Tansu Günay is a false positive

Yanlış pozitif bir web günlüğü
Ne Demiş:
Atatürk ne demiş: Yurtta sulh barışta sulh.
Nihat Doğan

İncelediğiniz Etiket: gazete

Geçenlerde Doctus’da bir üyemiz, bir diğer salaklara yönelik haber yapma medyası CHIP dergisinin, Linux’un yaratıcısı Linus Torvalds’ı dünyanın en iyi on “hacker” ı arasında göstermesinden şüpheye düşüp bir konu açmıştı. Zira “ne kadar az IQ o kadar para” mantığıyla çalışan bu haberci aynı zamanda hacker’ın tanımını msn şifresi çalmaya çalışan kimseler olarak falan yapıyormuş. Düşünseniz Linux kız arkadaşının msn şifresini kırmaya çalışırken yanlışlıkla Linux çıkartmış.

Neyse, bu durum bana hemen HaberTürk’ü hatırlattı, uzun zamandır girmiyordum. Önce Fatih Altaylı’ya bakayım dedim, Altaylı yazısında herkesin HaberTurk’ün çıkartacağı gazeteyi konuştuğunu söylüyordu. Sonra aradım taradım kim konuşuyor diye, çünkü ben HaberTurk hariç her medyayı düzenli takip ediyorum, kimseden duymadım bu gazeteyi. Neyse buldum, meğer Fathi Altaylı’nın 4 yazısından 3′ü bu gazeteyle ilgiliymiş, herhalde ondan bahsediyor. Çıksa da bir an önce batsa, zira Habertürk vay ne kadar hit alıyorum, bunlar gazeteyi bir alsa voleyi vururuz diye düşünüyor olabilir. Büyük hata ederler, o sitenin takipçileri arasında tuvalette OMO kutusunun arkasını okuyacak kapasitede dahi az buçuk adam var. Yüz ziyaretçinin doksansekizi, haberleri okumadan yorum yapan çapulcu tayfası. Onların bu gazeteyi alacaklarını düşünüyorsa, vay haline.

Neyse, daha güzeli bir haber gördüm, ki görmez olaydım. Bağlantı falan verip salaklığı buraya da bulaştırmıycam. Nobre denen futbolcu, basın toplantısı sırasında ayakkabısını çıkartıp, atıyor gibi yapmış. Ve bu anı, orada bulunan onlarca haberci arasından  sadece ve sadece HaberTürk yakalayabilmiş. Muhtemelen diğer haberciler, haber arıyorlardı zira.. Tabi en önemlisi HaberTürk haber diye, bu görüntüyü yakalamasını yayınlamış. Yani haber diye çektiği fotoğrafı koyup, Nobre böyle yaptı dese, tamam. Bunu yapmamış. Bu görüntüyü bir tek Habertürk yakaldı diye haber yapmış. Çünkü okuyucu salak, biliyor. Bakın bu çok büyük atlatma bir görüntü, bunu kimse yakalayamadı, biz en büyüğüz. Şimdi hep beraber…

E bu apaçık okuyucusuna salak demek değil mi? Bu da büyük başarı ile yakalanan görüntü.

121573

Acaba ben mi paranoyaklık yapıyorum gene?

Geçtiğimiz günlerde  iki muhteşem gazete yazarının aşağılamasıyla karşılaşmıştık. Bunun yanında çıkan “sansür” yasalarını eleştiren veya en azından yorumlayan bir köşe yazarına rastlamadım henüz. Bugün de bir diğer köşe yazarı, çok alakasız bir konuda yazarken arada internete ve internet yazarlarına giydiriveriyor. Mansur Forutan adlı “Küçük Hıncal”, Hıncal Uluç’u eleştirdiği bir yazıda, internet ile alakalı hiç bir konu geçmemesine rağmen bakın nasıl bir cümle kuruyor:

Gene aynı yıllar. Internet falan yok, simitçiler futbol yorumcusu olmamıştı daha…

Bana kalırsa, bir kısmının “soyadları aynı”, bir kısmının popstar jurisi, bir kısmının üretme özürlü olduğu köşe yazarlığı camiası, hafiften tutuşmuş durumda. Çünkü düzen bozuluyor. İnternette klavyesi olan, blog açan herkes gösteriyor ki bir çok köşe yazarının yaptığı çocuk oyuncağıymış. Kolaymış, abartılacak bir yanı yokmuş. İki yabancı dergi okuyup, dört Avrupa şehri gezip hiç olmadı en yakınındaki “diğer” popülere giydirmekleyapılabiliyormuş bu iş…

Geçmiş olsun gençler…

Etiketler: , , ,