Hülle nedir, kaça ayrılır, kaç kişiyle hülle yapılır, hüllenin zararları, hüllenin faydaları, hülleden sonra yaşam, hüllesiz hayat neye benzerdi, günümüzde hülle, Avrupada hülle, hüllenin hukuki boyutu gibi sorulara cevap arayanlar bir toplansın bakayım. Bugünkü ödevimiz hülle.

n118116530480_5170887_5528Nereden çıktı diyenlere, ben de derim ki: Dün gece uykum kaçtı. Gecenin sabaha yaklaştığı anlarda Elveda Rumeli adlı dizinin tekrarına patladım. Dizinin kırık karakteri damat ve de Terzi Hasan, dizinin bir diğer kırık karakteri olan Sutçi (Sütçü) Ramiz’in kızı Hatice ile evlidir evli olmasına da, geçen bölüm olsa gerek kafayı nasıl kırdıysa, karısına (karınız etraftaysa yüksek sesle okumayın, sonra yakın sandığınız bir arkadaşınızla papaz olursunuz) “boş ol, boş ol, boş ol” der. Elbette şeriata göre karısını boşamış olur. Bu duruma ziyadesiyle pişman olan Terzi Hasan, karısını yeniden almak ister ama karıyı almak “boşolmak” kadar kolay değildir (çakallara özel not, eş ol, eş ol, eş ol yemiyor). Hülle denen hadise devreye girer. Yani dinimiz vecibelerine göre, Terzi Hasan karısını en az bir geceliğine bir başka adamla nikahlamak durumundadır ki, geri alabilsin.

Velhasıl hülle denen hadise, üç boşoldan sonra pişmanlığa vuran imanlı adamın, karısını, pardon eski karısını tekrardan almak istemesi durumunda, kadının bir başka er kişi ile geçici bir süreliğine evli kalması zorunluluğudur. İsim vermek istemiyorum, sadece şu sahne o kadar net ki. Şeyhimiz bir süre önce işleri kolaylaştırmak için çıkarttığı “üç boş ol” kuralının keyfini nargile ile çıkartırken kapı çalar. Mahallenin terzisi içeri girer.

_”Aman şeyhim bir yol göster, şeytana uydum karıyı boşadım. Hemen nikahı kıyalım tekrar” der. Şeyh kısık gözlerini büyütür, nargilesinden derin bir nefes çeker. Ağzından burnundan dumanlar çıkartarak şöyle der:

_”Yuoooöök Yeaaaaa! Çok da kolaydı. Eeeeüüüü, hülle yapacan.”

_”Buyür?”

_”Hülle hülle, karıyı bir süreliğine, bir gece de olur, başka bir adamla nikahlayacan.”

_”Töbe estafurullah, nasıl? Kime güvenir insan?” Şeyh kısık gözlerini gerisin geri küçültür ve gevrek gevrek sırıtır.

_”Kime olacağıdı? Getirrrr…”

Örnekli ve örneksiz anlatımlardan da anlayabileceğiniz gibi hülle ikisi erkek, üç kişi arasında yapılır. Bu sayıdan fazlaya çıkıldığı da görülmüştür ama bu mekruhtur, keyfe girer.

Elveda Rumeli dizisine dönersek, Terzi Hasan karısını köyün delisi ve hafiften safı İspanak Namik  ile nikahlar. Terzi Hasan’ı suçlamıyorum. O köyde ben de ancak Namik ile yapardım hülleyi. Ancak Namik bu hülle karambolu sırasında, sevdiği kız olan Nevreste’yi istemeye gidemez. Nevreste de, nerede kaldı Namiklar diye bakmaya çıkar, Namik’in evlendiğini görür karambol olur sana kaos. Namik allem eder kallem eder, yok. dinlemez bile Nevreste. Hüllenin başına bu işleri açmasından mağdur olan Namik, Terzi Hasan’a şahane bir ayar verir. Senin yüzünden sevdiğim kız bana varmıyor, “Getir Nevreste’yi, götür Hatice’yi” der.

Helal olsun Namik’a!  Beni hülleci olarak düşünebilecek aklı evvelere buradan belirteyim, sağım solum hiç belli olmaz.

Böylece hülleni zararlarını ve yararlarını da bir arada görmüş bulunduk. Peki, sadede gelirsek bu hülleyi yapan, gören, duyan var mı gerçekten? Ve en önemlisi, kendi karısına anlık bir öfke ile “boş ol” diyebilecek angutluğa sahip koca, hülleye müteakip zamanlarda bir gecesinin nikahlı bir şekilde başka br adamla geçirmiş karısına nasıl bakacaktır?bookpg2

Yani dini kurallara saygımız var da, bu kadar da bazı şeyler kılıflara uydurulmaz ki canım.

İçinde kötülüğü yok biliyorum

Yok, benim de yok ama…

Olmaz ki!

Böyle de yatılmaz ki!