Dün gece Muammer Ketencoğlu‘nu seyretmeye gittik. Değil Muammer Aşık Veysel olsa, konserin arasında “ain’t no sunshine” çalabilecek meşrebe sahip bir mekanda çıkmak zorunda kaldığından, yerin adını zikretmek istemiyorum. Muammer Ketencoğlu’nun “Balkan Yolculuğu” adlı projesinin bir konseriydi bu, Balkan şarkıları dinledik. Hatta daha önce hiç duyulmamış bir Balkan Türküsü bile dinledik. Bu devirde duyulmamış türkü olur mu demeyin, türkünün kaynağı müzisyenlerden birinin anneannesi.
Zaman zaman alkışla ıslıkla eşlik ettik, ama an geldi ki sadece dinlemek zorunda kaldık. Bu balkan müziğinde, … devamı
Yıllar önce, gelecekte müziğin hayatımda önemli bir yer kaplayacağını anladığım zamanlarda, Louis Armstrong’un bir sözü beni çok etkilemişti. Armstrong’a ne tür müzik sevdiğini sormuşlar, O da bence müzik sevgisinin ne demek olduğunu tarif ederek cevaplamış bu soruyu.
“Dünyada iki tür müzik vardır, iyi müzik ve kötü müzik. Ben birincisini tercih ederim.”
İşte Muammer Ketencoğlu da yıllar sonra bu tanımı … devamı