Eyl 24
Sanıyorum blogdan ilk defa bir yazıyı sildim. Geçen hafta yazdığım, bir Digiturk çalışanının kaba saba e-postası hakkında yazdığı yazı ve dolayısıyla altındaki yorumlar artık yok.
Bu blogda yazılarımı bile düzenlemiyorum halbuki, bazen heyecanla yazdığım bir yazıda imla hatası varsa uyarıyorlar. Onları bile düzeltmiyorum. Çünkü yazı düzeltmek, yazı silmek gibi şeyler bana pek demokratik (sen ne anlarsın demokrasiden faşo) bir yaklaşım gibi gelmiyor. Düşünün ben siyasi bir yazıda çok büyük bir hata yaptım, veya faka bastım. Karşı düşünceden arkadaşlar bunu değerlendiğinde … devamı
May 01
Yavaş yavaş blog yazarlığından kaçmakta olduğumu farkediyorsunuzdur.
Daha önce arkadaşlarıma söylediğim şeyleri burada tekrarlıyıp, bak ben demiştim de demek istemiyorum. Ancak an itibariyle, blog dünyası Türkiye’de ayağa düşmüş durumdadır. Ben bunun için bir takım erken önlemler önermiştim çevreme, hatta burası da (sesliblog) bu amaçla alınmıştı ama olmadı. Olmayacak da.
Bloglar da, tıpkı forumlar gibi insanların birbirine küfür ettiği, warez yayınları yaptığı, porno yayınları yaptığı abuk subuk yerler haline geldi. Çünkü burası bisikletle bir kadının geçebileceği bir ülke değil.
Tıpkı forumlarda … devamı
Oca 08
Bir müddetir yazamıyorum, iş güç derken yazmak zorlaşıyor.
Osman, Gezdiren‘in “hakkında” sayfasını yenilemiş. Der ki:
Aklımdaki strateji Türkiye’nin Boing Boing’i olmak.
Türkiye’nin Boing Boing’i olmak, Osman bağlantı vermemiş ama ben bilmeyenler için vereyim. Boing Boing fazlaca kapsamlı bir blogdur. Türkiye’de başka Boing Boing yapmak isteyenler yok mu? Elbette var, hatta kendini öyle zannedenler de var. Doctus misali (zira Doctus da Türkiye’nin CastleCops’u olarak çıkmıştı) hepsi kendi yolunu bulmuş ve HaberTurk okuyucusu ile Barış akarsu hayranı arası seviyede okuyucu … devamı
Ara 18
Acaba ben mi paranoyaklık yapıyorum gene?
Geçtiğimiz günlerde iki muhteşem gazete yazarının aşağılamasıyla karşılaşmıştık. Bunun yanında çıkan “sansür” yasalarını eleştiren veya en azından yorumlayan bir köşe yazarına rastlamadım henüz. Bugün de bir diğer köşe yazarı, çok alakasız bir konuda yazarken arada internete ve internet yazarlarına giydiriveriyor. Mansur Forutan adlı “Küçük Hıncal”, Hıncal Uluç’u eleştirdiği bir yazıda, internet ile alakalı hiç bir konu geçmemesine rağmen bakın nasıl bir cümle kuruyor:
Gene aynı yıllar. Internet falan yok, simitçiler futbol yorumcusu olmamıştı daha…… devamı