İncelediğiniz Etiket: osman
Barış mimlemiş, ben de görüyorum.
Dünya’da en nefret ettiğin, içinden hergün sövdüğün şeyler nedir?
Kendimin de üyesi olduğu insalık denen virüstür efendim. Dünya üzerinde adam gibi yaşamak varken, kendine has bir çok saçmalığı icat etmek süretiyle sonunu hazırlayan yegane canlı türüdür kendisi.
Bu blog dünyasında sevmediğin, hakkında kötü şeyler düşündüğün insan var mıdır?
Osman tarafından blog yazarı ilan edildiğinden beri Engin Ardıç. Kendisi hakkında henüz iyi düşündüğüm bir yönü olmadı. Yatacak yeri yok dediğimiz türden.
Çok küfür eder misin?
Sanmam. Maçlarda ederim, trafikte ederim, Açık Radyo dinlerken ederim, haberleri seyrederken ederim, çok küfür ederim evet…
Küfürlü bir blog gördüğünde ne yaparsın?
Şimdi küfür var, küfür var. Yazı içinde küfür geçiyorsa ve rahatsızlık verici meblağdaysa blogdan çıkarım. Diğer durumlarda, yani rahatsız etmeyecek boyuttaki küfürlerden ben de rahatsız olmadığımdan, beğenerek izliyorum.
Bu soruları nasıl buldun?
Valla tıkanmakta olan mim konuları aleminde bir ışık nerdeyse, çok yaratıcı ve çok süper buldum. Barış mimlemiş olmasa küfür ederim
Ben de kime mimlesem de başını belaya soksam.. Osmana tabiki.
Eksikliğini blogunun adına da yansıtmış insan, zavallı çocuk ve de en önemlisi servet düşmanı anarşik Barış Ünver, zavallı yazısında benim zenginliğimi bir suç olarak görmüş. Zengin olduğum için hakaretler yağdırmış.
Aynısı zamanında ve hala, Bill Gates, Donald Trumph, Sakıp Sabancı, Vehbi Koç ve benzeri isimler içinde yapılmış ve yapılmaktadır. Evet zenginiz. Bu sebeple de çevremizi hakir ve zavallı görmemiz normal değil mi. Üstün zekamız ve benzersiz azim ile kazandığımız paralar ve mevkinin bize bunları yapmaya hak verdiği yanlış mıdır? Siz fakirler, bizler kadar akıllı ve azimli olsaydınız bu hallere düşmezdiniz. Bizim de sizleri küçük görerek bazı gerçekleri kafanıza vura vura anlatmaya hakkımız yok mudur?
Elbette vardır, biz de bu hakkımızı kullanıyoruz. Asıl siz çekememezliğinize ve içerisinde bulunduğunuz servet düşmanlığı anarşikliğin sebebi olan hasete bakınız. Aslında bu tür ön plana çıkan anarşik servet düşmanlarından korkmuyorum, asıl korktuğum kendini belli etmden bu amacı taşıyıp, gizli gizli, sezdirmeden servetlerimize göz dikenler. Bakınız Osman denen şu adama. Yüzeysel incelediğinizde gayet liberal ve moderen bir imaj sergileyen bu kişi, detaylı olarak incelendiğinde kendini hemen ele veriyor.
Örneğin şu yazısında, kadim dostum, akşamları dolar banknotları ile tanesi 250 dolar olan Cohiba purolarımızı yakarak, bin dolarlık don perinyon şişelerinde söndürdüğümüz yol arkadaşım Cem Uzan hakkında iyi birşeyler söyler gibi yapıp hemen yaftayı yapıştırıyor. ‘Kandırıkçılığı becerebilmek”miş, ne kandırıkçılığı? Kim kandırıkçı, sen kendine bak. Ve gene bir diğer yazısında güzel bir şeyler söyler gibi yapıp, golf sopamızı aynı çantaya koyduğumuz Kaya Çilingioğlu ve gece gündüz demeden aynı masada yüzbinlerce doları bahşiş olarak dağıttığımız güzel insan Erdal Acar’a giydiriveriyor. Çatla e mi! E mi!
Siz değerli okurlarım, emeğin ve emekçinin kazancında gözü olmayan gönlü tok, gözü tok insanlar. Sakın bu servet düşmanı komunistlerin oyununa gelmeyin. Bunlar her seferinde güzel birşeyler söylüyormuşçasına alt beyninize servet düşmanlığını işlerler, bunları da bloglarındaki beyin ve kadeh simgelerinden açıkça görebilirsiniz.
Bol kazançlı günler dilerim.
Osman‘la başladığımız sohbetler dizisinin ilk bölümü. Sürçü klavye ettiysek affola.
Tansu: Savaş görmüşlerle, görmemişler arasında, bir değer bilme farkı olduğunu söylüyosun. Öyle mi?
Savaş görmüş insanlar, daha vatansever mi oluyorlar?
Osman: daha vatansever demeyelim de
daha bilinçli oluyolar
yani adam olayın farkında oluyo başka bir ülke kendi ülkesinin haklarına tecavüz etmeye yeltenebilir
buna karşı hazırlıklı bulunmak zorunda
silahlı sıcak çatışma çıkabilir
Tansu: tabi bu sana bana göre bir bilinç
Osman: ülke menfaati için bir yere askeri harekat gerekebilir
öyle de denebilir
Tansu: Çünkü benim artık ortalıkta gördüğüm bilinçde böyle birşey yok
Osman: yok zaten şu anda yok böyle bir bilinç
işte bu hal savaş görmemiş türkiye hali
artık savaş görmüş nesil yok
Türkiye’nin olanaklarından haberi olmayan bir nesil var
zayıflıklarından kuvvetlerinden haberi yok
bir kısmı diyebiliyor ki filanca ülkeyi neden işgal etmiyoruz
bir başka kısmı da zannediyor ki herhangi bir ülke Türkiye’den daha güçlü filan
Tansu: İyi de, Türkiye Cumhuriyeti hiç bir savaşta kaybetmediği kadar asker kaybetti son 20 yılda
Osman: olmaz böyle bir şey inanılır gibi değil
o tam bir facia terör meselesi
Tansu: Yani savaşsa mevzu, aslında savaşın kralı var
Osman: istiklal savaşında şehit sayısı 10800
savaşın kralı var ama çok üstü örtülüyor
önemsiz şeyleri abartan önemli şeyleri konuşmayan bir millet olduk
Tansu: İşte benim zaten bilinç dediğim şey o..
Yani bana kalırsa savaş olsa da, ki var, bir şey değişmez.
Osman: var ama o savaştan haberi yok herkesin
mesela bu halk istiklal savaşında 250.000 kişi öldü sanıyor, terörde de beş on bin kişi öldü sanıyor
Tansu: Yani göstere göstere bir savaş çıkartsa TSK, bilinç onu engellemeye odaklı artık. düşünmüyor dediğin gibi, nedeninin
Osman: halbuki istiklal savaşında şehit 10800, terörde şehit 30.000
bunlar konuşulmalı
barışın normal bir şey olması kadar savaşın da normal bir şey olduğunu düşünüyorum bu bilincin yerleşmesi gerek
Tansu: Valla bunu senin benim yerleştirmesi imkansız. Öyle fos bir liberalizm veya özgürlükçülük anlayışı yetiştirdi ki Türkiye.
Liberal dedin mi aklına ne geliyor?
Tansu: bu ara da bi ağrı var sürekli
gidersem var mı bi isteğin?
var var dur gitme iki dakka
Tansu: yaz sen daha gitmem büyük sözüme töbe, bir iki haftam var net
gitti şarkı bu arada
Osman: taam
hfz şimdi
Tansu: olm biz üniversitedeyken, tanışmıyoken.. kuruçeşme dolaylarında gittiğimiz yerin adı neydi akşamları
Osman: sen gitmezsin buyuk sözüme töbe ama bilemeyiz
zihni
Tansu: yok
daha under bi yer
she diyesim var
Osman: purple dicem ama o bebekte
hah she evet
she idi evet
oğuz vardı barmen
öldürdüler herifi
Tansu: ya she sanki etiler’deydi be abi.. yan yol üzerinde
Osman: orayı diyosun
Tansu: hah ora işte.. she değil
Osman: ya naaptın sen she idi orası
Tansu: emin misin
hmmm evet evet
Osman: yanyol dediğin kantina dır ya da purple
Tansu: benim yanyolda dediğim yer always di
Osman: olmadı cats and dogs ama o çok sonraki olay
Tansu: tamam çözüldü she dir
Osman: always i ilk kez duyuyorum desem inan yani
she dir bence de
affan da çalışıyodu lan orda
ya da yok takılıyo muydu sadece
Tansu: always çok sapaydı ya.. işin olmaz senin bence.. türkçe felan olayı da vardı
Osman: orda çalışan ölüyo demek ki
alwaysi duymadım bile ben
sen şimdi ne zaman gidersin takribi
Tansu: valla en iyi ihtimalle bir iki haftayı bulur
bence bi öldürmeden yoklar
ikinci de affetmez
Osman: abi yapma ya daha işimiz gücümüz vardı ama bilemiyoruz tabi
neyse şimdi hazır burdayken konuşalım şu işi
Tansu: takdir baboli… ben şimdi elimden geleni yapcam
sigara meyve balık falan
Osman: bende de ağrı oluyo ama çarpıntı yok hem
hem de ağrıyı anlıyo insan götürür mü götürmez mi
benimki götürmez bence
aspirin olayına gir
Bir müddetir yazamıyorum, iş güç derken yazmak zorlaşıyor.
Osman, Gezdiren‘in “hakkında” sayfasını yenilemiş. Der ki:
Aklımdaki strateji Türkiye’nin Boing Boing’i olmak.
Türkiye’nin Boing Boing’i olmak, Osman bağlantı vermemiş ama ben bilmeyenler için vereyim. Boing Boing fazlaca kapsamlı bir blogdur. Türkiye’de başka Boing Boing yapmak isteyenler yok mu? Elbette var, hatta kendini öyle zannedenler de var. Doctus misali (zira Doctus da Türkiye’nin CastleCops’u olarak çıkmıştı) hepsi kendi yolunu bulmuş ve HaberTurk okuyucusu ile Barış akarsu hayranı arası seviyede okuyucu kitlesine sahip olmuş durumdadır. Doctus farklı, biz biraz faşist bir yönetimle zeka seviyesi yetmeyenleri almıyoruz Doctusa:)
Velhasıl demek istediğim şudur ki, ortalıkta Boing Boing’in Türkiye şubesi doludur, Türkiye’de web alemini pek gezmeyen biri olarak ben bile bir kerede 5 tanesini sayabilirim. Ama hepsinde dediğim arıza mevcuttur. Okuyucu ve kullanıcı kitlesinde bir şehla bakış hissedersiniz. Ancak Osman faktörü işin içine girerse elbette büyük bir kitle tarafından algıda zorluk yaratacak ancak düzgün bir Boing Boing Türkiye şubesi çıkacaktır ortaya.
Bizler için çok keyifli olacağı kesin. Ayrıca hatırlatmak isterim biz de Doctus ile benzer bir projeye adım atmış ancak yüce insan, büyük hoca, çokça şeyh biri tarafından kapatılarak boyumuzun ölçüsünü yakinen görmüştük.
Merakla takipteyim.