Etikete göz atıyor akp
Ara verdiğim dönemleri böyle böyle telafi edeceğiz. Açılımla başlayalım… Bir kere açılım bize ters geldi. Şimdi biz, öz be öz Türk ırkının en güzel örneği, ülkenin sahipleri olaraktan açılım yapmaya kalktık. Yani adına ne derseniz deyin, Başbakan olun “Kürt açılımı” deyin mesela. Bu durumda ne oluyor, biz ülke sahibi Türkler açılım yapıyoruz, yani açılma eylemi [...]
Engin Ardıç bugünkü yazısında, “CHP’yi Baykal’dan kurtarmaya meraklı tazeler”den bahsetmiş. Bu tazeler Baykal gidip yerine başkası geldiğinde, CHP roket takıp uçacak sanıyorlarmış. Ve de yanılıyorlarmış. Doğrudur. Ben de Baykal’dan kurtulma heveslisi bir taze olduğumdan, üzerime alındım biraz. Baykal’dan kurtulmak istiyorum, taze olabilirim ama CHP’li olarak söylemiyorum bunu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak istiyorum Baykal’dan kurtulmayı, tıpkı [...]
Şimdi size bir hikaye anlatacağım. Müdavimler hatırlar, bir dönem adamın biri musallat olmuştu bu bloga. Başbakanın ağzından küfürler savuruyordu, “Başbakan ananı mı …” gibisinden. Bu adam aslında bir Doctus üyesiydi ve beyinsizliğinden ötürü forumdan atılmıştı. Doctus’da youtube yasağı ile ilgili bir habere de başbakanın ağzından küfürler savurmuştu, adam Başbakanın bi tarafı bellemiş kendini belli ki. [...]
Serdar Turgut, ki çok da haz etmem, Uğur Mumcu’nun “Sesleniş” adlı köşe yazısı misali tarihe kalın harflerle not düşülebilecek kıvamda bir yazı yazmış. Gidin Akşam Gazetesi alın, bu yazıyı okuyun, bir daha okuyun, düşünün, okutun, saklayın, birbirinize zincir e-posta olarak gönderin, evinize işyerinize çerçeveletin asın. Çünkü geldiğimiz nokta daha açık anlatılamazdı, bu yazı son kurşundur. [...]
Ortalık öyle duman ki, nereden başlasak nasıl anlatsak bilemiyoruz. Allahtan renkli kişilikler de var, ki neyin ne olduğunu ayırabiliyoruz. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yargıtay‘ı uyardı. ” Hükümetin yargıya müdahalesi söz konusu değildir” derken, “Yargıtayın Ergenekon konusunda yorum yapması İhsas-ı Rey sayılır” diyerek müdahalede bulunmaktan kaçınmadı ve hükümetin ayak üstü yalan atma alışkanlığından güzel bir örneği [...]
Ne bereketli aymış bu Eylül… Alpay’ın “Eylül’de Gel“ini bilmeyen yoktur. Okulların tatil olmasıyla aralarına yaz giren sevdiği kıza söyler. Eylül’de gel! Alpay yaz demez tatil demez, okul yollarında dolaşır aşık olduğu kıza rastlamak için. Ve ne acıdır ki kız 18 yıl boyunca gelmez. Bunu da Alpay’ın 18 sene sonra yaptığı bir diğer şarkıdan anlıyoruz; “18 [...]
Malumunuz son günler Mustafa Kemal’e veriştirme günleri. Cumhuriyet hiç bir vakit bu kadar sahipsiz ve bu kadar aciz kalmadığı için normaldir. Özellikle zamanında insan gibi görünen bazı kimselerden, bu dönemde “çok güzel haraketler” görebilirsiniz. Bu zamanlar çok şahane dönme zamanlarıdır. Havada bir bayram havası olduğundan, kimse size napıyorsun demez. Can Dündar denen ezikten bahsetmiyorum sadece, [...]
Hani şark kurnazından tatlı tatlı dost kazığı yerken, “gel bi öp beni” deyip duran bir adam vardır. Arkadaşı dayanamaz sorar, ne diye öptürüyorsun? Cevap basittir, “becerilirken öpülmeyi severim” der. Nedense bana, Amerika ile biz gelişmekte olan ülkelerin ilişkisini anımsatır bu fıkra. Çuval mı geçirmiş bizim çocuklar? Ver bi öpücük! Geminizi mi batırmışlar? Ver bi alt [...]
Bir Deniz Feneri’dir gidiyor. Suratındaki arsız sırıtmayla, nasılsa bize de bir faydası dokunur niyetiyle bu derneğe bağış yapanları “tenzih” ederek, “cenneten arsa kapma” veya “dindar dernektir verelim” diye bağış yapanlara enlemesine giren bu fenerden Allah bin kere razı olsun diyorum. Tabii halen, o ne bitmez tükenmez umuttur, bir umutla aklanacağını düşünenlere de ayrıca “selam” olsun. [...]
Gene kızacaklar bana… Şöyle hikayeler vardır, Çanakkale Savaşı zamanında Tıp Fakültesi hiç mezun vermemiştir veya İstanbul Erkek Lisesi’nin bir sınıfı toptan yok olmuştur gibi. Bu örnekler de çoktur, gidin araştırın bulursunuz. Ben böyle diyenlere ve bununla övünenlere gıcık olurum, tabi İEL’nin Almanlar için mi yoksa bizim için mi savaşa gittiği de ayrı bir konudur… Neden [...]