Biz Deniz Feneri haberlerini daha sonra yapacağız.
Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Nereye Gidelim?

3 Yorum »

Daha önce AKP’li arkadaşlarımdan gelen içten e-postalardan ve mesajlardan bahsetmiştim. Beni kovuyorlardı hani. “Senin ve senin gibilerin bu ülkede işi yok” ve “Bu ülkenin imkanlarından yararlanmayın” gibi. Ben bunları, çevrede bir kaç akıllı, mantıklı, insan gibi AKP’li arkadaşım olduğu için istisna sanıyordum ve bu yüzden içimin de rahat olduğunu bir kaç yorumda dile getirmiştim.

Ama görüyoruz ki, maalesef durum aynen bizim korktuğumuz gibi. Başbakan, yani “ağa” da aynı marabaları gibi düşünüyor hala. Sıkıştığı zaman kovuyor, çiftçiyi kovduğu gibi. Çok açık söylüyorum, bana kimse demokrasiden bahsetmesin.AKP iktidarını demokrasi ile bağdaştırmak kelimenin tek anlamıyla aptallıktır. Ya da bunu savunanların aklında başka birşey olduğunu düşünürüm.

Başbakan da benim başbakanım değil, ne yapalım? Ama Cumhurbaşkanının benim olmasını bekliyor insan. Herkesin Cumhurbaşkanı olmasını bekliyor. Abdullah Gül ve yarın saçını mı açacağı, başını mı açacağı belli olmayan zevcesi benim değil. O yapıda bir insan benim Cumhurbaşkanım olamaz, bunun bir sebebi de olması gerekmiyor.

Peki nereye gidelim? Veya şimdi gitsek, gitmiş sansalar bizi, dönmeyecek miyiz sanıyorlar. Bizim damarlarımızda soysuz şeyh kanı akmadığını bilmiyorlar mı? Bu miras için, kendi kardeşimin kafasını kopartıp, arkama bile bakmadan devam edeceğimi bilmiyorlar mı?

Yorumsuz

10 Yorum »

Emin Çölaşan’ın köşesinden,
Bu, İstanbul’da haftalık yayın yapan bir dergi.
İlk kapakta Anıtkabir’e kilit vurulmuş ve altı ok mezardan çıkartılıyor, ikincisinde ise altı ok şöyle tanımlanıyor:
“Dinsizlik, Halk Düşmanlığı, Fahişelik-İbnelik, Ayyaşlık-Hırsızlık, Batıcılık-Hayvanlık, Vatan Hainliği.”
İlk derginin içerisinden bir haber:
Haberin başlığı: “Dayılanan pezevenge kurşun yağdı.”

“Kayseri’de seks dükkanı açarak Müslüman halkımıza meydan okuyan pezevengin kerhanesi kurşunlandı. Kayserili Müslümanlar bu orospu çocuğunun açtığı seks dükkanına giderek ’Ananın porno filmi var mı, eğer gelirse biz satın alacağız. Ananın donunu da dükkanın girişine as’ dediler.

Şimdi biz laiklerden öğrendiğimiz yöntemlerle para kazamayı öğrenen bu orospu çocuğunun anasının filminin vizyona giriş haberini bekliyoruz.

Müslüman Kayseri halkı bizi yanıltmadı ve pezevengin işyeri kurşunlandı. Onları tebrik ediyoruz.

Gün geçmiyor ki Laik Cumhuriyet’in Allahsız /_newsimages/3889870.jpgve ahlaksız rejiminin pislikleri görülmesin. Cumhuriyet kazanımları!

’İlke ve inkılapların’ oluşturduğu bu manzara karşısında biz intikam yemini ettik.

Tek tek ve topyekun, hesabını bu dünyada görmek üzere Allah’tan memuriyet diliyoruz.”

Yoğun İstek Üzerine…

8 Yorum »

Seçimlerden sonra bir daha siyasi yazı yazmayacağımı belirtmiştim. Ancak AKP’li arkadaşlardan öyle “övgü” dolu, öyle cesaretlendirici özel mesajlar geliyor ki, bunu görmezden gelemem. AKP’li arkadaşları, BarışAkarsuseverlerden ayıran çok belirgin bir özellikleri var. Akıllılar… Forumdan özel mesaj vasıtası ile “iyi dileklerini” gönderiyorlar. Seviyelerinin farkındalar, herkese açık yorum atıp savundukları şeyin de seviyesizleşmesini istemiyorlar.

En belirgin istekler, “artık devlet kaynaklarını kullanmayacak mışım” (Vrak!!!), “bu ülkeden gidecekmişim, bana ve benim gibilere yer yokmuş artık” ve “noooolmuş, neden yayınlamıyo muşum Bekir Coşkun yazılarını artık” (bir kere yayınlamıştım). Şimdilik ilk iki isteği ve burada yazamadığım bazı ailesel istekleri yerine getiremeyeceğimden, bugünkü Bekir Coşkun yazısını yayınlayarak başlayalım.

Yağmur duası…

İYİ ki yağmur duasına çıktınız.

Çok yağmur yağdı da barajlar doldu çünkü.

Bu beceriksiz adamlara nohut karşılığında oy verip, sonra da yağmur duasına çıkmak neyin nesi?

Hadi yağmur duasına çıktınız, diyelim ki su sorunu tamam…

Pekiii, işşizlik için ne yapacaksınız?..

Terörü durdurmanın duası var mı?..

Asgari ücret, açlık, yoksulluk, kapkaç, hırsızlık, orman yangınları, IMF, AB, ABD’ye tutsaklık, Kıbrıs…

Hukuksuzluk…

Rüşvet…

Yolsuzluklar…

Tüm bunlar için de duaya mı çıkacaksınız?

Misal; şekerpancarı taban fiyatı duası… Ya da gıda maddelerinden KDV’nin kaldırılması duası…

Var mı?..

*

Az-çok idrak sahibi insan, Allah’ın insanoğluna verdiği o müthiş aklın yüceliğini ve önemini bilir.

Tüm su kaynaklarını berbat etmek… Derelerin içine mahalleler kurmak… Kanalizasyonları ırmaklara-göllere bağlamak…

Bunlar yetmiyormuş gibi “çalsın ama iş yapsın” diye diye ve göz göre göre bu adamlara oy vermek…

Sonra da yağmur duasına çıkmak…

Bu çağın insanının yapacağı iş midir?

Ki tüm Batı medyasında alay konusu oldu Türkiye.

*

Nohut alıp oy verdiniz.

Ama nohutları ıslatacak su yok.

Şimdi ister misiniz teklif vermiş o yabancı (ecnebi) firmalardan birisi gelip yağmur bombası ile yağdırsın yağmuru?

Çünkü; akıl en büyük nimettir insanoğluna.

O aklı veren, makarnayla, kömürle, rüşvetle kutsal oy’unu satan kulunun nohut suyu ile uğraşmaz.

En geçerli duadır:

Ahlaklı, akıllı, bilgili, gören, anlayan, doğru yorumlayan, doğru karar veren, uygar insan olmak…


BarışAkarsuseverler için basitleştirilmiş anlatım:

Bekir Beyin yazısını size bir kaç gömlek fazla bulduğumdan okumanızı (ehehehehehe sanki okuyacaklardı) tavsiye etmiyorum. Ben de sizlerin de artık bana yollayacağınız küfürler için msn adresimi vermek istiyorum. Evet adım aslında Tansu değil, yakaladınız beni. Tüm küfür ve diğer CV’niz niteliğindeki duygu ve düşüncelerinizi bundan sonra bana direk msn üzerinden yollayabilirsiniz. İşte adresim: kadir_37@msn.com

Komutan Geçtikten Sonra…

1 Yorum »

Ntvmsnbc’deki haberde diyor ki, ABD eski dışişleri bakanı Holbrooke’un Türkiye’yi ılımlı islam modeli olarak göstermesi Asya Pasifik uzmanı Bahadır Pehlivantürk’e göre yanlışmış. Hatta çok büyük yanlışmış.

Bakalım Pehlivanoğlu’nun ortaya koyduğu farklara:

Malezya’da şeriat kuralları getirtilmeye çalışılıyor.

Allah allah, bizde yok böyle bir şey tabi.

Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar arasında farklı bir hukuk sistemi oluşturuluyor.

Bizde öldürülüyor kısa yoldan.

Malezya’da başörtüsü dini değil, etnik bir semboldür.

İçim rahatladı, ben cinsel bir sembol sanıyordum, hani sırf kadınlar takıyor ya.

Etnik gruplar arasında gelir dağılımında sorunlar var,

Bizde allaha şükür yok böyle birşey.

Neyse uzatmadan, Pehlivanoğlu’nun söylediklerini burada bulabilirsiniz. Pehlivanoğlu’nun söylediklerinden “etnik” kelimesini çıkartın ve “laik & anti-laik” kavramının karşılğını getirin.

Ha bir de şu resme bakın.

Kafanızı pencereden çıkartıp, caddeye bakın. Ana! Malezya.

Bu da iki ay önceki Times’ın kapağı, Türkiye:

Peki sonuç? Gidip Asya-Pasifik uzmanına sorasan bu konuyu böyle cevap verir. ABD’li ortadoğu uzmanları ne düşünüyor onu görelim.

Barış Akarsu hayranları için basitleştirilmiş anlatım:

Şimdi efendim, Amerika eski dışişleri bakanı, bizdeki Abdullah Gül’ün muadili (Hani cumhurbaşkanı olmak istiyor, AKP’nin ikinci adamı) Türkiye’yi “ılımlı islam” örneği olarak gösteriyor. Ilımlı islam dediğimiz şey de, ülkemizin islami kurallara göre yönetilmesi demek ama ılımlı bir şekilde. Yani sen islami şekilde yönetilmek istiyorsun, ama ben istemiyorsam yönetilmem, gitme özgürlüğüm var demek.

Bizim Asya-Pasifik (Pakistan ve Afganistan’dan itibaren tüm doğu) uzmanı da korkulacak birşey yok, biz Malezya (ılımlı islam ülkesi) gibi değiliz diyor.

Ben de saçmalama aynıyız kör müsün diyorum.

Başlık ise, askerlik yapan varsa bilir, iş işten geçti manasında bir sözdür. Komutan geçtikten sonra palanı çıkarıp selam vereceğine al kütüphaneye koy anlamında. Siz şemsiyeli olanını hatırlarsınız muhtemelen.

Din Üzerinden Siyaset Yapmanın Faydaları

7 Yorum »

Kim demiş siyaset yaparken dini kullanmak kadar iğrenç bir şey olamaz diye? Kim demiş dini bütün politikacı seçenlere ahmak diye?

Buyrun, üniversiteye bu sene girenlerin, kendilerini bildikleri bileli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan İ. Melih Gökçek, susuzluğa çare bulamayınca ne dedi:

Allahın bu kadar afet vereceğini düşünemedik

Ben yapmadım, O Yaptı!!!

Barış Akarsu hayranları için basitleştirilmiş anlatım:
Ankaralılar hemen taşınsın

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in