Haz 18
Dün gece şu “Atatürk’ü sevmiyorum” diyen türbanlı kızı seyrettim. Atatürk’ü sevmemek için çok önemli ve haklı bir sebebi olduğunu gördüm. Kafasındaki zindan, cehalet.
Üç beş cümlesinden sonra suratına yansıyan aptallığı hissediyorsunuz. İşgalciler kadınların türbanına el atınca “müslümanlar” kurtuluş savaşını başlatmış. Tırnak içinde yazıyorum, çünkü bunun müslüman dediği kişiler işbirlikçiler aslında. Neyse, konuşması baştan aşağı cehalet ürünü olduğu için, neden televizyona çıkartılır, neden gündeme taşınır anlayamıyorum ve bu konuyu kapatıyorum. Karşımda bunları gevelese, elime Taraf gazetesi tutuşturmaya çalışana yaptığım gibi, “bi … devamı
Oca 29
Türban konusuna girmeyecektim çünkü “bir şekilde” olamayacağından eminim. CHP Anayasa Mahkemesine yollayacak gibi gözüküyor. AKP’nin de zaten işine gelen, türban sorunun çözülmemesi, rant kapısı.
Ammaaa, bunu yiyen oldu mu merak içindeyim:


… devamı
Ağu 28
Cumhurbaşkanı Necdet Sezer için bugün Çankaya’daki son gün. Buraya dikkat, kendisine verilen 1234 adet büyüklü küçüklü hediyenin tamamını bıraktı. Almadı. Örtülü ödenek, ki bunu babasının parası gibi harcasa laf eden olamaz, aynen Kemal unakıtana iade, kuruşuna dokunulmamış 46 Trilyon. Kırmızıda durdu, annesinin cenazesine sivil araçla gitti, Çankaya’da tasarruf yaptı. Siz bize bir kaç gömlek fazla geldiniz.
Şimdi, Ata’nın huzuruna son kez Cumhurbaşkanı olarak çıktığında göz yaşlarını tutamadı Sezer. Siz “Ağla Sevgili Yurdum”u bilmeyenler asla o göz yaşlarının sebebini … devamı
Ağu 26
Haber Vatan gazetesinden: “Eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin Reformcu Partisi, kendine AKP’yi örnek alınca muhafazakârlar ayağa kalktı”, “Parti bildirilerinde ve Moshakerat isimli gazetelerinde “AKP’nin Türkiye’deki başarısının, İslam ve laik sistemin yanyana yürüyebileceğinin bir kanıtı” olduğunu yazdılar; İran’da da bir “sivil İslam” kurulabileceğini dile getirdiler.”
Şimdi tespit yapalım. İran, şeriat kanunlarıyla yönetilen bir İslam devleti. Yani ben ve benim gibilerin korktuğu, AKP padişahlığının bizi götürmeye çalıştığı yer olarak düşündüğü devlet.
İran’ın reformist partisi, çağdaşlaşmak adına, islamı sivilleştirmek adına AKP’yi örnek … devamı
Tem 24
Araştırmacı kişiliğimle google’ı açtım ve gene eşssiz bir hizmete imza atmış bulundum. Rodos’a yüzülür mü? Yüzülürse nereden yüzülür? Yüzülürse hayır kalır mı? Tüm bu soruların cevabını yazımda bulacaksınız.
Rodos 12 adaların en büyüğüdür. Yunanistan’ın Anadoluya en yakın ikinci adasıdır. Türkiye’de, Rodos Adasına en yakın kıyı Bozburun yarım adasıdır, toplam mesafe 18 km’dir. 18 Kilometre toplamda 360 adet olimpik yüzme havuzuna denktir. İstanbul’u bilenler için, ortalama20 adet Üsküdar-Beşiktaş hattına da denk diyebiliriz. Sakarya Kocaeli hattında oturanlar için, Sapanca gölünden, uzunlamasına 2.5 … devamı
Tem 18
Biz zaten hep bir 18′lik kızlarlara gezmek varken başka birşeyler yapıyoruz (Bu arada 18 bana acayip küçük geliyor, sübyancı gibi hissediyorum kendimi). Kimimiz ekmek derdinde gezemiyor, kimimiz derslerden kimimiz de miting vermekten gezemiyor 18′lik kızlarla.
Bu politikacının yontulmamış hali. Hani konuşmayı öğretirler, nerde ne diyeceğini, ellerini nereye koyacağını, keskin bir soru gelirse nasıl cevaplayacağını falan. İbo’ya öğretmemişler, adam en içten tavrıyla ifade ediyor düşüncelerini. “Lan geldik buraya bu sıcakta, şimdi 18′lik üç beş kızla Bodrum’da, amaaaaaaaaaaaaan”
Yontulmuşu şöyle oluyor:
_Sayın … devamı
Tem 12
Hepimiz demokrasi aşığıyız ve çok demokratız. Seçimlerimiz olur, seçilenlere saygı duyarız. Deriz ki, madem halkın iradesi bu yönde, biz de saygı duyarız. Örneğin %57 ile halk Menderes’i seçtiğinde, geri kalan %43 bir müddet saygı duydu (o zamanlar tahammül sınırları şimdikinden farklıydı). 2002′de halkın iradesi RTE dediğinde biz de saygı duyduk. Hala da duyuyoruz da, bu demokrasi değil. Hatta bunun demokrasi olmamasının tek sebebi de bu değil. Bu demokrasi değil çünkü, demokrasilerde azınlıkta kalanların haklarının korunması mecburiyeti vardır. Yani biz, RTE’ye … devamı
Tem 11
Çakma haber sitesi habertürk’ün yazarlarından Murat Ongun şöyle demiş:
Ne diyor Deniz Bey? “Uzlaşma, çoktan seçmeli test uygulamalarıyla yapılamaz. Umarım, Başbakan çoktan seçmeli sorusuyla parti ziyareti yapacaksa, sonuncu şık “hiçbiri” olacaktır.”
Yani Baykal aslında diyor ki; ” 22 Temmuz’dan AKP birinci parti çıkar. Erdoğan Başbakan, biz muhalefet oluruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminin dümeni de yine Erdoğan’da olur.”
Şimdiden, mağlubiyeti kabul etmiş.
Şimdi merak ediyorum, iktidar partisinin başkanı ve geri kalanı günde ortalama 6 adet ciddi pot kırıp, insan gibi bir medya … devamı