Tansu Günay is a false positive

Yanlış pozitif bir web günlüğü
Ne Demiş:
Bir iki gün tartışır, sonra konu unutulur. Bundan dolayı kimse Gül'ün namusuna leke süremez. (Kayıp trilyon davası hakkında)
Nazlı ılıcak, 21/08/08

İncelediğiniz Etiket: ergenekon

Bugünü de iyi hatırlayın.

Faşistlerin televizyon ve sendika bastığı gün, Baykal da kendini CHP’nin üstünde gördüğünü açık etti.

Bu yeni nesil F Tipi faşistlere de herhalde FF diyeceğiz bundan böyle.  Ortalıkta hukuk ayaklar altına alınırken, çok özgür çok liberal basın ve bu basına biat eden köpekler (Beyaz’dan özür diliyorum) ve hatta biat ettiğini farkında olmayan, Fethullahın kuklasına dönen dangalak liberallerden hiç ses çıkmıyor. Ben neden bazı liberal görünümlü öküzlere faşist diyordum anlamayanlara duyurulur.

Polis, asker veya halk, hiç farketmez, ART’ye yapılanları ROJ TV’ye yapsaydı görürdünüz o liberalleri. Veya Metal İş sendikası yerine AKP kadın kolları basılsaydı.

Tam da bu esnada, Baykal denen, Ergenekon’dan daha tehlikeli birisi, belki de CHP’nin tek kurtuluş umudu olan Kılıçdaroğlu’nu İstanbula belediye başkan adayı ilan ederek harcadı. Kılıçdaroğlu bu seçimi kazansa da kaybetse de, kaybetmiş olacak. Kazanırsa, ki kazanamaz, kendisine yapılacak baskıyı ve muhalafeti kaldırabilecek bir parti yok arkasında. AKP 6 ayda işini bitirir. Bazıları onun işini bitirdiği AKP’lileri gösterip heyecanlanabilir. Ancak kazın ayağı öyle değil. Kılıçdaroğlu bu sefer diğer tarafta olacak. Baykal her zaman yaptığı gibi, önüne çıkması muhtemel bir rakibi, küçük hesapların insanı olarak harcadı.

Gerçek CHP’lilerin, “Baykalcılık”dan kurtulup ellerini taşın altına koyması gereken zamandır. İstanbul gibi bir “göbeğini kaşıyan adam” ormanında zaten Kılıçdaroğlu’nun kazanma şansı yok, tıpkı Ankara’da herşeye rağmen İ. Melih Gökçek’in kazanacağı gibi. Gerçek CHP’lilerin bir an önce Baykal denen dinozordan kurtulmaları, hatta ne İstanbul’da ne Ankara’da CHP’ye oy vermemeleri gerekmektedir.

F-Tipi faşizm yükselirken, bunun karşısında yıldırım gibi durması gereken muhalafet lideri, küçük hesapların peşinde hala. Küçük hesapların adamı…

Bir de söylemeden geçemiycem, bu F-tipi faşizmin her vatanseveri vuracağına inanıyorum ve bunun bir itibar meselesi haline geleceğini düşünüyorum. Yani yakında Ergenekon denilen soruşturma yüzünden gözaltına alınmayan vatanseverler rencide olacaklar.  Acaba ben yeterince Atatürkçü değil miyim? Beni de alın.

Uzatmadan,

Ergenekon terör örgütü diye nerede bir hükümet karşıtı aldılar mı içeri?

“Hani kanıt?” dedik, çıkartıyorlar. Susurluk davasının kantılarını, göbeğini kaşıyan dıngıla Ergenekon diye sokacaklar. En çok da zamanında Susurluk davasının üzerine gidemeyen şimdiki Liberaller mal bulmuş mağribi, hatta yeni gelin gibi atlıyorlar bu cephanelerin üzerine.

Bari sen yapma be sözde değil özde Liberal kardeşim. Yuh!

Etiketler: , ,

Ortalık öyle duman ki, nereden başlasak nasıl anlatsak bilemiyoruz.

Allahtan renkli kişilikler de var, ki neyin ne olduğunu ayırabiliyoruz.

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yargıtay‘ı uyardı. ” Hükümetin yargıya müdahalesi söz konusu değildir” derken, “Yargıtayın Ergenekon konusunda yorum yapması İhsas-ı Rey sayılır” diyerek müdahalede bulunmaktan kaçınmadı ve hükümetin ayak üstü yalan atma alışkanlığından güzel bir örneği aynı cümleye sığdırarak bir rekora imza attı.

Bundan sonra, mesela İ. Melih Gökçek’den, aynı anda üç yalan söyleyip, üçünü de aynı cümleyi bitirmeden deşifre etmesini bekliyoruz.

Ama anlamak da istemiyoruz bir yandan…

Bugün 12 Eylül.

80 darbesinin yıl dönümü.

28 Sene önce bugün,

650 000 kişi gözaltına alındı.

230 000 kişi yargılandı.

7000 kişi için idam istendi.

517 kişiye idam cezası verildi.

50 kişi idam edildi.

1 683 000 kişi fişlendi.

14 000 kişi yurttaşlıktan çıkartıldı.

30 000 kişi yurtdışına mülteci olarak gitti.

300 kişi faili meçhule kurban gitti.

177  kişi işkenceden öldü.

299 kişi cezaevinde öldü.

14 kişi açlık grevinde öldü.

16 kişi “kaçarken” vurularak öldürüldü.

95 kişi çatışmada öldü.

Şile ormanlarında gömülen kayıp statüsündeki kişi sayısı bilinmiyor.

Tüm bunların ABD’den sonraki tek sorumlusu Kenan Evren Marmaris’te ressamlık yaparken, Türkiye darbe planları yaptığı gerekçesiyle, Atatürkçü düşünce savunucusu emekli askerlerini gözaltında çürütüyor.

12 Eylül’ün sorumlusunu ve bu “cesur operasyonlarda” onun adını geçirmeyen “çok şerefli” yetkilileri, nefret, acı, kin ve küfürle lanetliyorum.

Hepinizin bildiği gibi ABD New York’a bağlı bir sahil beldesi olan Montauk’da deniz kenarına değişik bir yaratığın vurduğu bildirildi. Bilmiyorsanız da birazdan muhtemelen HaberTürk “şok şok” haber olarak verecektir. Kafasızsanız ordan okuyabilirsiniz.

Jenna Hewitt adlı kadın tarafından fotoğraflanan yaratığın ne olduğu bilinmiyor. Kabuksuz kaplumbağa, tüysüz rakun falan diyenler var. Bazılarına göre bir aldatmaca, kimilerine göre bir reklam kampanyası. Olağandışı fırtınalar sebebiyle okyanusun dibinde yaşayan ve bugüne kadar bilinmeyen bir yaratık da olduğu teoriler arasında. Uzaydan gelmiş olabilir mi (HaberTürk/SDN sentezi, en salak.)? Olamaz.

Sıkı durun size bu yaratığın ne olduğunu açıklıyorum…

Ergenekon iddianamesinde adı geçmeyen, ancak tarifi verilen liderin ta kendisi. İnanmayan tarif ile karşılaştırsın.

Sarı ve seyrek saçlar.

Göçmen tipli.

Mavi gözler.

Atatürk olacak değil ya canım bu gizemli lider.