Kas 19
Doctus olarak yeni bir hizmete giriştik. Buradan duyurmasam olmazdı, biraz da reklam yapalım.
Hosting hizmeti, vermeye başladık. Hedef kitlemiz en ucuz hostingi alıp çöp sitelere çeviren webmaster alemi değil, Blog yazarları.
Bir çok blog yazarı wordpress.com veya blogger gibi ücretsiz servisleri kullanıyor. Bu tarz takılan arkadaşların bloglarını kendi alanadlarına taşıyoruz örneğin. Bunun değişik faydaları olacak, öncelikle sizinle aynı yerden bu hizmeti alan birileri yüzünden blogunuz kapanmayacak. Sonra kendi alanadınız ve sitenize tam kontrol hakkına sahip olacaksınız. Ücretsiz servislerde kendi alanadınız kullanabiliyorsunuz belki ama gene de bir çok özellikten faydalanamıyorsunuz.
Yukarıda anlattığım bir blogu olanlar için geçerli daha çok, pek yakında yeni bir blog açmak isteyenler için de benzeri bir paket hazırlayacağız.
Ayrıca, bu benim favorim, Doctus Hosting çevreci
Gülmeyin, sitelere girenler yüzünden eşşek kadar karbon emsiyon açığa çıkıyor. İnanmayabilirsiniz ama Doctus.org yüzünden ciddi vicdan azabı duyuyorum. Bir ayda hayvan gibi bandwith tüketiyo. Velhasıl bu zararlı etkileri en aza indirmek adına Doctus hosting üzerinde barındırılan her site için ağaç dikiyoruz.
Hostingi test etmek isteyenler sesliblog’a bakabilir. Veya ağır ziyaretçi altında ne yapıyor derseniz doctus.org’a bakabilirsiniz.
Reklamları izlediniz.
Oca 08
Bir müddetir yazamıyorum, iş güç derken yazmak zorlaşıyor.
Osman, Gezdiren‘in “hakkında” sayfasını yenilemiş. Der ki:
Aklımdaki strateji Türkiye’nin Boing Boing’i olmak.
Türkiye’nin Boing Boing’i olmak, Osman bağlantı vermemiş ama ben bilmeyenler için vereyim. Boing Boing fazlaca kapsamlı bir blogdur. Türkiye’de başka Boing Boing yapmak isteyenler yok mu? Elbette var, hatta kendini öyle zannedenler de var. Doctus misali (zira Doctus da Türkiye’nin CastleCops’u olarak çıkmıştı) hepsi kendi yolunu bulmuş ve HaberTurk okuyucusu ile Barış akarsu hayranı arası seviyede okuyucu kitlesine sahip olmuş durumdadır. Doctus farklı, biz biraz faşist bir yönetimle zeka seviyesi yetmeyenleri almıyoruz Doctusa:)
Velhasıl demek istediğim şudur ki, ortalıkta Boing Boing’in Türkiye şubesi doludur, Türkiye’de web alemini pek gezmeyen biri olarak ben bile bir kerede 5 tanesini sayabilirim. Ama hepsinde dediğim arıza mevcuttur. Okuyucu ve kullanıcı kitlesinde bir şehla bakış hissedersiniz. Ancak Osman faktörü işin içine girerse elbette büyük bir kitle tarafından algıda zorluk yaratacak ancak düzgün bir Boing Boing Türkiye şubesi çıkacaktır ortaya.
Bizler için çok keyifli olacağı kesin. Ayrıca hatırlatmak isterim biz de Doctus ile benzer bir projeye adım atmış ancak yüce insan, büyük hoca, çokça şeyh biri tarafından kapatılarak boyumuzun ölçüsünü yakinen görmüştük.
Merakla takipteyim.
Ara 18
Acaba ben mi paranoyaklık yapıyorum gene?
Geçtiğimiz günlerde iki muhteşem gazete yazarının aşağılamasıyla karşılaşmıştık. Bunun yanında çıkan “sansür” yasalarını eleştiren veya en azından yorumlayan bir köşe yazarına rastlamadım henüz. Bugün de bir diğer köşe yazarı, çok alakasız bir konuda yazarken arada internete ve internet yazarlarına giydiriveriyor. Mansur Forutan adlı “Küçük Hıncal”, Hıncal Uluç’u eleştirdiği bir yazıda, internet ile alakalı hiç bir konu geçmemesine rağmen bakın nasıl bir cümle kuruyor:
Gene aynı yıllar. Internet falan yok, simitçiler futbol yorumcusu olmamıştı daha…
Bana kalırsa, bir kısmının “soyadları aynı”, bir kısmının popstar jurisi, bir kısmının üretme özürlü olduğu köşe yazarlığı camiası, hafiften tutuşmuş durumda. Çünkü düzen bozuluyor. İnternette klavyesi olan, blog açan herkes gösteriyor ki bir çok köşe yazarının yaptığı çocuk oyuncağıymış. Kolaymış, abartılacak bir yanı yokmuş. İki yabancı dergi okuyup, dört Avrupa şehri gezip hiç olmadı en yakınındaki “diğer” popülere giydirmekleyapılabiliyormuş bu iş…
Geçmiş olsun gençler…
Kas 01
Poke: dürtmek, dirsek vurmak, dürterek sokmak.
İnternet ne kadar değiştirdi bizleri, değil mi? Facebook’dan önce bize düreterek sokmaya çalışanı yaşatmazdık. Şimdi (halk arasında yazıldığı gibi okunan) “poke” edilince henüz tanımlayamadığımız bir haz duyuyoruz. Böyle askerde komutanınızın yanağınıza sevecen ama otoriter bir şaplak indirmesi ile, aşık olduğunuz kadını bir an size bakarken yakalamanız arası bir duygu.
Diğer yandan, “poke” dediğimiz olay, Facebook’un gereksiz binlerce özelliğinin en gereksiz ve en popüler olanı olarak karşımıza çıkıyor. “Abi seni pokeledim, neden geri pokelemiyorsun?”, “Olur mu hafız, görmemişindir, ben her pokeye cevap veriyorum. Prensibimdir.”
Aslında benim gibi düşünen denyolara iyi bir cevap oldu “poke”. Sen istediğin kadar yırt kendini, internet üzerinden insanlara bir faydamız dokunsun diye. Bir “poke”lik canın var.
Eyl 04
Tunacan
Geçtiğimiz Haziran ayında Çin ordusu Pentagon ağlarına sızdığını söylemişti. Pentagon olayı o zaman doğrulamaz iken, dün yapılan açıklamada Pentagon Çin ordusunun Pentagon ağlarına girdiğini onayladı. Çin’ in son aylarda teknolojik olayları artıyor, daha önceden Almanya Başbakanı Angela Merkel’ in dizüstü bilgisayarı gene Çinlilerin eline geçmişti. Olayın doğrulanmasının ardından Amerika Başbakanı Bush, Çin Başbakanı Hu Jintao ile görüşme talep etti. Uzmanlara göre, Çin’ in ilk kurbanı Amerika ve Almanya değil. Daha önceden Kuzey Kore ve Japon devlet sunucularıda kazayla Çinliler tarafından saldırıya uğramıştı.
Kaynak
Recent Comments