Ölmek istedim bir türlü ölmedim…

İlham Behlül Pektaş ne güzel söylemiş. Amir Ateş bestelemiş, Zeki Müren de söylemiş.

Aşağıdaki diyalog, Türk Sanat Müziğinin günümüzdeki iki güzide temsilcisinin bir araya geldiğinde yapabildiği tartışmadan ibarettir. Tartışmanın sonunda ise, tüm fikir adamlarına örnek teşkil edebilecek bir biçimde uzlaşıyorlar. Habertürk’ü bu çok faydalı münazarayı televizyonlarında yayınladıkları için teşekkür ediyorum.

Hülya Avşar: Neyimiz benzetildi?

Gülben Ergen: Başarı diyelim

Hülya Avşar: Hep benzettiler bizi

Gülben Ergen: Başarı ve güzellik sadece sana has bir şey değildi ama sen öyle zannettin hep yıllarca

Hülya Avşar: Bu sadece bana has bir şey

Gülben Ergen: Sana etrafın da böyle mi söylüyor? Gerçekten en güzel kendini mi zannediyorsun?

Hülya Avşar: Evet.

Gülben Ergen: Şaka yapıyorsun

Hülya Avşar: Evet, öyleyim. Sence?

Gülben Ergen: Mardin’de senin gibi kızlar yollarda dolaşıyor

Hülya Avşar: Mardin’i görmediğim için görmediğim insan hakkında konuşamam. Ben gördüklerim arasında konuşuyorum.

Gülben Ergen: Nasıl en güzel benim diyebilirsin? Deli misin? Seni sadece dinleyip teselli ediyoruz. Tamam tamam en güzel sensin.

Hülya Avşar: Söyle varsa başka biri. Ben peki diyeceğim. Kabul edeceğim.

Gülben Ergen: İsim söyleyemem ki sana. Bence çok güzel kadınlar var yani. Bizim komşumuzun bir kızı var benden kesin güzel, senden de güzel yani.

Hülya Avşar: Varsa söyle, bizim bildiklerimizin arasından birini söyle

Gülben Ergen: Doyamıyorum sana bakmaya çok güzelsin

Hülya Avşar: Sen de güzelsin ama benim kızım benden güzel mesela.

Gülben Ergen: Aaa, kadın deli

Hülya Avşar: Sen de güzel bir kadınsın, çok hoş bir kadınsın ama ben daha güzelim. En güzel benim

Gülben Ergen: Kesinlikle sen benden daha güzelsin