Ağu 19
Bir hayalimiz vardı, allahın “sevdiği” kulu olmanın bedeli İstanbul’a bağımlılıktan kurtulur kurtulmaz, “azıcık aşım ağrısız başım”veya “bir tas çorba, sırtımda bir hırka” felsefesi ile yola çıkıp, burası gibi olmayan memleketlere gitmek. Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava olan hani…
Datça‘yı ilk gördüğümde kıştı, ben gibi Ege iklimine aşikar bir insanın bile aman aman diyeceği bir kış yaşıyordu yarımada. Soğutmayan, üşütmeyen, yakmayan ve de ısırmayan bir kış. En yüksek dağlarına, en rüzgarlı kıyılarına gittim o kış. Aklımın bir kısmını, kalbimin … devamı
