Hizmetlerinden dolayı sevgim var
Deniz Feneri Hakkında, Bülent Arınç

Liberale Gel!

5 Yorum »

Liberalizmin tanımı şöyle başlar: “bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu…”

Aslında kötü bir alışkanlık değildir yani. Özde liberal bir insanla, ulusalcı da olsanız milliyetçi de olsanız çok rahat anlaşabilirsiniz. Ben anlaşıyorum, ordan biliyorum. Çünkü gerçekten liberal olan bir insan evladı, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olması gerektiğini düşünür (yanılıyorsam düzelt @habudiyar). Bu sebeple de bir liberal, örneğin türbanın kamu alanlarında kullanılmasına karşı değildir. Bunu bir ifade özgürlüğü veya giyinme özgürlüğü hatta bokunu çıkartıp din özgürlüğü olarak görebilir. Haklıdır da.

Peki sorun nedir o zaman? “Liberal” dendiğinde beni geren şey ne, bir yanım tanımlara göre bayağı bir liberalken hatta…

Cevap veriyorum, Liberal diye takılan gerzeklerin, özünde liberallerden öne geçmesi. Bu benim problemim midir? Hayır. Liberallerin problemidir.

Peki nasıl oluyor bu?

Cevap veriyorum, örneğin Nazlı Ilıcak denen muhterem, iki gün üstüste AKP’yi eleştirdiği için, bir diğer (yet another libertarian) liberal tarafından susturuluyor. Ama hala da çıkıp, RTE böyle yapmaz diyor. Bu Ilıcak’ın içindeki “bir küçücük kız çocuğu bak, duruyor orada hala” etkisi mi dersiniz? Ben demem, hesap kitap derim, çok değil 5-6 yazısını okuyun anlarsınız.

Bir diğer örnek, her türlüsünden liberalizm ayağına yalaklanmadığı AKP birimi kalmayan Perihan Abla, RTE ona dava açınca birden görmeye başlıyor. Her türlü işbirlikçi faaliyeti, liberalizm ayağına desteklerken her türlüsünden faşizmi görmezden gelen büyük özgürlükçü kadın, faşizm ona çarptığı anda görmeye başlıyor. Ama merak etmeyin bu eski bir olay, çoktan aldı arpasını devam ediyor.

Ve en mühimi, kırık gönüllerin puslu yazarı, baba tarafından yazar Ahmet Altan Efendi.Türkiye Cumhuriyeti’ni bitirecek (PKK dahil) her türlü ifade özgürlüğüne tamam, ama askerin öyle bir hakkı yok. Askerler politika konuşamazlarmış. Yoksa içlerinden bazıları, devleti yönetme sevdasına kapılırlarmış. Bu dengir ve gazetesi hakkında bağlantı vermeye veya alıntılama yapmaya gerek duymuyorum, bugün demiş daha. Ne özgürlük ne özgürlük. Bence direk dillerini koparalım, asker adam konuşup da napacak?

Sonuca gelirsek, kendine özgürlükçü ve liberal diyen bu insanlar ne yazık ki fikir liderleri. Daha önce de söylediğim gibi, bizim akıllı geçinen insanımızda “kitapta yazdığı” şekilde olmak gibi bir alışkanlık var. Kitap marksizm’in arkasından liberal olacaksın diyorsa, bizim eski devrimciler liberal olur.Tıpkı marksist oldukları gibi. Kitap liberalizmi çok güzel anlatıyor belli ki, ama yanlış ellerde. Bu sebeple gerçek liberallerin, eğilip bükülmeyen bir köşeden tutmaları lazım savundukları şeyi. Bu “muhteşem insanlarla” bir yere varamazsınız.

Unutmadan, Taraf Gazetesinde “adına Ergenekon denilen soruşturma kapsamında dün göz altına alınanlarda El Kaide bağlantısı varmış” haberinin resminde Sisi vardı.

Ramazan Liberalleri…

11 Yorum »

Ramazan yaklaşırken,

Altan Kardeşler ekolunden olanlara, Engin Ardıç ve Nazlı Ilıcak  hayranlarına bir teklifim var. Bakmayın bön bön, liberallerler demokratlar size diyorum.

Hatta Altan Biraderler ve Engin Nazlı ikilisine de geçerlidir bu teklif.

Ramazan içerisinde, Ortaköy Meydanının oralarda bira içsenize, hatta sıkıyosa şöyle Cuma namazı çıkışına denk getirin bu “çok normal” olayı.

Bir bira, o kadar. Görelim omurganızı.

İçki Yasağı

5 Yorum »

Ne yasağı?

Son derece demokratik, acayip liberal ve hat safhada laik bir ülkede, AB’ye girmeyi Kuran’dan halli kendine düstür edinmiş bir hükümetin yönettiği ülkede içki yasağı mı olur. Bırak içki yasağını, yasak da neymiş?

İçki satmak elbette serbest, çağdaş bir ülkeden Zabıta içki satışına, hele ki ruhsatlısına bir yaptırım uygulayamaz. Eğer böyle bir uygulama yapılırsa allah muhafaza gelişmiş ve demokratik bir ülke olmaktan çıkar.

Ama başımızda her türlü hırsızlığı, dolandırıcılığı ve yolsuzluğu yoluna uydurmayı bilen bir yönetim varsa Allahına kurban. O vakit bu yönetimin zabıtası da yolunu bilir, gece yarısı sivil giyinip gelir sopalarla içki satan dükkana, içer misin içmez misin?

Neyse siz böyle şeyleri kafanıza takmayın, Nazlı Ilıcak Engin Ardıç falan okuyun.

Türkiye Ilımlı İslam Cumhuriyetidir, unutmayın. Her an başınıza bir kuran inebilir.

Sıradaki Nobel Bana Gelsin

5 Yorum »

Sonraki senin olsun.

Liberalleri anlamaya çalışıyorum, zira sözlük anlamı olarak aslen benim olduğumu sandığım şey liberal. Neyse ki aptallar gibi birşeyleri okuduktan sonra “aaa ben şuymuşum” deme huyum olmadığından ve çevre liberallerin ne kadar alık olduklarını gördüğümden, kendime liberal demiyorum. Evet anlamaya çalışıyorum ama, açtım yeşil gazeteyi ne kadar Ahmet Altan yazısı varsa okudum, kırık kalplerin Gabo taklitçisi yazarı kedi olalı bir fare tutmuş gibi. Kitaplarının aksine yazılarının çoğu özgün göründüler bana.

Çok özgürlükçü pek bir demokrat, soyadından yazar kişi eğer ki yazılarının altına yorum yapılabilme özelliğini koyabilecek kadar açık olabilseydi, tek tek tüm yazılarına bir kulp takabilirdim. E burayı bulup da okuma şansı da olmadığına göre, burada da tek tek uğraşamam. ancak sona doğru bir yazısında şöyle kaçırmış:

Üç günden beri sorduğum ve bir türlü kimseden cevabını alamadığım soruyu bir daha sorayım.
Zamanında Susurluk’a karşı çıkan gazetelerle yazarlar şimdi neden Ergenekon’u savunuyorlar?
Susurluk’un varlığı konusunda onları ikna eden kanıt neydi ki o kanıtı Ergenekon için bulamıyorlar?

İlk soruyu pek anlamadım, dedim ya özgünleşmiş bu gazetede diye. Susurluk’a karşı çıkanlar Ergenekonu’u savunuyorlarmış da, kim bunlar. Bir sonraki cümleden çözümlediğim kadarıyla, Susurluk olayının üstüne gidip çözülmesini sağlamak isteyenler, şimdi Ergenekon adlı soruşturmaya neden karşı çıkıyorlar? Baykal’a diyor herhalde.

İkinci soruda ise, Susurluk’un varlığına inanıyodunuz da, Ergenekon’a niye inanmıyorsunuz (O kadar uğraştık ama aaaaaaa) diyor.

Şimdi dediğine göre bunlar en büyük kozları yazarın. E gördüğüm kadarıyla, koltuğunun altında yeşil gazeteyle dolaşan eski devrimcilerden, bu fikir liderliğine inana ve destekleyenlere de liberal deniyor, her ne kadar doğrusu dingil olsa da.

Ey üç vakte kadar nobeli alacak olan çakma beyin ve destekçileri, gerçekten mi böyle düşünüyorsunuz? Hayır burdaki çözümlemeyi,  Ahmet altan denen eziğin (babasından mütevellit ezik) cevabını vermeyeceğim. Ortalama bir zekaya sahip ve 12 yaşını geçmiş herkes bu soruların maksadını ve doğru cevabını çok iyi anlar. Benim merak ettiğim, tıpkı AKP’ye oy verdiğiniz gibi buna da mı inanıyorsunuz, böyle mi düşünüyorsunuz? Nasıl bir salaksınız? Taraf denen saçmalığı kaç salak okuyor çok merak ediyorum (tiraj değil, toplam okunma sayısı değişkendir).

Liberaller Aptal Mıdır, Faşist Midir?

4 Yorum »

Adına Ergenekon denilen soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar bırakılmaya başlandı. Tabi bazılarını mezara bıraktılar, o konuya girmek istemiyorum bile.

Hazırlanan iddianamede darbe planlarına yer verilmediği açıklandı, demek darbeyle alakalı bazı kişilerin de serbest bırakılması yakındır.


Kala kala en başta darbe planı yapmakla alakasız bir şekilde, bazı diğer suçlardan alınanlar dışında kimse kalmayacak. Onlar da hüküm giyerse ne ala, görünüşe göre 30 yıldır davaları süren eski moda “terör örgütlerine” dönecek bu iş.

Peki benim güzel yurdumun “Kurtlar Vadisi Liberalleri” kör mü yoksa salak mı? Nazi yönetimini 2008 koşullarında hiç aratmayan faşist bir düzenin çanak yalayıcıları olduklarının farkında değiller mi? Peki güzel yurdumun güzel insanları? Onlar demokrasi ve hukuk takma adıyla yapılan faşizmi görmüyorlar mı, yoksa ancak bu kadar mı görebiliyorlar?

Bir hatırlatma, faşizm vatanını ve toprağını sevenlerin tekelinde değildir. Her türlü düşünceye sahip olduğunu düşündüğünüz herkes de faşistlik yapabilir. Gözünüzü açın, Amerikan vatanperverliği yapan bir “Türk”ün faşistliği ancak köşeyi dönene kadar olur, Türkiye’yi seven Türkler faşizme başlarsa, Amerika hoca efendinize yaptığını size de yapar, aklınızda bulunsun.

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in