere yayınlamıştım). Şimdilik ilk iki isteği ve burada yazamadığım bazı ailesel istekleri yerine getiremeyeceğimden, bugünkü Bekir Coşkun yazısını yayınlayarak başlayalım.
İYİ ki yağmur duasına çıktınız.
Çok yağmur yağdı da barajlar doldu çünkü.
Bu beceriksiz adamlara nohut karşılığında oy verip, sonra da yağmur duasına çıkmak neyin nesi?
Hadi yağmur duasına çıktınız, diyelim ki su sorunu tamam…
Pekiii, işşizlik için ne yapacaksınız?..
Terörü durdurmanın duası var mı?..
Asgari ücret, açlık, yoksulluk, kapkaç, hırsızlık, orman yangınları, IMF, AB, ABD’ye tutsaklık, Kıbrıs…
Hukuksuzluk…
Rüşvet…
Yolsuzluklar…
Tüm bunlar için de duaya mı çıkacaksınız?
Misal; şekerpancarı taban fiyatı duası… Ya da gıda maddelerinden KDV’nin kaldırılması duası…
Var mı?..
*
Az-çok idrak sahibi insan, Allah’ın insanoğluna verdiği o müthiş aklın yüceliğini ve önemini bilir.
Tüm su kaynaklarını berbat etmek… Derelerin içine mahalleler kurmak… Kanalizasyonları ırmaklara-göllere bağlamak…
Bunlar yetmiyormuş gibi “çalsın ama iş yapsın” diye diye ve göz göre göre bu adamlara oy vermek…
Sonra da yağmur duasına çıkmak…
Bu çağın insanının yapacağı iş midir?
Ki tüm Batı medyasında alay konusu oldu Türkiye.
*
Nohut alıp oy verdiniz.
Ama nohutları ıslatacak su yok.
Şimdi ister misiniz teklif vermiş o yabancı (ecnebi) firmalardan birisi gelip yağmur bombası ile yağdırsın yağmuru?
Çünkü; akıl en büyük nimettir insanoğluna.
O aklı veren, makarnayla, kömürle, rüşvetle kutsal oy’unu satan kulunun nohut suyu ile uğraşmaz.
En geçerli duadır:
Ahlaklı, akıllı, bilgili, gören, anlayan, doğru yorumlayan, doğru karar veren, uygar insan olmak…
BarışAkarsuseverler için basitleştirilmiş anlatım:
Bekir Beyin yazısını size bir kaç gömlek fazla bulduğumdan okumanızı (ehehehehehe sanki okuyacaklardı) tavsiye etmiyorum. Ben de sizlerin de artık bana yollayacağınız küfürler için msn adresimi vermek istiyorum. Evet adım aslında Tansu değil, yakaladınız beni. Tüm küfür ve diğer CV’niz niteliğindeki duygu ve düşüncelerinizi bundan sonra bana direk msn üzerinden yollayabilirsiniz. İşte adresim: kadir_37@msn.com
Kim demiş siyaset yaparken dini kullanmak kadar iğrenç bir şey olamaz diye? Kim demiş dini bütün politikacı seçenlere ahmak diye?
Buyrun, üniversiteye bu sene girenlerin, kendilerini bildikleri bileli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan İ. Melih Gökçek, susuzluğa çare bulamayınca ne dedi:
Allahın bu kadar afet vereceğini düşünemedik
Ben yapmadım, O Yaptı!!!
Barış Akarsu hayranları için basitleştirilmiş anlatım:
Ankaralılar hemen taşınsın
Biraz geç farkettim gene, umarım başımıza dert almayız…
Bizim forumun özel bölümünde de yayınlanmış bir haber. Çıkış noktası Sabah gazetesi. Çocuk yapmak için hangi pozisyonu denemeliyiz? İşte erkek mi üstte olsun kadın mı? Bir erkek yeterli midir? Başlamadan önce hangi dualar edilmelidir gibi çok önemli konuları işliyor.
Kardeşim, nüfüs 80 milyona dayanmış, benim teorime göre 25 milyonu ile aynı şehirde yaşıyorum. İnsanlığa bir hizmetiniz olacaksa hangi pozisyonla daha iyi çocuk yapılacağını boşverinde, çocuk yapmamak için hangi pozisyonu deneyecek bu millet onu anlatın
Barış Akarsu Hayranları İçin Basitleştirilmiş Anlatım
Bu konuyu Barış Akarsu hayranları okumasınlar.
Şimdi Hürriyet ilk sayfadan bir haberi inceliyoruz.
Göz göre göre öldürdü, Türkçesi taamüden cinayet. Eskiden taamüden cinayetlerde katil ilk celsede idam edilirdi.
Üşenmeyip haberi okursak (üçüncü sayfa burası oluyor), tırın göz göre göre çarpmadığını, öndeki aracın aniden 18 metre kayacak şekilde bir fren yaptığını, bunun da trafik kameralarınca tespit edildiğini öğreniyoruz. Belki tır normalden daha yakından takip ediyordu ama bu göz göre göre cinayet midir?
Buyrun bunlarda küçük Aydın Doğanlar, süper yorumlar:
Ekleme:
Kaza ile ilgili Video elime geçti. Görüldüğü gibi tır gayet geriden takip ediyor bence, ve öndeki araç aniden duruyor. Tır şöförünün hatası var mıdır? Şüphesiz vardır. Ancak Göz göre göre öldürmüşmüdür, elbette hayır. Göz göre göre adam asan tek parti Hürriyettir bu yazı içinde.
İzleyin görün:
http://video.milliyet.com.tr/default.asp?id=8997
Bekir Coşkun’un 2002 seçimlerinden sonraki ilk yazısı ve beklediğimiz 2007 seçimlerinden önceki son seçimle alakalı yazıya bakalım.
Müstahak…
SİZLERİ kutlarım.
Sizleri birçok şey için kutlarım.
AKP’yi tek başına iktidar yaparak, Türkiye’nin çağdaş dünyada gerçek yerini almasında, bu inanılmaz tercihi yaptığınız için…
İki gündür Batı medyası, ‘‘Türkiye’de siyasi İslam iktidar oldu” haberleri veriyor.
Haberin fotoğrafında; Tayyip Erdoğan ve türbanlı muhterem eşi.
Yoksa Batı medyası uyduruyor mu?..
Eğer siz seçtiğiniz şeyin ne olduğunu bilmiyorsanız, tümü Selamet-Refah-Fazilet-Saadet ekolünden gelen, Merve Kavakçı’nın Meclis’teki eylemini ayakta alkışlayan kadronun Türkiye’yi Batı uygarlığı ile bütünleştireceğine inanıyorsanız…
Kutlarım.
*
Kim ne derse desin…
Kim daha seçim sabahından başlayarak yalakalık yapmaya, yeni iktidara hoş görünmek için bahaneler-teoriler uydurmaya başlarsa başlasın…
Bu; dinci siyasetin iktidarıdır.
Ve onu tek başlarına iktidar yaptınız.
Bu iktidarı vermenin en haklı gerekçesi olan, hırsız-soyguncu-yalancı partileri geçmişte nasıl yine siz iktidar yaptıysanız.
Bizler burada yırtındık.
Kaç yıl öbürlerini orada tuttunuz, şimdi de onlara kızıp bu sefer siyasi İslam’ı tek başına Türkiye’nin başına getirdiniz.
Kutlarım.
Herhalde AB’ye girmeyi de bekliyorsunuzdur.
AB’nin; diplomatik açıklamaları bir yana, artık Batı daha temkinli. Nitekim AKP’nin ilk iş AB ülkelerine koşması bundan…
AB yolu daha zor.
Niçin?..
Çünkü tam Türkiye ile ilgili kararlar verilecek bir sırada…
Oylarınızla AB’yi reddettiniz.
Sizi kutlarım.
*
Yanılıp, bu yazı için sizden özür dilemeyi çok isterim.
Sizler ise bundan böyle politikacılardan yakınmaktan, onları şikáyet etmekten vazgeçmelisiniz.
Siz seçtiniz.
Elbette Mustafa Kemal’in aydınlık çocukları ayrı.
Onlar gözyaşlarını silsinler.
Hayırlı olsun size AKP.
Kutlarım…
Kutlarım…
Karar vermeye on gün kaldı…
TÜRKİYE ‘nin son on günü var.
Bu ülke bir yol çatındadır, ne yana gidecek?
Bir koca ulus, bundan böyle hangi yolu seçecek, hangi güzergáhı tercih edecek?..
Yön ne yan?..
Yol hangi yol?..
*
Bu seçimler hiçbir seçime benzemiyor.
Sandıklardan çıkacak milletvekilleri belki de en az öneme sahip. Asıl seçim, pusulalarda yazılı olmayan bir büyük tercih:
- Çağdaşlık mı?..
- Ortaçağ mı?..
Hangisi?..
(………)
Diyelim ki kadınlar…
Dili olan, tartışan, konuşan, erkekle eşit, özgür, evlere ve haremlere hapsedilmemiş, yürekli kadınların ülkesi mi olacak Türkiye?.. Yoksa sofralara oturma hakkı bile olmayan, ezik, sessiz, bu yaz günü dahi pardösü ile dolaşan, mahkûm, esir, yasaklı, sanki yok gibi kadınların ülkesi mi?..
Kentlerimizin sokakları nereye benzeyecek?..
İran’a mı, Arabistan’a mı?..
Yoksa o ülkelerden TIR kasalarında, gemi ambarlarında kaçan yoksulların ulaşmak istedikleri Batı kentlerine mi?..
Din gibi yüce değerlerimiz ne olacak?..
Siyaset ve ticaret cambazlarının elinde kimi zaman rant kapısı, kimi zaman toplumu hizaya getirmek için birer kara kırbaç mı?.. Yoksa; inançlı insanların başka bir insana hesap vermeden, güven içinde ibadetlerini yaptıkları bir huzur ortamı mı?..
Pekiiiii…
Çocuklarımız nasıl büyüyecekler?..
Dillerinde genç cumhuriyetin marşları, başlarında çağdaş öğretmenleri, yüreklerinde umutla, aydınlığa doğru koşarak mı?..
Yoksa tarikatların, hoca efendilerin okullarında, beyinleri yıkanmış birer softa olarak mı?..
*
Bu seçimlerde Türkiye daha birçok şeye karar verecek.
Ama en çok karar vereceği şey; hangi kimliği, hangi yasamı seçeceği…
Bir yol çatıdır bu.
Çağdaşlık mı, karanlık mı?..


