Liberalizmin tanımı şöyle başlar: “bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu…”

Aslında kötü bir alışkanlık değildir yani. Özde liberal bir insanla, ulusalcı da olsanız milliyetçi de olsanız çok rahat anlaşabilirsiniz. Ben anlaşıyorum, ordan biliyorum. Çünkü gerçekten liberal olan bir insan evladı, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olması gerektiğini düşünür (yanılıyorsam düzelt @habudiyar). Bu sebeple de bir liberal, örneğin türbanın kamu alanlarında kullanılmasına karşı değildir. Bunu bir ifade özgürlüğü veya giyinme özgürlüğü hatta bokunu çıkartıp din özgürlüğü olarak görebilir. Haklıdır da.

Peki sorun nedir o zaman? “Liberal” dendiğinde beni geren şey ne, bir yanım tanımlara göre bayağı bir liberalken hatta…

Cevap veriyorum, Liberal diye takılan gerzeklerin, özünde liberallerden öne geçmesi. Bu benim problemim midir? Hayır. Liberallerin problemidir.

Peki nasıl oluyor bu?

Cevap veriyorum, örneğin Nazlı Ilıcak denen muhterem, iki gün üstüste AKP’yi eleştirdiği için, bir diğer (yet another libertarian) liberal tarafından susturuluyor. Ama hala da çıkıp, RTE böyle yapmaz diyor. Bu Ilıcak’ın içindeki “bir küçücük kız çocuğu bak, duruyor orada hala” etkisi mi dersiniz? Ben demem, hesap kitap derim, çok değil 5-6 yazısını okuyun anlarsınız.

Bir diğer örnek, her türlüsünden liberalizm ayağına yalaklanmadığı AKP birimi kalmayan Perihan Abla, RTE ona dava açınca birden görmeye başlıyor. Her türlü işbirlikçi faaliyeti, liberalizm ayağına desteklerken her türlüsünden faşizmi görmezden gelen büyük özgürlükçü kadın, faşizm ona çarptığı anda görmeye başlıyor. Ama merak etmeyin bu eski bir olay, çoktan aldı arpasını devam ediyor.

Ve en mühimi, kırık gönüllerin puslu yazarı, baba tarafından yazar Ahmet Altan Efendi.Türkiye Cumhuriyeti’ni bitirecek (PKK dahil) her türlü ifade özgürlüğüne tamam, ama askerin öyle bir hakkı yok. Askerler politika konuşamazlarmış. Yoksa içlerinden bazıları, devleti yönetme sevdasına kapılırlarmış. Bu dengir ve gazetesi hakkında bağlantı vermeye veya alıntılama yapmaya gerek duymuyorum, bugün demiş daha. Ne özgürlük ne özgürlük. Bence direk dillerini koparalım, asker adam konuşup da napacak?

Sonuca gelirsek, kendine özgürlükçü ve liberal diyen bu insanlar ne yazık ki fikir liderleri. Daha önce de söylediğim gibi, bizim akıllı geçinen insanımızda “kitapta yazdığı” şekilde olmak gibi bir alışkanlık var. Kitap marksizm’in arkasından liberal olacaksın diyorsa, bizim eski devrimciler liberal olur.Tıpkı marksist oldukları gibi. Kitap liberalizmi çok güzel anlatıyor belli ki, ama yanlış ellerde. Bu sebeple gerçek liberallerin, eğilip bükülmeyen bir köşeden tutmaları lazım savundukları şeyi. Bu “muhteşem insanlarla” bir yere varamazsınız.

Unutmadan, Taraf Gazetesinde “adına Ergenekon denilen soruşturma kapsamında dün göz altına alınanlarda El Kaide bağlantısı varmış” haberinin resminde Sisi vardı.